Tiyatrocu Kawa Şêxê, Rojavalı Hisên Hewran’ın hayatını kaleme aldı. “Dağların ve Sınırların Destanı Hisên Hewran” adıyla Han Yayıncılık tarafından basılan kitapta, Hewran’ın hayatı tüm yönleriyle ele alınıyor. Hewran, yaşadıklarının kalıcı olmasını istediği için böyle bir çalışmayı istediğini anlattı: “Göçler yaşadım. Peşmergelik yaptım. Çok insan tanıdım. Mam Celal, Molla Mustafa Barzani, İsmet Şerif Vanlı ve birçok önde gelen insanla tanıştım. 1999 yılında ulusal kongreye delege olarak katıldım. Yaşadıklarımı, gördüklerimi dostlarım, sevdiklerim okusun diye kitaplaştırdım. Kitapta yaşadığım önemli anılarım var. Bir de sevdiklerimle çektirdiğim bazı fotoğraflar. Kalıcı olsun dedim. Bu konuda sizin aracılığınızla yardımlarından ötürü Şanoger Kawa Şêxê’ye de teşekkür ediyorum.”


Hayatı mücadele ile geçti

1932 yılında Tirbespiyê’ye bağlı Girkê Şamo köyünde dünyaya gelen Êzîdî Kürt Hisên Hewran, aynı zamanda bir oğlunu Kürdistan’daki savaşta kaybetmiş bir baba. 15 Ağustos kutlamalarında karşılaştığımız, yılların yorgunluğunu yansıtan Apê Hisên, artık ayakta durmakta zorlandığından sandalyeye oturuyor ve kendinden emin bir ses tonuyla başlıyor anlatmaya. Hisên Hewran, 1961’de başlayan devrimci yaşamının 14 yılı Molla Mustafa Barzani, sonrasında ise 20 yılı Mam Celal’in YNK’sinde geçiyor. Hewran bu süre zarfından siyasi çalışmalarının yanı sıra peşmergelik de yapmış. Hewran, 34 yıl sonra ise PKK’yi bulduğunu söylüyor. 


‘Hayatımı bu yola koydum’
Yaşamı daha çok İran, Irak, Türkiye ve Almanya’da geçen Apê Hisên, devamla şunları anlatıyor: “Evet 14 yıl Barzani için 20 yıl Talabani için çalıştım. Neler yapmadım ki? 1984, 85, 86 yıllarında birçok insanı Avrupa’ya çıkardım. 1989 yılında bir gün Dr. Kemal Xweşnav (YNK) bana ‘90 bin Lira (Suriye Lirası), Suriye devletine vermezsek Şam büromuzu kapatacaklar’ dedi. Hemen gidip 100 bin Lira getirdim. Daha neler neler… Ben doğruyu PKK’de gördüm. Avrupa’ya geldikten sonra onlarla tanıştım. Evimi, gönlümü, yüreğimi sonuna kadar Kürt Özgürlük Hareketi’ne açtım. Onlarla çalışmalar yaptım. Bütün etkinliklere katıldım. Hiçbir yardımı esirgemedim. Yaptıklarımı az bile görüyorum. Bu hareketle tanıştıktan sonra hayatımı bu yola koydum. Her zaman aileme çocuklarıma tembihliyorum bu hareketten uzak durmayın fedakarlığınızı esirgemeyin diyorum. Çünkü doğru bir harekettir. Dürüst bir harekettir. Eşim çocuklarım PKK’ye bağlandılar. PKK hiç kimseyi diğerinden üstün tutmadı. Ben hep şöyle derim, ‘Partiya Karkerên Kurdistan ne razan û ne bazdan.’”

Bir oğlu yaşamını yitirdi

Hisên Hewran, 1990’da Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde yaşamını yitiren Sebri Hisên Hewran’ın babası. 8 çocuk babası Hisên Hewran “Oğlum Sebri, devrim hikayeleri ile büyüdü. Ona hep ‘baban Kürdistan dağlarında devrimcilik yapıyor’ derlerdi. Ben o zamanlar peşmergeydim. Hep bu soruyla büyümüştü: ‘Babam dağlarda ne arıyor.’ Çalışmak için Şam’a gittiğinde orada PKK ile tanışıyor. Kararını vermişti. Bana ‘baba ben gidiyorum’ dedi. Ben de ‘uğurlar olsun. Git fakat geri dönme ancak cenazen geri gelebilir’ demiştim. Öyle de oldu. 4 arkadaşı ile gitti. Babası gibi yönünü Kürdistan dağlarına çevirdi ama O PKK saflarındaydı. 1984 yılında çalışmalara katılmıştı. 1988 yılında ise gerilla saflarına katıldı. 1990 yılında Beytüşşebap’ta şehit düştü” diyor.
Hewran’ın son olarak Êzîdî Kürlere de bir çağrısı var: “Eğer yolunuz Melekê Tavuz ise, kapınızı PKK’ye açın. Destek verin. Yılların kiri, pası ancak PKK ile temizlenir.”


MURAT MANG/BİELEFELD