
Panelin açılış konuşmasını yapan Demirtaş, kuruluşundan itibaren birilerinin cumhuriyetin nimetlerinden yararlandığını ve ülkede ciddi bir demokrasi eksiği olduğunu söyledi. "Devlet öyle bir aygıttır ki ona neyi teslim ederseniz sonuna kadar onu savunur" diyen Demirtaş, "92 yıldır bunu yapıyor her gelen iktidar. Buna dayanarak devleti bir baskı mekanizması olarak kullanıyor" dedi. Demirtaş, "Sanıyorlar ki bizi bir arada tutan şeyleri yeniden kurgularsak, yani halk, laiklik, kardeşlik, millet kavramlarını yeniden tartışmaya açarsak devlet paramparça olur. Hayır biz bunları tartışıp yeni durumu ortaya koyduğumuzda devlet bunu kabul edecektir. Biz bu kavramları tartıştıkça devlet ve toplum nefes alacak" diye konuştu.
Demirtaş, sözlerine şöyle devam etti: "Toplumu kodlayıp bir korku etrafında değişimin önünü tıkayıcı bir rol oynadılar. Bunu aşmanın yolu toplumu tehdit etmek değildir. AKP'ye oy vermiş yüzde 40'lık bir kitle var. Biz onları tehdit ederek toplumsal uzlaşmayı sağlayamayız. HDP'nin hedef haline gelmesinin nedenlerinden birinin HDP'nin iyi işler yapması ve cesurca tartışmasıdır. Bu tartışma, Kürtleri de Türkleri de zorluyor. Hepimizin alışkanlıkları, şablonları var. Biz kutuplaşmanın tarafı olarak daha büyük bir kitleyi kutuplaştırırsak, iktidar olursak aşağı yukarı böyle bir iktidar oluruz. Ama toplumdaki dengeleri yakınlaştırırsak, bunu iktidarla tartışırsak devletin bütün kodlarını değiştiririz. Yoksa 2 Kasım sabahı AKP zayıflayınca hepimiz demokrat bir ülkede uyanmayacağımızı biliyoruz. Ama değişime giden yolun buradan geçtiğini biliyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "HDP bir üst akıldan perspektif alıyor. Obama'nın seçim kampanyasını yürüten üst akıl bunlara akıl veriyor" sözünü hatırlatan Demirtaş, "Acaba danışmanları mı ona böyle akıl veriyor nereden bu bilgi ulaştı ona bilmiyorum. Hakikaten üst akıl var. Evet var bizi değil de onu besliyor bu üst akıl. İnanılmaz bir şey. İftira, yalan söylüyor topluma. 13 yıldır, yalan ve iftirayla yöneltiyoruz. Bunları yapmakla biz suçlanıyoruz, hem mağduruz hem de mağdur olduğumuzu ispatlamak bize düşüyor. Her defasında mağdur AKP oluyor. Toplumun diğer kesimleri 'asıl mağdur bizdik' diyemiyor, sesi bile çıkmıyor. Bir talimatı ile ilgili bütün devlet aygıtı sessizliğe bürünüyor, herkes bu adamın sesini dinliyor, herkes bu adamın ağzından çıkacak yalanı bekliyor. Herkes düşünüyor ki 'biz bu yalancı ustaya inanmazsak bu iktidardan düşer kaybederiz'. Onun büyük yalanlarına inanmak isteyen bir kitle var" dedi.
Trabzonspor başkanının iğrençliği
Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun hakemleri rehin alması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "rica"sıyla serbest bırakmasını hatırlatan Demirtaş, "Böyle bir suçu siz işlerseniz, başınıza ne gelmezdi? Bu hakemlerin alıkonmasına müdahale edecek bir savcı yok mu? Hakemler rehin alınmış, dışarı çıkışlarına izin verilmemiş, ülkenin Cumhurbaşkanı 'Siz nasıl o hakemleri orada tutarsınız' diyemiyor, ülkenin cumhurbaşkanı hukuktan yana değil, suçludan yana tavır alıyor" diyerek eleştirdi. Hacıosmanoğlu'nun ayrıca,"Ben kadın gibi yüz sene yaşayacak yerde adam gibi bir sene yaşarım" şeklindeki cinsiyetçi sözünü hatırlatan Demirtaş, açıklamayı "iğrenç" olarak değerlendirdi. Demirtaş, "Hiç kimse bu adama itiraz etmiyor. Eşi, kızı çıksın etsin. Biz de diyoruz ki, Biz senin gibi yaşayacağımıza özgürlüğüne düşkün bir kadın gibi yaşayıp ölmeyi tercih ederiz" dedi.
Sosyal medyada canlı yayın
Twitter ve Facebook gibi sosyal medya hesapları üzerinden seçmenlerin sorularını yanıtlayan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'a politika, seçim çalışmaları, ekonomi ve işsizlik gibi birçok konuda sorular yöneltildi. Yayın esnasında Hasan Demir adlı bir takipçinin kendisine "Size ulaşmak çok zor gibi" sözleri üzerine Demirtaş, ulaştığı Demir ile canlı yayın ekranında telefonla da konuştu. Demirtaş, Demir ve annesiyle Kürtçe konuştu.