DAİŞ’in ticari ortağı Lafarge'a ceza
Dünya Haberleri —

Bruno Lafont/foto:AFP
- Suriye’de DAİŞ ve El Nusra’ya finansman sağlayan Fransız çimento şirketi Lafarge’a para cezası verildi. Eski CEO'su Bruno Lafont ve 8 çalışanı suçlu bulundu; Lafont, 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
- Mahkeme Başkanı Isabelle Prevost-Desprez, 2012 yılında Antep’te, “ABD'nin bilgisi dâhilinde Katar ve Suudi Arabistan desteğiyle” cihatçı çetelerle ilk teması yapan Lafarge'ın DAİŞ’le gerçek bir ticari ortaklık kurduğuna işaret etti.
Fransız çimento devi Lafarge, Suriye’de iç savaş sırasında DAİŞ ve El Nusra gibi cihatçı terör örgütlerine finansman sağlamaktan suçlu bulundu. Paris Mahkemesi şirkete 1,3 milyon euro para cezası verdi. Bu karar, Batılı sermayedarların çıkarları için çete gruplarını finanse ettiği, soykırım suçlarını görmezden geldiği ve insan hakları ilkelerini hiçe saydığı gerçeğini bir kez daha açığa çıkardı.
Mahkeme, Lafarge'ı 2013-2014 yılları arasında Suriye'deki iştiraki aracılığıyla "terörizmi" finanse etmekten suçlu buldu. Mahkeme, şirketin Suriyeli aracı Firas Tlass üzerinden El Nusra Cephesi ve DAİŞ’e yapılan ödemeleri detaylı şekilde inceleyerek kararını verdi. Şirkete para cezası verirken, Lafarge'ın eski CEO'su Bruno Lafont da dahil olmak üzere 8 eski Lafarge çalışanı "terörist" örgütleri finanse etmekten suçlu bulundu. Lafont, 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca Lafarge'ın 1,3 milyon euro para cezası ödemesine ve 30 milyon euro değerindeki varlıklarına el konulmasına karar verdi. Uluslararası yaptırımları hiçe saydığı için ek bir para cezası da kesildi. Öte yandan, şirketin eski genel müdür yardımcısı Christian Herrault, 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Diğer eski çalışanlara ise 1 ila7 yıl arasında değişen para ve hapis cezaları verildi.
Mahkeme Başkanı Isabelle Prevost-Desprez, “Terör örgütlerini ve özellikle DAİŞ’i finanse etmenin bu yöntemi, terör örgütünün Suriye'nin doğal kaynaklarını kontrol altına almasını, bölgedeki terör eylemlerini ve özellikle Avrupa'da planlanan terör eylemlerini finanse etmesini sağlamada hayati öneme sahipti” dedi. Lafarge'ın DAİŞ’le gerçek bir ticari ortaklık kurduğunu ve bunun "suçların aşırı ciddiyetini" artırdığını söyledi.
Kâr uğruna yaşamları hiçe saydı
Mahkeme, Lafarge’ın savaş sırasında aralarında DAİŞ ve El Nusra Cephesi’nin de bulunduğu çete gruplarına toplam 5,59 milyon euro ödediğini tespit etti. Suriye’deki eski Lafarge çalışanları, mahkemeye günlük yaşamlarının “işten çıkarılma korkusu, bombalamalar, kaçırılma olayları, keskin nişancı ateşi altındaki bölgelerden geçmek, kontrol noktalarından geçmek zorunda kalmak ve silahlı grupların misilleme yapma riskiyle” nasıl gölgelendiğini anlattı.
Eski çalışanlar, kararın ardından yaptıkları açıklamada şunları söyledi: “Lafarge bize olanların yani kontrol noktaları, tehditler, günlük korkunun farkındaydı, ancak kâr uğruna çalışanlarının hayatını tehlikeye atmayı tercih etti.” Eski çalışanlar, tazminat talebinde bulunmaya devam edeceklerini belirtti. Davanın dikkat çeken bir diğer yönü ise DAİŞ’in 13 Kasım 2015 Paris saldırılarında katledilenlerin yakınlarının dosyaya müdahil olması oldu.
