DAİŞ çeteleri ile AKP’nin inşa etmeye çalıştığı “Yeni Türkiye”nin zihniyeti, özellikle Kürtler ve muhalifler söz konusu olduğunda aynı. İkisi de “tekçi, otoriter ve faşist” bir bakış açısına sahip. Siyasetlerini ve eylemlerini bu zihniyet üzerinden dışa vuruyorlar.

DAİŞ ve AKP zihniyetinin ortaklığında en dikkat çekici nokta ise Kürt düşmanlığı. AKP ve DAİŞ çetesi Kürtlerin ülkesine, özgürlüğüne, Kürtlerin değerlerine düşman. Bu düşmanlığın temelinde ise Kürt inkarcılığı yatıyor. Biri Arap milliyetçiliği sosuna biri de Türk milliyetçiliği sosuna bulandırılmış islamı ise kendilerine maske yapıyor. Bu iki yapı Kürtlere karşı yeni bir sömürge statükosu uygulamaya çalışıyor.
DAİŞ/TC ittifakının şimdiki hedefi Rojava. Rojava’da ise Kobanê kantonu esas hedefe konulmuş durumda. TC’nin Kobanê planındaki hedefi, PKK’yi Kobanê’de yenilgiye uğratarak, PKK’nin dünya ölçeğinde yükselen ve saygı uyandıran etkisini kırmak. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşmelerde elini güçlendirmek… Kısacası Kürdün kazanımlarını engellemek. TC bu amaçlarla DAİŞ ile ortaklık kuruyor. DAİŞ’in ise aslında bir hedefi yok. Çünkü bu şekilsiz ve soysuz çetenin öz iradesi, inancı, imanı ve ahlakı yok. DAİŞ kendisini destekleyen Türk devletine “diyet” ödemek için bunu yapmak zorunda. Arap milliyetçiliği ile de Kürt düşmanlığını boyutlandıran bu soysuz çete, TC gibi Kürde düşman olan bazı Arap devletlerinin de isteği doğrultusunda başta Kobanê olmak üzere birçok merkezde Kürtlere saldırıyor. Bu çetenin hedefi kendi soysuzluğunu yaşatmak için bir alan bulmak. Bunun için deli danalar gibi sağa sola saldırıp duruyor.  
Yani DAİŞ çetelerinin Kürdistan’a ve Kürtlere yönelik saldırı planının temelinde Kürt karşıtı sömürgeci statükocu anlayış var. Arap ve Türk şovenizmi ile temellenmiş ulus-devlet anlayışıdır bu. Peki bu Kobanê’ye ve Rojava’ya dönük bu plan tutar mı? Direnişin amansızlığı bu planın büyük ölçüde boşa çıkardığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü Kobanê ve Rojava’yı birkaç kez düşürmek istediler. Ve bugüne kadar da en 10 kez Kobanê’ye düşürmek için saldırlar. Ancak Kobanê ve Rojava düşmedi.
Varsayalım ki Kobanê üzerinde DAİŞ-TC planı tuttu. Bu Türk devletinin, AKP’nin ve DAİŞ’in başarısı anlamına gelmeyecek. Çünkü Kürtlerin özellikle PKK’nin öfkesinin şiddeti Türk devletini ve DAİŞ çetesi üzerinde büyük bir gazap olarak çökecektir. Kürtlerin Türk devletine düşmanlığı derinleşecek, DAİŞ çetesi Kürdün olduğu hiçbir yerde rahat bir nefes almayacaktır. Çünkü Kobanê ile karılmış Kürt öfkesinin varacağı noktayı hiç kimse hesap edemez. Kobanê Kürdistan’dan koparılırsa, Kürdistan bir bütün olarak bütün gücünü radikal bir direnişin etrafında örerek Türk devletinde bin yıllarca silinmeyecek yaralar açacaktır. Yani Türk devleti ve AKP değil 2023 hedefini, 2015’e kadar rahat bir nefes alamayacaktır. Çünkü bunun işaretleri var.
Sokağa çıkan her Kürdün yüzündeki ifade, attığı slogan ve taşıdığı duygu, eline silah alıp gerillaya, YPG’ye katılması bunun göstergesidir.
Sonuç olarak durum şudur, AKP’nin aklı evvel yöneticileri, Çankaya’ya çıkan tekçi zat, onun yeni yetme danışmanları ve askeri yetkilileri yanlış bir hesap içindedirler. Kürtleri, DAİŞ tetikçi çeteleri ile terbiye etmeye çalışmaktadırlar. Ancak Kürdün direniş karakteri ile neleri yaratabileceğini hala idrak edebilmiş değiller. Kobanê’deki direniş, Şengal’deki atılım, Kürdistan dağlarında ve kentlerinde patlamaya hazır öfkenin varabileceği noktayı göremiyorlar. Eğer bu öfke patlarsa Türkiye, AKP, DAİŞ altında kalacak ve bir kez daha ayağa kalkamayacaktır…