Kürdistan gerillasının bulunduğu Medya Savunma Alanları’nda yaşamın her alanına dair zengin bir üretim yapılıyor. Bu alanlardan biri de ekonomi. Birçok yerde ekilen bostanlarda gerillanın ihtiyacı karşılanıyor. Sonbahar ile birlikte bu bostanlardan elde edilen sebzelerle kış hazırlıkları yapılıyor. Bu çalışmalarda yer alan gerillalardan biri de Neşet Hemo. 23 yıllık devrimci yaşamı boyunca Kürdistan’ın dört parçasında mücadele yürütmüş. O’nun için sınırların bir anlamı yok. Şehirlerde başladığı yolculuğunu dağlarda sürdürmüş. 4 yıldır Medya Savunma Alanları’nda misafir ağırlama ve bahçe işleri ile uğraşıyor. Hemo ile her türlü sebzeyi yetiştirdiği bahçesinde konuştuk.


Bekaa’da  Öcalan ile tanışır

Neşet Hemo, 1965 yılında Rojava’nın Afrin kentinde doğdu. Halkının direniş öyküleri ile büyüdü. Çocuk yaşta tanıdığı PKK’lilere sempati duydu. 1989 yılında bir grup arkadaşı ile birlikte Bekaa Vadisi’ne gider. Yerini tam olarak bilmedikleri PKK gerillalarını ayak izlerini takip ederek bulurlar. Gittikleri Mahsum Korkmaz Akademisi’nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tanışır. Orada kaldığı dört günü "rüya gibiydi" sözleriyle anlatan Hemo, "Gerillanın yanında olmak çok güzeldi. O zaman birçok örgüt vardı ancak en güven verenler PKK gerillalarıydı" diyor.  

Rojava’dan Botan’a yolculuk

Neşet Hemo, bir yıl sonra tekrar Bekaa’nın yolunu tuttuğunda profesyonel olarak devrimciliğe adımını atmıştır. Böylece Halep Üniversitesi’nde Biyoloji okurken, son sınıfta Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne katılır. Henüz 25 yaşındadır. Mahsum Korkmaz Akademisi’nde bir süre eğitim gördükten sonra halk çalışması yürütür. 1992 yılında Kuzey yürüyüşüne başlar. Kürdistan’ı bölen ilk sınırı aşarak, Botan’a ulaştığında Türk ordusu tarafından yakılan köyler ve katliamlarla karşılaşır. 21 yıl boyunca Kürdistan’ın birçok yerinde mücadele yürütür, işgalcilerin gerillaya karşı yaptığı kapsamlı operasyonlarda ….
Dört yıl sonra 1996 yılında Medya Savunma Alanları’na geçer. Behdînan’dan Qandîl’e kadar birçok alanda gerilla çalışmalarında yer alır. Kimi zaman lojistik, kimi zaman cephane, kimi zaman da halk çalışması yürütür.

Yüzde yüz organik tarım

Neşet Hemo, 4 yıldan beri Medya Savunma Alanları’nda misafirhane, dış ilişkiler ve bahçe işleriyle uğraşıyor. İşini severek yapıyor. Kürdistan’ın dört bir yanından misafirlerin geldiğini belirten Hemo, "Misafirhanemiz çok yoğun, sürekli gelip gidenler var. Gece-gündüz demeden çalışıyoruz. Ama işimizi severek yapıyoruz" şeklinde konuşuyor.
Misafirhanenin yanıbaşında Neşet Hemo’nun bakımını yaptığı büyük bir bostan var. Burada her türlü sebze var. Dört yıldır bahçe ektiğini, her yıl da kendi topladığı tohumları kullandığını belirtiyor Hemo. Bu yüzden de yetiştirdiği sebzeler için, "Bunlar Kürt domatesi, biberi" sözünü kullanıyor. Yaz boyunca yetiştirdiği ürünleri gerilla güçlerine dağıtıyor. Ama bununla da yetinmiyor, kış hazırlıkları da yapıyor: Sebzeleri kurutuyor, turşu yapıyor.  

Üretmek ve paylaşmak güzel

Bostan-bahçe işleriyle çocukluğundan beri tanışık olduğunu söyleyen Hemo, "İnsan üretmeli, ürettiklerini çevresiyle paylaşmalı. Ben de ürettiklerimi arkadaşlarımla, gelen misafirlerle paylaşıyorum. Ayrıca bu şekilde gerillanın ekonomisine de katkı sunuyorum. Üretmek ve paylaşmak güzel. Bundan dolayı işimi severek yapıyorum" diyor. Hemo, işlerinin yanı sıra gerillanın diğer bir etkinliği haline gelen yazmayı da ihmal etmiyor. Çocukluğunda büyüklerinden dinlediği hikayeleri bazen Arapça bazen de Kürtçe olarak defterine not ediyor.

Rojava devrimi hepimizindir


Hemo, son olarak şunları belirtiyor: "Yıllardır birçok alanda mücadele yürüttüm. Çok tecrübe kazandım. Kişi, bir işe inançla yaklaşırsa başaramayacağı bir şey yoktur. Kimse ona engel olamaz. İnanmak başarmanın yarısıdır. Bir şeye inanmazsan yapamazsın. Halkımız da kazanacağına inanmalı. Ben Rojavalıyım ama Kürdistan’ın birçok yerinde mücadele yürüttüm. Ülkemiz tüm parçaları ile birdir. Şimdi Rojava’da devrim yaşanıyor. Bu hepimizin devrimidir. Vicdan sahibi olan her bireyin yapacağı şeyler var. Mücadele ilk katıldığımda Mazlum Doğan’ın kitabını okumuştum. Mazlum arkadaş, 'Direnmek yaşamaktır' diyor. Bu söz yaşamımda hep değerini korudu. Halk olarak hiçbir zaman boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz."


DENİZ BİLGİN