
Rojava Devrimi'nin geldiği aşamayı değerlendiren PAJK Meclis üyesi Nalin Muş, Rojava Devrimi'ni demokratik ulusun inşasında bir model olarak ele aldıklarını belirtti. Rojava'da, hem siyasi alanda büyük değişimler yaşandığını hem de demokratik ulus inşasında önemli adımlar kat edildiğini belirten Mûş, bu sürece kadınlara stratejik düzeyde önem atfedildiğini ifade etti. Kadın özgürlük mücadelesi olarak Rojava Devrimi'nin her aşamasına öncülük ettiklerini belirten Mûş, "Kadınlar, meşru savunmadan eğitim, sağlık alanına kadar geniş bir yelpazede devrim çalışmalarına büyük bir fedakarlık ve cesaretle katıldı ve bedeller ödedi" dedi.
Çatışma zemini artık daraltılmalı
Kapitalist modernite güçlerinin, Rojava’da ortaya çıkan bu avantajlı zeminden büyük korku ve endişe duyduğunu belirten Mûş, çeteler aracılığıyla devrimsel gelişmeyi ve ortaya çıkan değerleri Rojava zemininde demokratik toplum sistemine dönüştürme olasılığını engellemeye çalıştığını ifade etti. Gelinen süreçte, Rojava’da halkın sürüklendiği savaş ve çatışma zeminini küçültmenin yollarına kafa yormak gerektiğini dile getiren Mûş, "Şimdiye kadar hiç çatışmaya girilmeyen bazı güçlerle, öne sürdükleri çetelerle çatışma pozisyonu içinde olunması, hareketin savaş ve politik diplomatik tecrübesiyle uyuşmamaktadır. Çatışma zeminini daraltmak bir yandan da demokratik toplum sistemini hızla geliştirmek önemli olacaktır. Özgürlükçü Kürt cephesinin savaş ve çatışma ortamını durdurmuş olması, kazanımlarını bir araya getirip toparlama ve sistem oluşturma sürecine girmesi demektir. Kürtlerin artık savaşmak yerine düşünmeye yönelmesi, bozmak yerine artık yapmaya, ölmek yerine artık yaşamaya ve yaşatmaya yönelmesi olmaktadır. Özgürlükçü Kürt'ün yaşaması, yaşatması, düşünmesi ve kendi olmaya başlaması ve kendini oluşturması, modernitenin tekelci güçlerinin işine ve çıkarlarına gelmemektedir" değerlendirmesini yaptı.
Kazanımları daha ileriye götürmeli
Nalîn Mûş, özgür yaşam ve demokratik kurtuluş konularının 6. KJB Kurultayı'nda çok geniş bir şekilde değerlendirildiğini belirterek, Rojava'da bu konuda çok ilerleme kaydedilmesine rağmen, kurumları daha çok işlevli kılma, içini doldurma, demokratik ulusu daha güçlü yaşamsallaştırma siyasi alanda hamle yapma, diplomasi çalışmalarını daha çok derinleştirmek gerektiğini kaydetti. Rojava'da geliştirilen modeli, Kürdistan'ın tüm parçalarına ve dünya kadınlarına mal edebilmek için önlerinde bir yığın görev beklediğini dile getiren Mûş, Kurultay'da bu temelde somut planlamalara gidildiğini belirtti. Mûş, Kurultay'da açığa çıkan perspektife dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Yaratılan değerleri daha da ileriye götürmek için özellikle komün ve meclis çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekiyor. Kadınların yaşamın tüm alanlarına daha etkin katılması ve kadın rengiyle yaşamı yaratması için kooperatif çalışmalarının geliştirilmesi lazım. Ayrıca demokratik ulus anlayışının genelleşmesi temelinde çalışmaların güçlendirilmesi için oluşturulan siyaset akademilerinin yaygınlaştırılmasına ağırlık verilmesi gerekiyor" dedi. Bu temelde Rojava'da üç kadın akademisinin örgütlendirilerek çalışmalara başladığını hatırlatan Mûş, akademilere içerik ve ideolojik doğrultu kazandırmak amacıyla bir akademiler konferansının yapılmasının önemine dikkat çekti.
Devrim tüm kadınlara mal edilmeli
Nalîn Mûş, Rojava'da elde edilen bu birikimin Suriyeli bütün kadınlara mal edilmesi gerektiğinin altını çizerek; "Suriyeli kadınlar başta olmak üzere Suriye'de yaşayan tüm kadınları kapsayan bir demokratik çözüm birliğinin oluşturulmalı. Suriyeli Kadınlar İnisiyatifi ismi ile daha önce gerçekleşen konferansın, örgütlü hale getirilerek ilişkilerin ittifak temelinde gelişmesi için çalışmaların hızlandırılması gerekiyor. Ayrıca Rojava devriminin demokratik özerklik modelinin sistem inşası temelinde başta Kürt halkı ve Ortadoğu halkları olmak üzere, toplumsal özgürlük için mücadele eden kesimlere, bir tarihsel deneyim ve çözüm modeli olarak tanıtılması için çalışmalar yürütmeli" diye konuştu.
Kırılmaya yol vermemek için...
Apoculuğun ilk defa Kürdistan’ın bir parçasında kendi kendini yönetme fırsatını yakaladığını söyleyen Mûş, ütopyaların gerçeğe dönüşme zemininin halkta mutluluk yarattığını ifade etti. Mûş, toplumsal sistemin demokratik kılınmaması halinde ise büyük kırılmalara yol açabileceğini hatırlatarak, şu uyarılarda bulundu: "Toplumda yaratılan bu ütopyayı sağlıklı geliştirme yeteneğinin gösterilmemesi halinde büyük bir kırılmaya yol açabileceğinin hesabını iyi yapmak gerekir. Bunun için alanda oluşturulan toplumsal sistemin mutlaka demokratik kılınması, halka hizmet yanının gelişkin kılınması, halkın karar mekanizmalarının hakimiyetinin sağlanması, halkın temel konularda söz sahibi yapılması gerekmektedir."
NÛJIYAN ERHAN/BEHDÎNAN