
Başbakan Haydar El Ebadi yönetimindeki Irak Hükümeti, Musul’un DAİŞ çetelerinden neredeyse tamamının temizlendiğini, çete örgütünün kent üzerindeki hakimiyetinin sona erdiğini duyurdu.
Açıklama Irak Başbakanı Ebadi’den geldi. Başbakan, “Nuri Camisi ve Hadba Minaresi’nin vatan kucağına dönmesi, DAİŞ’in bittiğinin ilanıdır” ifadelerini kullandı.
17 Ekim 2016’a başlayan yaklaşık 9 aylık operasyonun önümüzdeki günlerde tamamlanması hedefleniyor.
Çetelerle mücadele, Musul’un Eski Şehir semtinde devam ediyor. Ordu kaynakları bu alanda yaklaşık 350 çetenin bulunduğunu düşünüyor.
Gıda, ilaç ve su sıkıntısı çeken 50 bin kadar sivilinse bölgede mahsur kaldığı tahmin ediliyor.
Geçtiğimiz günlerde kentte 850 yıllık Nuri Camisi’nin DAİŞ çeteleri tarafından yıkılması DAİŞ için sonun başlangıcı, Irak ordusu açısından da sembolik bir zafer olarak görülüyordu.
Zira, DAİŞ çetesinin lideri Ebubekir El Bağdadi, 29 Haziran 2014’te bu camide ‘halifeliğini’ ilan etmişti.
İşgal ve insanlığa karşı suçun kronolojisi
Türk devletinin himayesindeki DAİŞ’in geçen 3 yıllık süreç zarfında işlediği savaş ve insanlığa karşı suçlarda bir sıçrama tahtası olarak kullandığı Musul’un elden çıkması, DAİŞ ve ortakları açısından büyük bir kabusun da başlaması demek.
3 yıllık işgal süreci, ana hatlarıyla şöyle:
* Güney Kürdistan ve Irak açısından oldukça önemli olan ve ülkenin ikinci büyük kenti durumundaki Musul’un işgali, 10 Haziran 2014’te başladı. Irak ordusu, yaklaşan DAİŞ çetelerine hiçbir karşılık vermeden bir kaç saat içinde kenti teslim etti.
* İşgal aynı zamanda Şii kökenli Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin de otoritesini sarstı. Mezhepçi ve katı bir lider olmakla eleştirilen Maliki, bu işgalin ardından koltuğundan oldu.
* Çeteler, çok sayıda ağır silah, askeri malzeme ve devletin maddi imkanlarını ele geçirdi.
DAİŞ, ele geçirdiği askeri silah, araç ve techizat ile Irak ve Suriye’de işgal girişimini arttırdı, halklar üzerine bir kabus gibi çöktü.
Türklerin DAİŞ’le dansı
* Musul işgali ile birlikte en çok tartışılan konulardan biri, Musul’daki Türk Konsolosluğu çalışanlarının DAİŞ çeteleri tarafından rehin alınması ve Türkiye’nin pozisyonuydu.
*1 Haziran 2014’te konsolosluk binasına DAİŞ çetelerinin baskın düzenlediği, bu baskında Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ve 49 kişinin rehin aldığı duyuruldu. İşgal sonrası bir çok emare, bu rehin olayının tamamen bir senaryo olduğunu gösterdi.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, 49 konsolosluk çalışanının 20 Eylül 2014’te sabah 05.00’te Türkiye sınırından giriş yaptıkları söyledi. AKP basını ise bu danışıklı dövüşü ‘MİT’in büyük operasyonu’ olarak servis etti.
* Kent, DAİŞ’in işgali ile demografik açıdan da bir felaketle karşılaştı. Kentte Hrıstiyanlar, din değiştirme ya da DAİŞ’e haraç verme baskısı nedeniyle göç etti. Geriye daha çok Sünni Araplar kaldı.
