
HAYRİ DEMİR/MA/ANKARA
Mardin merkeze bağlı Aran köyünde yaşayan Gurbet ve Fettah Tekin çifti, 90'lı yılların ağır baskıları sonrasında topraklarını terk ederek İstanbul'a göç etmek zorunda aldı. Ancak İstanbul'da da bu baskıları en yoğun şekilde yaşayan ailenin evi sürekli basılıp, baba Fettah gözaltına alınırken, çocuklar da bunlardan nasibini almaya başladı. 10 çocuklu ailenin en büyük erkek çocuğu olan Süleyman, daha 15 yaşındayken ailesinin yaşadığı baskıların göç ettikleri İstanbul'da da peşlerini bırakmaması üzerine 1997’de gerillaya katıldı. Aile fertleri, uzun süre haber alamadıkları Süleyman’ın 2005’te Dersim’de yaşanan bir çatışmada şehit düştüğünü yıllar sonra öğrenebildi.
Dört kardeş de katıldı
Bu zaman aralığında İstanbul'da yaşama tutunmaya çalışan baba Fettah Tekin, DTP ve BDP gibi siyasi partilerde yöneticilik yaparken, ailenin diğer bireyleri de tekstil işlerinde çalışarak geçimlerini sağlamaya koyuldu. 2010'da ise bir gün evleri basılan Tekin Ailesi’nin 16 yaşındaki oğulları Delil, gözaltına alındı ve küçük yaşta cezaevi ile tanıştı.
Kamuoyunda "taş atan çocuklar" olarak bilinen İstanbul'daki 35 TMK mağduru çocuktan biri olan Delil, 7 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Ancak o gözaltına alındıktan bir kaç gün sonra diğer ağabeyi Selim de gerillaya katılmıştı. Selim’i, 2014’te 3 ay arayla örgüte katılan ablaları Cihan ve Yeter izledi. 2010’da örgüte katılan Selim, Nisan 2016’da Nusaybin'de şehit düştü.
Her ismin bir öyküsü
Çocuklarından her birinin ismine dair bir öyküsü olan ailenin en küçüğü olan Zindan’ın öyküsü ise doğduğu 1999’a dayanıyor. 21 Şubat 1999’da doğan Tekin Ailesi’nin son üyesi olan bebeğe, Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Kenya’da teslim alınarak Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle anne ve babası tarafından Zindan ismi verildi. Hatta aile, “Öcalan İmralı’dan çıkana kadar saçları kesilmeyecek" diyerek, 12 yıl boyunca Zindan'ın saçlarına makas sürmedi. Ta ki ailesi, avukatları aracılığıyla haber gönderip Öcalan'ın olurunu aldıktan sonra Zindan'ın saçlarına makas değdi.
Ailenin 1989'da doğan ve 2010'da örgüte katılan çocuklarından Yeter’in ismi ise süren savaşın yol açtığı acılara dair doygunluktan konulmuş. 1993 doğumlu olan Delil’in ismi de 1993’de ilk kez ilan edilen ateşkesten sonra "Barışın delili olsun" diye konuldu.
Cezaevleri ikinci evleri
Tutuklama ve gözaltılar bir yana artık süreklileşen ev baskınlarıyla İstanbul'da tutunamayacaklarını anlayan Tekin Ailesi, 2011’de yeniden memleketlerine döndü. Burada da aktif olarak siyasete devam eden Gurbet ve Fettah çifti, bir yandan da yaşadıkları ayrılıkların üstesinden gelmeye çalıştı. Ancak ortanca çocuk Delil'in 2011’de yeniden tutuklanmasıyla aileyi bir kez daha cezaevi kapılarıyla tanıştı. Çocuklarından bir yıl sonra da bu kez Tekin çifti, Kızıltepe’deki evlerine yapılan baskın sonrası tutuklanarak, cezaevine konuldu.
Çocuklarından Delil ile birlikte cezaevlerindeyken, ailenin diğer çocukları olan Yılmaz, Zindan, Zilan ve İsmail ise kendi başlarına yaşayamayacak kadar küçük oldukları için evli olan ablaları Vesile'nin yanına yerleşti.
Gurbet ve Tekin çifti, yaklaşık 6 aylık tutukluluktan sonra ancak tahliye edildi.
Yeniden cezaevi kapıları
Çocuklarından Selim'in, Nusaybin'de Şehit düştüğü 2016’da Delil'in tutukluluğu henüz devam ederken bu kez ailenin çocuklarından abla Vesile Tekin (Yüksel) tutuklandı. Vesile'nin tutuklanmasına gerekçe ise Nusaybin'de şehit düşen kardeşi Selim'in fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaşması oldu. Evli olan Vesile, 2 yaşındaki Arin Mirkan ve 4 yaşındaki Avesta isimli iki kız çocuğuyla birlikte cezaevine konuldu.
Kızları Vesile’den bir kaç ay sonra da önce baba Fettah, daha sonra ise o günlerde Savur Belediyesi Eşbaşkanı olan anne Gurbet Tekin tutuklandı. Baba Fettah ile anne Gurbet artık çocukları Vesile ve Delil ile birlikte adeta "diğer evleri"ne dönüşen cezaevindeydi. Her dört ferdi de halen tutuklu olan aile üyelerinden Delil, Şakran F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunurken, diğer üçü ise Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde bulunuyor.
Üç nesil de aynı cezaevinde
Kilometrelerce uzaktaki bir yerde babası, annesi ve ablasıyla benzer bir ortamı yaşayan Delil, 2023’te tahliye olmayı bekliyor. Bugünleri Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan ailesinin diğer bireyleriyle geçirmek isteyen Delil'in sevk için yaptığı onlarca başvuruya da çeşitli gerekçeler öne sürülerek bugüne kadar yanıt verilmedi. Abla Vesile de Mart’ta tahliye olduktan sonra aldığı cezanın istinaf mahkemesinde hemen onaylanmasından dolayı hükümlü olarak iki kızıyla birlikte tahliye edileceği günü bekliyor. Anne Gurbet'in ise 2012’de gözaltına alındığı davadaki 3 yıllık cezası onaylandığı gibi hakkında belediye eşbaşkanlığı dönemindeki faaliyetleri nedeniyle açılan davaları halen sürüyor. Baba Fettah'ın yargılanması da devam ediyor.
Anne-baba ve iki kardeşin tutukluluğundan sonra geride kalan Zindan ve Zilan, yaşları küçük olduğu için dayılarının yanında ailesiyle yeniden bir araya gelecekleri günü bekliyor. İstanbul'da yaşayan İsmail ve Yılmaz ise hem kendi çocuklarına hem de cezaevindeki anne, babası ve kardeşi Delil ile Vesile'yle onlardan geriye kalan Zindan ve Zilan'ın yaşamını idame ettirebilmelerinin mücadelesini veriyor.