
Gazetemiz Yeni Özgür Politika’nın okurlarla buluşma toplantılarından ilki Almanya’nın Darmstadt kentinde cumartesi günü yapıldı. Moderatörlüğünü İlhami Erdoğan’ın yaptığı toplantıya konuşmacı olarak gazetemizin editörlerinden Meral Çiçek ve yazarımız Veysi Sarısözen katıldı.
Kürdistan Enformasyon ve Danışma Merkezi’nde yapılan buluşmada 20 yıl önce devlet tarafından katledilen Musa Anter ile basın ve demokrasi şehitleri bir dakikalık saygı duruşu ile anıldı.
‘AKP düşüşe geçiyor’
Okur toplantısında Yeni Özgür Politika yazarı Veysi Sarısözen, AKP hükümetinin Kürdistan ve Ortadoğu’daki siyasetini değerlendirdi.
Konuşmasında gelinen aşamada AKP’nin düşüşe geçtiğini ve yeniden yukarıya çıkma şansının sıfır olduğuna dikkat eden Sarısözen, hükümetin ulaşamadığı hedeflere değindi.
Sarısözen, AKP’nin birinci hedef olarak sürdürülebilir ekonomik büyüme hedefine ulaşamadığını ve Türkiye’de ekonomik büyüme hızı yüzde 8-9 oranından yüzde 2,5 düştüğünü belirterek, „Türkiye’nin Suriye bataklığına girmesi ve savaşa harcadığı yatırımlar ekonomik ilişkileri ve ekonomik büyümeyi darbelemiştir. Bugün bütün komşularıyla Federal Kürdistan hariç çatışmalı konuma gelmiştir“ dedi.
Sarısözen konuşmasında AKP hükümetinin bir başka hedefinin ise bölgede güç merkezi olup kurup Avrupa Birliği’ne üye olma konusunda ve son olarak Kürt Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etme hedefine ulaşamadığını vurguladı. Sarısözen, AKP’nin genel ve yerel seçimlerde BDP’yi zayıflatmak istediğini ancak Kürdistan’da fazlasıyla oy kaybettiğini söyleyerek konuşmasına şu sözlerle devam etti: „Bu nedenle AKP kitlesel tutuklamalara başvurmuştur fakat tüm bunlara rağmen BDP’nin örgütsel gücü kırılamamıştır.“
CHP’nin Oslo görüşmeleri hakkında MHP dilini kullanarak AKP’nin milliyetçi yönelimlerini temsil ettiğine işaret eden Sarısözen. CHP ve AKP’nin MHP’nin milliyetçilik ipi üzerinde cambazlık yaptığını söyledi.
Okur buluşmasında, Veysi Sarısözen’in değindiği önemli konulardan biri de hükümetin psikolojik savaş aracı olarak kullandığı medya oldu. „Hükümet savaş gerçeğini Türk toplumuna yansıtmamak için medya patronlarıyla Dolmabahçe’de anlaştı. Bu sansüre tepki gösterenler ise teker teker ya işlerinden alındılar ya da içeri atıldılar“ dedi.
Artık savaş gerçeğini sansürcülük ve paralı askerle gizlemenin mümkün olmadığını belirten Sarısözen, AKP’nin siyasi süreçte yenilgiye uğradığını ve asker cenazelerinde bile saldırıya uğrar duruma geldiğini söyledi.
‘Toplumsal dönüşümü hedefliyoruz’
Sarısözen’in konuşmasından sonra gazetemizin editörlerinden Meral Çiçek katılımcıları selamladı ve konuşmasına kurumun çalışmaları hakkında bilgi vererek başladı. Çiçek, Yeni Özgür Politika’nın temel görevinin, gizlenmeye çalışılan gerçekleri açığa çıkarıp toplumla paylaşmak olduğunu belirtti. „Amacımız, hem Kürdistan’da hem de burada, okurlarımızın yaşadığı ülkelerdeki siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel gelişmeleri yansıtmak, bu konuda bilgilendirmek“ diyen Çiçek, aynı zamanda toplumsal dönüşümü hedefleyen bir yayın çizgisine sahip olduklarını vurguladı. AKP hükümetinin Kürdistan’da özgür basına uyguladığı baskılara da değinen Çiçek, bu baskının Avrupa’da yapıldığını belirterek, gazetemize ve Roj TV’ye yönelik açılan davaları örnek gösterdi.
‘Özgür basına büyük baskılar var’
Meral Çiçek’in konuşmasının ardından okuyucuların görüşleri ve soruları alındı. Okuyucuların soru ve önerileri arasında Almanya’da yaşayan gençlere ve çocuklara yönelik çalışma, Türkiye’den kültürel, siyasi ve sosyal haberler ve Kürtçe haberler yer aldı.
Gençlere yönelik Almanca ve çocuklara yönelik Kürtçe yayın konusunda Meral Çiçek şunları dile getirdi: „Almanca sayfa kendi aramızda da tartıştığımız bir konu. Ancak gazetemiz Avrupa’nın diğer ülkelerinde de çıkıyor, o yüzden bunları da düşünmemiz lazım. Türkiye’ye dönük haber yapma, özeleştirisini yaptığımız bir konu. Biz de yurtdışında yayın yapan bir kurum olduğumuz için, daha çok burada yaşayan Kürtlerin realitesini yansıtmaya çalışıyoruz. Bazen bu noktada dengeyi iyi kuramıyoruz.“
Çiçek yeni yayın döneminde projelerin olduğunu, daha zengin bir içeriğe ulaşmak için genişleme hedefine sahip olduklarını ancak bunun koşullarının oluşması için destek beklediklerini söyledi.
Veysi Sarısözen de okuyucuların sorularını yanıtladı ve ‘Türkler ve Kürtler arasında kopuş yaşanmış mıdır?’ sorusuna şöyle cevap verdi: „İnsanlar birbirini sokakta boğazlıyor. Ruhsal olarak bir kopuş yaşanmış zaten. Asıl tartışılması gereken, bu kopanlarla bir daha biraraya gelmek mümkün mü, mümkünse nasıl olacak?“ Yüze yakın okuyucunun katıldığı iki saatlik buluşma toplantısı, karikatürist İlhami Erdoğan’ın katılımcılara teşekkür etmesiyle son buldu.
ŞERVAN UCAL/DARMSTADT