
90'lı yıllardan bu yana baskı ve zulmün üzerlerinden eksik olmadığı Cizîrli kadınlardan biri de Fize Oğur. 8 çocuk annesi olan Oğur, yaşadığı köyde baskı ve şiddetin girişini, "Köyde yaşıyorduk, çok güzeldi her şey. Hayvancılık ve tarım yapıyorduk. Sonra huzurumuz kalmadı. Sürekli insanlara işkence yapıp, tutukluyorlardı. 1993 yılında askerler köyümüze baskın yaptı ve bütün köylüler çıkarıldı. Köyün dışına götürüldük, evimize kablo çekerek içine mayın koydular. İçinde hayvanlarımız varken patlatıldı. Evimizin yarısı yıkıldı. Bunun üzerine köyden çıkıp, Nisêbîn'e gittik. Orda da devlet rahat bırakmadı. Bir hafta sonra evimize baskın yapıldı. Benimle birlikte oğlumu ve kızımı gözaltına aldılar. Emniyete götürdüler. 5 gün boyunca işkencede kaldım. Oğlum ve kızım ise tam 32 gün işkencede kaldı. Ben gözaltında insan çığlıklarını duyuyordum. Bizim gibi binlercesi vardı."
6 kez göçe zorlandı
Nisêbîn'den de göç etmek zorunda kalan Oğur ve ailesi, kendi köylerine yakın başka bir köye yerleşiyor. Orada da bir yıl kaldıktan sonra baskının devam etmesi nedeniyle 1994'te Cizîr'e göç ediyor. O günden bu yana Cizîr'de yaşadıklarını belirten Oğur, devletin son saldırılarına ilişkin şunları anlattı: "Her şeye rağmen 25 gün Cizîr'de kaldık. Ama eşim yatalaktı. Onu çıkarmak zorunda kaldık. Önce Hezex'e gittik, sonra Midyad'a. Yasağın kalkması ile birlikte evimize geldik. Evimizi sağlam bir şekilde bırakmıştık. Geldiğimizde harabe ile karşılaştık. Evimizin yarısını yıkmışlar. Şu anda kullanamıyoruz. Her şeyi talan etmişler. Bunlar köyümüzü yaktılar, bizi göçe zorladılar. Bizi hiçbir yerde rahat bırakmadılar. Şimdi de bu evimizi yıktılar."
'93'te yıktılar da ne değişti?'
"Asla davamızdan vazgeçmeceğiz" diyen Fize, isyanını şu sözlerle dile getiriyor: "Bu şekilde yaşasak da asla vazgeçmeyeceğiz. Türk, Kürt olabiliyor mu ki ben de Türk olayım? Her insan gibi biz de kendi topraklarımızda insan gibi yaşamak istiyoruz. Kimsenin toprağını istemiyoruz. Ben bunları gördüm, aynı şeyleri çocuklarımın yaşamasını istemiyorum. Kimsenin çocuğu ölsün istemiyoruz. Evimi 1993 yılında yine yıktılar, ne değişti?"
JINHA/ŞIRNEX