“Ailemizin gururu ve onurlu çocuğu, torunum Yorgun Bektaşoğlu ve arkadaşlarını bu duruşlarından dolayı sevgiyle selamlıyorum.”
PERVİN BABİR / STUTTGART
HDP Erzincan İl Eşbaşkanlarından Hüseyin Bektaşoğlu, aldığı 18 yıl cezanın ardından 75 yaşından sonra Almanya’ya iltica etmek zorunda kalan son dönem sürgünlerinden biri. Yıllardır aktif siyaset yürüten Bektaşoğlu şu an Almanya’nın Köln şehrinde eşi ile beraber yaşıyor. Polio sekeli (çocuk felci) hastalığı olan oğlu Özgür Bektaşoğlu ve torunu Yorgun Bektaşoğlu Türk cezaevlerinde. Özgür Bektaşoğlu sağlık sorunlarına rağmen 10 gün dönüşümlü açlık grevinde yer almış. Torunu Yorgun Bektaşoğlu ise Leyla Güven öncülüğünde başlayan ve Türk cezaevlerine yayılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevine katılanlar arasında. Kendisi sürgünde, engelli oğlu ve torunu cezaevinde olan Hüseyin Bektaşoğlu, açlık grevindekilerin direnişini selamlarken, seyirci kalanlara ise yaşanabilecek olumsuzluklardaki sorumluluklarını hatırlatıyor.
75 yaşından sonra sürgüne
Sözü iki yıldır sürgünde olan Hüseyin Bektaşoğlu’na bırakıyoruz: “Bingöl/Kiğılıyım ve 75 yaşındayım. 30 yıllık devlet memurluğundan sonra Erzincan’a yerleştim. 24 yıl boyunca Erzincan’da yaşadım. 2002’de HADEP kuruluşunda yönetimde yer aldım. Daha sonra DEHAP ve DTP il başkanlıklarında görev aldım. 2009’da Ahmet Türk’ün de içinde yer aldığı 37 kişiyle beraber 5 yıllık siyasi yasak aldım. 5 yıllık siyaset yasağından sonra tekrar HDP’den il eşbaşkanı olarak görev aldım. 2016da hakkımda açılan davalar ve cezalar nedeniyle il eşbaşkanlığını bırakmak zorunda kaldım. 2017’de akrabalarımın yanına ziyarete Almanya’ya geldim ve ben buradayken 18 yıllık bir cezam onaylandığı için 2018’de Almanya’da iltica etmek zorunda kaldım. Bu saatten sonra cezaevinde hayatımı sürdüremezdim. Şu anda Köln’de eşimle beraber yaşıyorum.
Cezaevinde 25 disiplin soruşturması
Oğlum Özgür Bektaşoğlu, bir yaşındayken çocuk felci geçirdiği için sağ ayağında aksama var. Türkiye’de engellilere tanınan haktan kaynaklı memurluk yaptı. Memurluk yaparken de sürekli sürgün edildi. 2016’da Erzincan Orman İşletmeleri’ndeki görevinden açığa alınan oğlum, ‘PKK/KCK üyesi olduğu’ iddiasıyla gözaltına alınmasına rağmen ‘Gülen Cemaati ile irtibatlı olduğu’ iddiasıyla tutuklandı. Suçlama telefonunda Bylock olduğu yönündeydi. Telefonunda Bylock olmadığı anlaşılınca 5-6 ay sonra tahliye edildi. Ancak yargılanmasına devam edildi. Yargılama sonucunda ‘PKK/KCK üyesi olduğu’ iddiasıyla 4,5 yıl ceza verildi. Daha sonra İstinaf mahkemesinde cezası onaylanınca 14 Şubat 2018’de Aydın Kuşadası ilçesinde tutuklanarak Söke T Tipi Cezaevi’ne götürüldü. Burada yaklaşık 7 ay yattıktan sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden ve hakkında bir disiplin soruşturması bile olmadan Manisa T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sürgün edildi. Manisa T Tipi Cezaevi’ne getirildiği gün cezaevinden tehditle çıplak aramaya tabi tutuldu. Burada disiplin cezası alarak 1,5 ay hücrede kaldı. Manisa T Tipi Cezaevi’nde sistematik bir işkence sistemi var ve bu bütün mahkumlara uygulanıyor. Özgür’ün şu an cezaevinde açılmış 25 disiplin soruşturması bulunuyor. Öyle görünüyor ki, Özgür’ü cezaevinden çıkarmak istemiyorlar.
Gizli tanık ifadesi ile tutuklandı
Torunum Yorgun Bektaşoğlu, anne ve babası ayrıldığı için 5 yaşında yanımıza geldi ve yanımızda büyüdü. Çok zeki bir çocuktu. Yanımızda büyüdüğü için bizim için yeri özeldir. Yorgun 2011’de Dicle Üniversitesi’nde öğrenciydi. Bir arkadaşıyla Erzincan’a gelirken, ‘Dağa gittikleri’ gerekçesiyle gözaltına alındı. Ellerinde hiçbir delil olmadan, daha sonra polis olduğu ortaya çıkan gizli tanık ifadesiyle tutuklandı ve 12 yıl ceza aldı. Yorgun, 4-5 yıl Erzurum H tipi Cezaevi’nde kaldı daha sonra Silivri Cezaevi’ne, oradan da Manisa Akhisar T Tipi Cezaevi’ne sürgün edildi.
Direnişlerini selamlıyorum
Ailemizin gururu ve onurlu çocuğu, torunum Yorgun Bektaşoğlu iki arkadaşı ile birlikte 5 Ocak 2019’dan itibaren süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladılar. Bedenini açlık grevine yatıran sevgili Yorgun’umu ve arkadaşlarını bu duruşlarından dolayı sevgiyle selamlıyorum. Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit kalkmadığı sürece açlık grevine devam edeceğini açıklayan ve bu eyleminin 79. gününde olan Sayın Leyla Güven’in durumunun kritik bir aşamaya gelmiş olması, ayrıca Türk cezaevlerinde ve Strasbourg’da başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerinde de çözüm sağlanmadığı sürece telafisi zor bir noktaya girileceği bilinen bir gerçektir. Bu vurdum duymazlığın devam etmesi halinde ise açlık grevlerinde kayıpların olmasına seyirci kalarak kulak tıkayan, başta CPT olmak üzere, halkımızın yoğunlukta yaşadığı Avrupa’nın diğer ülkeleri de en az Türkiye kadar sorumluluk altındadır.”
Çocuklarına destek için
Tecride karşı tutuklu bulunduğu Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde açlık grevine giren Yasin Güngör’ün anne ve babası da çocuklarına destek olmak için 16 gündür açlık grevinde.
Manisa’nin Akhisar ilçesinde yaşayan aile, çocuklarına destek olmak için evlerinde açlık grevine başladı. Eyleminin 16. gününde olan Güngör Ailesi, Öcalan üzerindeki tecrit sonlandırılana kadar eylemlerine devam etme kararlılığında.
Leyla Güven ve diğer tutsaklardan etkilenerek açlık grevine girme kararı aldıklarını söyleyen baba Selamettin Güngör, “Öcalan için bir şeylerin yapılması gerektiğine inanıyoruz. Güven, önemli bir adım attı. Talepler kabul edilip, tecrit son bulana kadar devam edeceğiz” dedi.