
YPG Kobanê Komutanı Mahmud Berxwedan, DAİŞ işgali altında bulunan 220’den fazla köyün özgürleştirildiğini belirterek, cephelerdeki durumu şöyle anlattı: “ Batı cephesinde 15 Eylül’de önce bulunduğumuz hatların ilerisine geçtik. Birçok bölgede Fırat Nehri’ne kadar ulaştık. Sadece Şexler hattı ve bu çevrede bir kaç köy kaldı. Güney cephesindeki tüm köyler de özgürleştirildi. Bununla birlikte Nasiro, Xeruz ve Cade isimli üç köy daha bu cephede daha önce kontrolümüzde bulunan köylere eklendi. Karakuzak köprüsüne 2 kilometre kaldı. Doğu ve güneydoğu cephelerinde ise 15 Eylül’den önceki hatlarımıza henüz tam varamadık. Bu hatlarımıza henüz 4 kilometre kadar bir mesafedeyiz. Bu hatlarımıza da yakın zamanda ulaşacağız.
Kobanê Kurtuluş Hamlesi’nin ikinci aşaması olan köylerdeki işgale son verme operasyonları, bir ayı geride bıraktı. YPG Kobanê Komutanı Mahmud Berxwedan, hamlenin birinci ayında gelinen aşamayı, bundan sonraki hedeflerini ve Türk devletinin türbe askerlerini taşıma operasyonunu sorduk.
Kobanê Kurtuluş Hamlesi’nin ikinci aşamasında durum nedir?
Kobanê kent merkezi 26 Ocak itibariyle DAİŞ çetesinden temizlenmesi ardından ikinci aşamaya geçildi. Bu aşama, Kobanê köylerinin de tümden temizlenmesini hedefliyor. Hamlenin ikinci aşaması bir ayı geride bıraktı. Bu süre içerisinde DAİŞ işgali altında bulunan köylerin yarıdan fazlası özgürleştirildi. Tam olarak 220’den fazla köyün özgürleştirildiğini söyleyebiliriz. Şiddetli çatışmalar yaşanıyor. DAİŞ çetesi bulunduğu hatları koruma ve tutma çabasında. Ancak güçlerimiz buna müsaade etmiyor ve etmeyecektir de. Başarı ve özgürlük hamlemiz devam edecektir. İkinci aşama genel anlamda bu şekilde.
DAİŞ çetesinin takviye ve saldırı girişimleri oluyor mu?
Son günlerde DAİŞ çetesi yeniden takviye, toparlanma ve hareketlilik içerisine girdi. Amaçları yeniden bir saldırı ve ilerleme sağlamak. Ancak bu takviye ve saldırı hazırlıklarına, girişimlerine karşı cevabımız sert oldu. Çok şiddetli çatışmalar yaşandı müdahalemiz ile birlikte. Bu çatışmalar kapsamında son üç gün içerisinde DAİŞ çetesine çok ağır darbeler vuruldu. DAİŞ çetesinin bu operasyon ve müdahalemiz karşısında kent merkezinde aldığı kadar ağır darbeler aldığını ve kayıplar verdiğini söyleyebilirim. Bu son üç günlük çatışmalarda en az 70 cenaze elimize geçti. Genel olarak ölü ve yaralılarını yüzlerle ifade edebiliriz. Sadece dün (önceki gün) doğu cephesinde Bexdike ve İdani hattında yine ağır silah ve tanklarla saldırıları oldu. Bu saldırılara verdiğimiz sert karşılık sonucunda tankları imha edildi ve yine çok sayıda ölü ve yaralıları oldu. Ağır darbe vuruldu.
Dört cephedeki durumu aktarabilir misiniz?
* Batı cephesinde birçok köy alındı. Ellerinde yalnızca bize ait dört köy kaldı. Batı cephesinde 15 Eylül saldırılarından önce bulunduğumuz hatların daha ilerisine geçtik. O dönemde kontrolümüzde bulunan köyleri aldık. Ayrıca Cade, Kube, Kasimi gibi köylerin bulunduğu 10 yeni köyün kontrolünü de sağladık. Birçok bölgede Fırat Nehri’ne kadar ulaştık. Sadece Şexler hattı ve bu çevrede bir kaç köy kaldı. Operasyonlarımız ve şiddetli çatışmalar sürüyor. Yani şunu net ifade edelim; Kobanê’nin batısında şu anda 15 Eylül saldırısı öncesinde bulunduğumuz hatların ilerisine geçtik. Batı hattın da daha önce DAİŞ işgali altında bulunan Arap halkımızın yaşadığı bazı köylerinde DAİŞ’in temizlendiğini eklemek istiyorum. Bu köylerde yaşayan Arap kardeşlerimiz köylerinin temizlenmesini mutlulukla karşıladı ve YPG/YPJ güçlerine teşekkür etti.
* Güney cephesindeki tüm köyler de özgürleştirildi. DAİŞ çetesinin elinde 15 Eylül’den önce kontrolümüzde olan hiçbir köy kalmadı. Bununla birlikte Nasiro, Xeruz ve Cade isimli üç köy daha bu cephede daha önce kontrolümüzde bulunan köylere eklendi. Bu cephede Karakuzak köprüsüne iki kilometre yakınlıktayız.