* DAİŞ lideri Ebubekir El Bağdadi, Nuri Camisi’nde 29 Haziran 2014’te ‘halifeliğini’ ilan etti. Musul’da şeriat kanunlarının geçerli olduğunu duyurdu. Bu halifeliğe dayanarak DAİŞ, Suriye ve Irak’ta DAİŞ biat kültürüne dayanan bir hakimiyet kurdu. Kendisi gibi düşünmeyen gruplara, halklara, dinlere yaşama hakkı tanımadı. İnsanlığa karşı suç işledi.
* 2014’te yılında Yunus Peygamberin Türbesi olduğu belirtilen kutsal mekan ve Şit Türbesi dinamitle havaya uçuruldu. Özellikle Şiilere ait kutsal mekanlar, DAİŞ’in bu saldırılarından nasibini aldı.
* Çeteler, Şubat 2015’te de Musul Müzesi’nde bulunan binlerce tarihi eseri kazma ve balyozlarla paramparça ettiği görüntüleri sosyal medya üzerinden yayınladı. Çetelerin parçaladığı, tarihi 2 ya da 3 bin yıllık eserlerdi.
Şengal’de soykırım suçu
* DAİŞ’in Musul ile idare edeceğini ve burada kalacağını düşünenler çok kısa bir süre içinde yanıldıklarını anladı. DAİŞ, adım adım Musul’un etrafındaki kentler ve daha küçük yerleşim birimlerini kendi hakimiyet alanı içine aldı.
* Türkiye’nin himayesindeki DAİŞ’in Kürt düşmanlığı yüzü çok kısa sürede ortaya çıktı. 3 Ağustos 2014’te DAİŞ çeteleri, Şengal’e saldırdı.
Irak ordusu, Musul’u işgal sırasında nasıl bırakıp kaçmışsa o dönemde Şengal’in güvenliğinden sorumlu olan KDP de Êzîdîleri büyük bir soykırım ile yüz yüze bırakarak Şengal ve çevre yerleşim birimlerinden çekildi. Binlerce Êzîdî katledildi. Binlerce Êzîdî Kürt kadını, DAİŞ çetelerinin köleleri olarak satıldı. Az sayıda PKK’linin direnişi, o dönem çok daha büyük bir soykırımın önüne geçti.
Kürt Özgürlük Mücadelesi tarafından yapılan açıklamalarda, bu soykırım girişiminin Türkiye, DAİŞ ve KDP tarafından planladığı dile getirildi.
17 Ekim 2016’da yeni bir başlangıç
* Takvimler 17 Ekim 2016 gösterdiğinde, Irak Başbakanı Haydar El Ebadi gece geç saatlerde Irak televizyonuna yaptığı açıklamada, Musul’u kurtarma operasyonunun başladığını duyurdu.
* 14 Ocak 2017’de Irak ordusu Musul’un güneydoğusunda kontrolü tümüyle sağladığını duyurdu.
* 25 Ocak 2017’de Musul’un doğu yakası ve Dicle nehri üzerinden doğu ve batı Musul’u birbirine bağlayan 5 köprü Irak ordusu tarafından alındı.
* 4 Mart 2017’de 12 sivil DAİŞ çetelerinin kimyasal silah saldırısına maruz kaldı. Doğu Musul, tümüyle temizlendikten sonra Irak ordusu batı Musul’da kurtarma operasyonuna başladı. O tarihten bu yana da operasyon sürüyor.
* Irak ordusu Musul’da, KDP’ye güçleri Musul’un kuzeyindeki bölgelerde operasyon yürütürken, Haşdi Şabi milis güçleri ise daha çok Şengal’in güneyinden Suriye sınırına kadar hat üzerindeki DAİŞ çetelerinin işgaline son verdi.
ABD yönetimindeki DAİŞ’e Karşı Uluslararası Koalisyon ise hava saldırılarıyla operasyonu destekledi.
HABER MERKEZİ