
2011 yılında Dersim’de Erhan Erdener, Zeynel Abidin Güngör ve Aziz Erdoğan’ın bir araya gelerek kurduğu Mava, Kirmanckî’de biz söyledik anlamına geliyor. Albümün adı “Tew” ise Dersim’de bir ünlem olarak kullanılıyor. Albümü müzikal olarak öne çıkaran özelliği Dersim müzik geleneğinde kadim bir yeri olan dede sazı ile gitarda kullanılan farklı akort sistemlerini bir araya getirme çabası.
Grup üyesi Aziz Erdoğan, dede sazı ve gitarın birlikteliğinin yanında albümün müzikal açıdan olabildiğince sade, kolay, anlaşılır ve meramını iyi anlatan bir aranje mantığına sahip olduğunu belirtiyor: “Bu topraklara olan bağlılığımızı hem beşeri aşk hem de yurtseverlik temelinde bir sembolizmle ortaya koyduk. Çünkü aşkın olduğu yerde empati ve sevginin en yüce halinin, müzik dilinde hem toplumsal ve bireysel felsefi varoluşun hem de barışın en önemli yeter şartı olduğunu düşündük.”
Tew’i yaşayan bilir
Erdoğan, ‘Tew’le Kirmanckî’nin şu an için içerisinde bulunduğu zorluğa dikkat çekmek istediğini belirtiyor ve ekliyor: Dersim 38 Katliamı’nın insanlar üzerinde bıraktığı travmatik etkinin Kirmanckî’nin ölmekte olan diller arasında yer almasında da etkili olduğu düşüncesindeyim. Çünkü bu katliam, kültürün öğretilmesi, taşınmasında önemli bir işleve sahip olan çekirdek aileleri yok etmeye yönelik olarak kadim geleneklerini de yok etmeye çalışmış ve insanların kültürel, ekonomik, geleneksel ilişki ve üretim biçimlerinde bir travmaya neden olmuştur. Toplum bu travmayı kendi dilinde yaşadığı için, onu unutmak anlamında dilini de unutmaya başlamış ve içine kapanmış. Tew ünlemini bu doğrultuda Dersim’in içinde bulunduğu her türlü olumsuz şartları yaşamış olan insanlara yönelik olarak seçtik. Bu ünlem onu yaşayanların ve kullananların anlayabileceği bir ünlemdir. Dolayısıyla bu dilde şarkı bestelemenin ve söylemenin bu doğrultuda bize önemli bir sorumluluk yüklediği düşüncesindeyiz.
Günümüz 38’den daha tehlikeli
Mava’nın dikkat çeken özelliklerinden biri de yok olma tehlikesi yaşayan Kirmanckî’ye genç bir soluk katması. Şarkılarının tamamına yakınının grup üyelerine ait olması da dile kaydedilen önemli bir kazanımlardan. Erdoğan, grubun bu üretimlerinin önemine değinerek aynı zamanda dilin ve onu yaratan ruhun bu dönemde 38’in verdiği tahribattan çok daha fazla tahribatla yüz yüze olduğunun altını çiziyor. Bu tahribatı da şu şekilde ortaya koyuyor: Dilin popüler kitle tüketim kültürü nesnesi haline dönüşmesi ve arabesk yorumlara ya da ajitasyona kayması.
Müzik geleneği yeniden üretiyor
Dersim’de geleneğin yeniden üretilmesinde müziğin çok önemli bir yerinin olduğunun da altını çizen Erdoğan, geleneğin geleceğe taşırılması konusunda umudunu koruduğunu ifade ediyor. Dersim geleneğinden gelen kadim ruhun, Dersimli genç müzisyenler ve Dersimli müzik ve düşünce insanları aracılığı ile kapsamlı bir şekilde tekrar hissetmeye başlandığını vurgulayan Erdoğan, ‘Tew’in de bu sinerjiye uygun olduğunu kaydediyor.
ÖNDER ELALDI