
Erdoğan ve AKP hükümetine karşı direnenlere gözdağı vermek için öne çıkan isimler tek tek parmaklıklar ardına gönderiliyor. AKP yargısı tepki toplayacak yeni bir tutuklamaya daha imza attı. Özgür Gündem gazetesinin ‘Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği’ kampanyasına katılan Türkiye İnsan Hakları (TİHV) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi gazeteci Erol Önderoğlu ile Aziz Nesin’in oğlu Gazeteci-yazar Ahmet Nesin dün tutuklandı.
Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü gününde başlatılan kampanya kapsamında her gün bir isim gazetenin nöbetçi genel yayın yönetmenliği yapıyordu. Kampanyaya şimdiye kadar katılan 49 kişiden 39’u hakkında soruşturma açıldı. Soruşturma açılan isimlerden Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin, Cengiz Boysoy, Kemal Can, İhsan Eliaçık ve Beyza Üstün, dün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde savcılığa ifade verdi.
Suçlama: Örgüt propagandası
Sabah saatlerinde Çağlayan Adliyesi’nde açıklama yapan isimler “Gazeteciliğin her dönemde susturulmak ve sindirilmek istendiğini” söylediler. Ardından savcılığa ifade verdiler. Fincancı, Nesin ve Önderoğlu, Özgür Gündem gazetesinde kampanya çerçevesinde görev aldıkları için Terör ve Örgütlü Suçlar Savcısı Eşref Durmuş tarafından ‘örgüt propagandası’ yapmakla suçlandı. Savcı, tutuklanmaları talebiyle 1. Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk etti.
Haberler soruldu
Şebnem Korur Fincancı, 29 Mayıs; Erol Önderoğlu, 18 Mayıs; Ahmet Nesin ise 7 Haziran günü gazetenin genel yayın yönetmenliğini yapmışlardı. Her üç isim de yayından sorumlu oldukları gün gazetede çıkan bazı haberlerden dolayı suçlandı. O günkü haberleri yapıp yapmadıkları, haberlerden bilgileri olup olmadığı sorularına yanıt istendi.
Orantısız müdahaleye karşı
Uluslararası İfade Özgürlüğü Dayanışma Örgütü IFEX üyesi ve 1996’dan beri RSF Türkiye Temsilcisi, aynı zamanda Bianet’in ifade özgürlüğü raportörü olan Önderoğlu, savcılık sorgusunda 20 yıldır gazetecilik yaptığını belirterek, mesleki dayanışmanın gereği genel yayın yönetmenliği görevini üstlendiğini söyleyerek, şu vurguda bulundu: “25 Temmuz 2015’te eski Başbakan Davutoğlu’nun gazetelerin genel yayın yönetmenlerine toplayarak mutabakata varması sonrasında Güneydoğu’da yaşananlara dair medyanın editöryal çizgileri radikal bir şekilde müdahale gördü. Bu kapsam haricinde yayın yapanlar ise Terörle Mücadele Kanunu’nun muhtelif maddeleri üzerinden orantısız müdahaleye maruz kaldı.”
Dayanışmayı kırmak için
Savcılık ifadesi ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen isimlerden Prof. Fincancı’ya bianet ulaştı. Fincancı, bu kararı “dayanışmayı kırmaya yönelik” bir çaba olarak değerlendirerek, “Beklenir durum, böyle insanları cımbızla seçip tutuklama talebiyle sevk etmeleri ayrıca rahatsız edici. Biz daha kötü şeyler yazdık herhalde. Bu dayanışmayı kırmaya dönük bir şey. Bu böyle bir süreç zaten” dedi.
Özgürlükten taviz yok
Savcılık sorgusuna ilişkin konuşan Özgür Gündem’in avukatı Özcan Kılıç ise “Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve Erol Önderoğlu sembolik yayın yönetmeni olmadıklarını ve ısrarla halkın haber alma hakkını savunduklarını söylediler. Fincancı, Nesin ve Önderoğlu basın ve ifade özgürlüklerini ısrarla savunarak AİHM’in bu konudaki kararlarına atıfta bulundular. Bu nedenle 3 arkadaşımız örgüt propagandası yaptıkları gerekçesiyle TMK 7/2’den tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi” dedi.
Talimatla rehin alındılar
Öğleden sonra görülen duruşmada Prof. Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin çıkarıldıkları mahkeme tarafından ‘örgüt propagandası’ suçlamasıyla tutuklandı.
Üç nöbetçi yayın yönetmenine destek için HDP’li milletvekili Garo Paylan, CHP’li milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Uğur Güç, Disk Basın İş Başkanı Faruk Eren, Evrensel gazetesi Genel yayın Yönetmeni Fatih Polat, Galatasaray Üniversitesi’nden Ceren Sözeri, İHD’den Ümit Efe, bianet Proje Danışmanı Nadire Mater, gazeteci Celal Başlangıç adliyeye geldi. Adliye önünde toplananlar, tutuklama kararına tepki gösterdi. TGS Genel Başkanı Güç, “Hukuka aykırı bir karar. Bu talimatla yapılan bir tutuklamadır. Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün geldiği noktayı gösteriyor” diye konuştu.
Dündar: Gün birlik günüdür
Erdoğan’ın talimatıyla AKP yargısının bir süreliğine rehin aldığı isimlerden Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ise tepkisini şöyle dile getirdi: “Şimdi bize düşen 3 dostumuza sahip çıkmak, onların ‘suç’una ortak olup Özgür Gündem’e destek vermektir. Madem dayanışma suç. Madem fikir kelepçeleniyor. Gün, birlik günüdür. Yarın Özgür Gündem’e nöbete gidiyorum. ‘Suç’a ortak olmaya, dayanışmaya.”