Lafarge, 2010 yılında Suriye’nin kuzeyindeki Çelebiye’de 680 milyon dolarlık bir fabrikanın inşaatını tamamladı. Mart 2011’de Suriye’de iç savaşın patlak vermesinden sonra Batılı birçok şirket 2012 yılında ülkeden ayrılırken, Lafarge sadece yabancı çalışanlarını tahliye etti ve Suriyeli personelini yerinde bıraktı. Çalışanlar, Minbic’de kalıyor ve fabrikaya ulaşmak için Fırat Nehri'ni geçmeleri gerekiyordu. Mahkeme, yapılan ödemeler arasında güvenli geçişi sağlamak için 800 bin eurodan fazla bir meblağın ödendiğini tespit etti. 1,6 milyon euro tutarındaki bir başka meblağın ise DAİŞ kontrolündeki taş ocaklarından hammadde satın almak için kullanıldığını belirtti.
Çetelerle ilk temas Antep’te
Bu dava, bir şirketin Fransa'da "terörizmi" finanse etmek suçundan yargılandığı ilk dava olma özelliğini taşıyordu, ancak Lafarge hakkındaki soruşturma 2017'den beri devam ediyordu. Fransız Le Monde ve Le Canard Enchainé gazeteleri, 2017'de fabrikanın üretime devam edebilmesi için şirketin 2012-2014 yılları El Nusra ve DAİŞ’e haraç verdiğini ortaya çıkarmıştı. Buna göre fabrika yöneticileri ile cihatçı örgütler arasındaki ilk temas Eylül 2012'de Antep'te gizli bir görüşmeyle başlamıştı.
ABD, Katar ve Suudi Arabistan detayı
Şirketin Suriye fabrikası yöneticileri, Fransız sorgu hâkimlerine verdikleri ilk ifadelerde, ilk görüştükleri kişilerin "ABD'nin bilgisi dahilinde, Katar ve Suudi Arabistan destekli" olduklarını söylemişti. İfadeler, savaşa rağmen şirketin Paris'teki ana merkezi, Fransız hükümeti ve Fransız Dışişleri Bakanlığının Lafarge'ın Suriye'deki faaliyetlerinin devamı için onay verdiklerini de işaret etmişti.
Lafarge, 2022 yılında da çete gruplarını finanse etmek ve rüşvet vermekten yargılandı. Söz konusu davada Fransız şirket, "ABD tarafından 'terörist' olarak tanımlanan örgütlere maddi destek sağlama" suçunu ve dolayısıyla 778 milyon dolarlık para cezasını ödemeyi kabul etmişti. O dönemde, şu anda İsviçreli inşaat malzemeleri devi Holcim'in bir parçası olan Lafarge, diğer Fransız firmaların ülkeden çekilmesinin ardından, savaş sırasında Suriye'deki çimento fabrikasını “faaliyette tutmak için” çetelere yaklaşık 13 milyon euro ödediğini kabul etmişti. Şirket, paranın çetelerin eline geçmesinden “hiçbir sorumluluk taşımadığını” iddia etti ve 2019 yılında insanlığa karşı işlenen suçlara iştirak suçlamasını reddeden bir mahkeme kararı aldı. Ancak temyiz mahkemesi, ilk kararı onadı.
Çimento şirketine karşı, insanlığa karşı suçlara iştirak ettiği için ikinci bir dava Fransa’da devam ediyor. 2015 yılında Lafarge'ı devralan Holcim, Suriye'deki faaliyetlerden haberi olmadığını iddia etti. Fransız ulusal terörle mücadele savcılığı, kapanış konuşmalarında Lafarge'ın “kâr” için çete gruplarını finanse etmekten suçlu olduğunu söyledi. Lafarge, insanlığa karşı suçlara iştirak ettiği iddiasıyla Fransa'da da soruşturma altında. HABER MERKEZİ