* Doğu ve güneydoğu cephelerinde ise 15 Eylül’den önceki hatlarımıza henüz tam varamadık. Bu hatlarımıza henüz 4 kilometre kadar bir mesafedeyiz. Bu hatlarımıza da yakın zamanda ulaşacağız. Dört cephede son durumu bu şekilde aktarabiliriz.
Bu hatlara ulaştıktan sonrada operasyonlarınız sürecek mi?
Sadece Kobanê sınırları içerisinde bulunan köyleri özgürleştirmeyi hedeflemiyoruz. Kürt köyü olan ancak rejim döneminde idari olarak Til Ebyad, Reqqa ve diğer bölgelere bağlanan tüm Kürt köylerini özgürleştireceğiz. Bu çerçevede Kobanê arazisinde bulunan köyler özgürleştirildikten sonra hedefimizde ne kadar Kürt köyü varsa buraları da özgürleştirmek var.
Belirlediğiniz bu alanlar özgürleştirildikten sonra Til Ebyad, hattına yönelik bir operasyonunuz olacak mı?
Şu anda Kobanê’nin işgal edilen alanlarını tümden DAİŞ çetesinden temizlemek ve özgürleştirmek üzerine planlamalarımızı yapıyoruz. Fakat bunu herkese ilan ettik; amacımız Arap halkı ve onların yaşadığı alanlar değildir. Hedefimiz DAİŞ çetesidir. Bu anlamda YPG, DAİŞ çetesi nerede olursa olsun hedefleyecektir ve DAİŞ çetesini imha edecektir. Bu Til Ebyad, Reqqa veya Sirrine olur. Bizim açımızdan DAİŞ neredeyse orası hedefimizdedir. Bu sadece zamanlama ve sağlayacağımız askeri ilerleme ile ilgili bir durum.
DAİŞ’in yeniden kente doğru ilerleme ihtimali var mı?
Halkımız rahat olsun. DAİŞ çetesi Kobanê’de kalabilseydi kalırdı. DAİŞ Kobanê’de tutunamadı ve büyük çoğunluğu imha oldu. Kalan gücünü de kent merkezinden çekmek zorunda kaldı. DAİŞ çetesi köylerde ise öyle düşünüldüğü gibi kaçtığı için geriletilmedi. Direnmek istedi ancak hamle ve saldırılarımız karşısında duramadı. Köylerden eze eze çıkardık DAİŞ çetesini. Bu anlamda DAİŞ geri çekildi, istediği zaman yine gelebilir gibi bir durum yoktur. Bu anlamda şu anda DAİŞ çetesinin yeniden saldırı ve ilerleme şansı bulunmuyor. DAİŞ bulunduğu alanları koruyamıyor, bu alanlara paralı askerler getiriyor, çocukları savaştırıyor. Halkımız rahat olsun, YPG’nin desturu yoksa hiç kimse bu topraklarda barınamaz. Herkes bunu bilsin.
Türk devleti türbesini taşımaka ve askerlerini tahliye etmek için bir operasyon yaptı. Nasıl oldu?
Bu operasyonun gerçekliği orta yerde duruyor. Türk devlet yetkilileri bu gerçeği kabul etmeli ve dile getirmelidir. YPG’nin onayı olmadan Kobanê’den geçmek kolay değildir. Böyle bir şey mümkün değildir. Bu operasyon için Türk yetkililer ve YPG komutanları 5 görüşme gerçekleştirdi. Yine birçok ayrı görüşme daha yapıldı. Bizim bu konuda yaklaşımımız insani temelde oldu. Bunu olmayacak bir şey gibi değerlendirmedik. Komşumuz ve dost gördüğümüz Türkiye’nin askerleri ve milli sembolleri orada tehlike altındaydı ve dolayısıyla onlara yardım etmeliydik. Bu çerçevede yardım ve desteğimizi esirgemedik. Yol açtık, sadece onunla da yetinmeyip onlara yol boyunca öncülük ettik. Operasyona bu konularda destek verdik, askerlerin ve Türk halkının sembollerinin buradan taşınmasına bu çerçevede katkı sunduk. Türk devlet yetkilileri de YPG’ye teşekkür etmeli ve inkarcı yaklaşmamalıydı. Açıkçası biz bu inkarcı yaklaşımlarına çok şaşırdık. Komşuyuz ve her zaman destek vermeye hazırız ama bu şekilde yok sayılması ve inkar edilmesi doğru değildir.
Türbenin taşınacağı Aşme’deki alan konusunda Türk devleti ile aranızda nasıl bir süreç işledi?
Bu konuda PYD ile bir dizi görüşme yapıldı. Türbe ileride daha güvenli bir ortam sağlanana kadar geçici bu alanda kalacak. Aşme’de türbe için açılan alan demokratik Suriye ve Kürdistan toprağıdır. Bu alan Türk halkının değerlerine ev sahipliği yapacak ve YPG/YPJ’nin güvenlik alanında bulunacak.
SEDAT SUR/ANF