İSTANBUL
Cizre’yi BM’ye taşıdı
TİHV Başkanı Prof. Dr. Şebnem Fincancı, Türk devletinin 200’ü aşkın kişiyi vahşice katlettiği Cizre’de yaptığı incelemeler sonucu bir rapor hazırlamış “Bodrumlarda çocuklara ait kemik parçaları var. Bu bir soykırım girişimidir” demişti. Konunun BM gündemine taşınmasında da Fincancı önemli bir etkiye sahip. TİHV ve İHD’nin hazırladığı raporların sunulduğu BM, ellerinde endişe verici raporların olduğunu vurgulayarak denetçilerin yerinde inceleme yapmasını istemişti.
TİHV, tutuklanma talebi ardından yaptığı açıklamayla TİHV Başkanı ve Adli Tıp Uzmanı Fincancı’nın serbest bırakılmasını istedi. Açıklamada, “Sadece ülkemiz için değil tüm dünya için hayatını işkencenin önlenmesi ve insan haklarının son bulmasına adayan sevgili başkanımız Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’yı tutuklama girişiminin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?” diye sordu.
RSF’den koşulsuz destek
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), tutuklanan Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ile dayanışma açıklaması yaptı. RSF, temsilcisi Önderoğlu’na koşulsuz destek sundu ve hakkındaki tüm suçlamaların düşürülmesini istedi. Anti-terör yasalarının bağımsız gazeteciliği baskılamak amacıyla kötüye kullanıldığını söyleyen RSF, Önderoğlu’nun dayanışmak için nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptığı Özgür Gündem gazetesinin de tam da bu yasaların mağduru olduğunu söyledi.
Muhaliflere mesajdır
Türk Tabipler Birliği (TTB) Konsey Üyesi Hüseyin Demirdizen, tutuklama kararına tepki gösterirken, “Bir süredir aslında iktidar, yargı eliyle bir püskürtme faaliyeti yürütüyor. Bugün de bunlardan birine tanıklık ettik. Tutuklamalar, muhalif seslerin tutuklanarak susturulacağına dair bir mesaj. Bir öğretim üyesi, bir yazar, bir gazeteci ne yapabilirler şuan yaptıklarının dışında” diye sordu.
Dayanışma devam edecek
DİSK Basın-İş yaptığı yazılı açıklamayla “İktidarın siyasi baskıları karşısında düşünce ve ifade özgürlüğünü savunanların, medyada barışın dilini korumak isteyenlerin, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına sahip çıkanların dayanışması suç sayılamaz. Her türlü baskı karşısında özgür basın ile dayanışma kararlılığımızı sürdüreceğimizi bir kez daha yineliyoruz” dedi.
Raporlar canlarını sıktı
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, insan hakları savunucularının Kürt illerindeki yaşam hakkı ihlallerine dair hazırladığı raporları anımsatarak, “Bu raporlar Türkiye’nin canını çok sıkmaya başlamıştı. En son BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri önemli açıklamalar yapmıştı. Erdoğan ise bizzat insan hakları savunucularının üzerine gidilmesi gerektiğini söylemişti. Bu tutuklamalar tabloyu tamamlıyor. Bir fırsatını buldular ve Şebnem ile Erol ve Ahmet’i tutukladılar. İnsan hakları savunucularını baskı altına almaya çalışıyorlar” dedi.
Yargı iktidarın kontrolünde
FİDH Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Alataş ise, şöyle tepki gösterdi: “Anayasa rafa kaldırılmış, kuvvetler ayrılığı ilkesi tamamen ortadan kaldırılmış, yargı tamamen iktidarın kontrolüne girmiş, bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirmiş durumda. TİHV başkanı, aynı zamanda profesör ve adli tıp konusunda tanınmış bir insanın tutuklanmasını haklı gösterecek en küçük bir neden ileri sürülemez.”
339’una soruşturma
Özgür Gündem Gazetesi Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına katılan 49 kişiden şimdiye kadar 39’u hakkında ‘örgüt propagandası’ iddiası ile soruşturma açıldı. Haklarında soruşturma başlatılan Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenleri şunlar: Faruk Eren, Ertuğrul Mavioğlu, Ayşe Düzkan, Erol Önderoğlu, Celalettin Can, Mustafa Sönmez, Melda Onur, Fehim Işık, Celal Başlangıç, Eşber Yağmurdereli, Ragıp Duran, Nurcan Baysal, Ömer Ağın, Ahmet Abakay, İhsan Çaralan, Işın Eliçin, Murat Çelikkan, Uğur Karataş, Öncü Akgül, Ayşe Batumlu, Sebahat Tuncel, Saruhan Oluç, Nadire Mater, Beyza Üstün, Mehmet Güç, Tuğrul Eryılmaz, Faruk Balıkçı, Şeyhmus Diken, Necmiye Alpay, Jülide Kural, Yıldırım Türker, Ahmet Nesin, Kemal Can, Şebnem Korur Fincancı, Hasip Kaplan, Nevin Erdemir ve Hakkı Boltan.
140 dava açıldı
Kürt basınını hedef alan AKP yargısı, Ocak başından bu yana Özgür Gündem’e Ağır Ceza’da 140 dava, Asliye Ceza’da 63 dava açtı. Dicle Haber Ajansı’ndan 12 muhabir son 5 aydır hapiste, 15 Kürt gazeteci de hüküm giymiş.