
Çocuklar anlattı
HRW, DAİŞ tarafından Eylül sonunda serbest bırakıldıktan sonra güvende olmak için Türkiye'ye kaçan dört çocukla görüştü. Çocukların anlatımlarına göre Manbij'deki okulda bulunan DAİŞ gardiyanları, kaçmaya çalışan, zorunlu din derslerinde başarısız olan veya yaramazlık yaptıklarını düşündükleri çocukları dövüyordu.
YPG'li akrabası olana...
Çocuklar DAİŞ’in, özellikle YPG'de akrabaları olan ailelerden gelen çocuklara daha da kötü muamele ettiğini anlattı. 15 yaşındaki çocuklardan biri "En büyük eziyeti aileleri YPG'ye yakın çocuklar çekti" dedi ve ekledi: "[DAİŞ unsurları] 'Kobanê'ye gittiğimizde hepsini yakalayıp keseceğiz' diyerek onlardan ailelerinin, kuzenlerinin, amcalarının adreslerini vermelerini istediler. YPG’yi kafir olarak görüyorlardı."
'Allah'ı yardıma çağır'
15 yaşındaki çocuk, DAİŞ’li gardiyanların “yaramazlık yaptıkları” gerekçesiyle çocukların ellerine, sırtlarına ve ayak tabanlarına elektrik kablosuyla vurduğunu anlattı. Aynı çocuğun aktardığı olaylardan biri de şöyle: "Başka bir grubun odasında yakalanan bir çocuk “Anneciğim” dediği için ellerini arkasından bağladılar ve bir ayağını da ellerine bağlayarak astılar. Ona annesini değil Allah'ı yardıma çağırması gerektiğini söylediler.”
İki battaniye, iki öğün yemek
Dört çocuk, DAİŞ'in çocukları sekiz gruba ayırdığını ve her grubun farklı bir sınıfta uyuduğunu söylediler. Anlattıklarına göre her çocuğun üç battaniyesi vardı: Battaniyelerden ikisi yere serip üzerine yatmak, biri de üstüne örtmek için. DAİŞ çocukların iki haftada bir yıkanmalarına izin veriyordu, günde iki defa yemek veriliyordu ve bazılarının kaçması üzerine çocukların dışarıda oynamaları da yasaklandı.
Kürtçe konuşmaları yasaklandı
Çocuklar alıkonuldukları süre boyunca zaman zaman anne babalarının ziyaretlerine geldiğini veya onlarla telefonda konuştuklarını aktardılar. İlk günlerde Kürtçe konuşmalarına da izin verilmiyordu.
Zorla namaz kıldırdılar
Günde beş defa namaz kılmaya zorlandıklarını ve yoğun bir dini eğitimden geçtiklerini ifade eden çocuklar, gardiyanlarının Suriyeli, Ürdünlü, Libyalı, Tunuslu ve Suudi Arabistanlılardan oluştuğunu söyledi. Çocuklar, gardiyanlar tarafından DAİŞ'lilerin çatışırken ve esirlerin kafalarını keserken çekilen videolarını izlemeye zorlandıklarını da anlattılar.
Ayet öğrenmeyene falaka
Çocuklardan 16 yaşında olanı sık sık gerçekleşen dayak vakalarıyla ilgili olarak HRW’ye şunları anlattı: "Programa uymayanlar dövülüyordu. Bize ya yeşil bir hortumla veya kalın bir elektrik kablosuyla vuruyorlardı. Falakaya da yatırıyorlardı. Araba lastiğini daha az kullanıyorlardı. Beni bir keresinde lastiğin içine sokup dövdüler. Bazen bizi sebepsiz yere dövmek için bahaneler uydururlardı. En kötüsü Suriyeli muhafızlardı, en fena onlar dövüyordu. Bizi Kur’an'dan ayetler öğrenmeye zorluyor, beceremeyenlere dayak atıyorlardı. Bazı çocukların kaçmaya kalkışmasının ardından bize muameleleri kötüleşti. Hepimizi cezalandırdılar ve daha az yemek verdiler."
Neden bırakıldılar bilmiyorlar
Neden serbest bırakıldıklarına ilişkin olarak, dini eğitimlerini tamamladıkları dışında herhangi bir açıklama yapılmadığını anlatan çocuklar, DAİŞ’in kendilerine 150’şer Suriye lirası (yaklaşık 2,25 TL) ve dini içerikli birer DVD vererek serbest bıraktığını söyledi. Raporda ayrıca, DAİŞ'in Mayıs ayında bu çocukların yanı sıra Kobanê yakınlarındaki köylerden başka çocuklar, sivil kadın ve erkekleri de kaçırdığına ve "onları YPG'nin elindeki DAİŞ'lilere karşı koz olarak elinde tutuyor olabileceğine" dikkat çekildi.
DAİŞ bir suç örgütü
"Suriye’de baş gösteren ayaklanmanın ilk günlerinden itibaren çocukların, önce Esad hükümetinin şimdi de DAİŞ'in elinde gözaltı ve işkence dehşetine maruz kaldıklarına” dikkat çeken İnsan Hakları İzleme Örgütü çocuk hakları özel danışmanı Fred Abrahams, “DAİŞ'in çocuklara işkence ve kötü muamele yaptığına dair bu kanıtlar, neden kimsenin bu suç örgütüne destek vermemesi gerektiğini gösteriyor" dedi.
HABER MERKEZİ