• DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, “Kent Uzlaşısı” kapsamında Belediye Meclisi üyesi seçilen üyelerini, görevlerini artık parti çatısı altında sürdürmelerini kararlaştırdı.

 

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, "Kent Uzlaşısı" kapsamında yapılan seçimlerde Belediye Meclis üyesi olarak seçilen üyelerinin DEM Parti çatısı altında görevlerine devam edeceklerini açıkladı.

DEM Parti Basın Bürosu tarafından paylaşılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Gelişmeleri, Kent Uzlaşısı kapsamında seçilen üyelerimizle birlikte değerlendirdik. Gerçekleştirdiğimiz toplantıda; meclis üyelerimiz, partimize katılma yönündeki iradelerini ortaya koymuştur. Bu talep, Merkez Yürütme Kurulumuz tarafından değerlendirilmiş ve uygun görülmüştür. Kent Uzlaşısı, farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin yerel demokrasi, katılımcılık ve ortak kent yönetimi hedefleri etrafında buluştuğu değerli bir deneyimdir. Halkımız, sandıkta kentlerin birlikte, demokratik ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesinden yana açık bir irade ortaya koymuştur. Bu iradeye duyduğumuz saygı, bugün attığımız adımda da korunacaktır.

Ortak hukuk bağlayıcıdır

Kent Uzlaşısı çerçevesinde oluşturduğumuz ortak hukuk ve halkımızın sandıkta somutlaşan iradesi, bizim için bağlayıcı olmaya devam edecektir. Belediye meclislerindeki çalışmalarımızı, kentlerin ihtiyaçlarını, yerel demokrasiyi ve şeffaf yönetim anlayışını esas alarak sürdüreceğiz. Meclis üyelerimiz, seçildikleri günden bu yana olduğu gibi bundan sonra da kentlerin ortak sorunlarına çözüm üreten bir anlayışla görevlerini partimizin çatısı altında yerine getirecektir. Kent Uzlaşısı temelinde kurulan ilişkileri ve karşılıklı sorumlulukları gözeterek, İstanbul ve Mersin halklarına karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz."

Kent Uzlaşısı

DEM Parti, 15-16 Aralık 2023 tarihlerinde gerçekleştirdiği Parti Meclisi toplantısının ardından "Kent Uzlaşısı" stratejisini açıklamıştı. 2024 yerel seçimlerinin önemli sonuçlara yol açacağı belirtilerek, üzerinde uzlaşı sağlanan yerlerde aday çıkarılmayacağı belirtildi. DEM Parti, yerel seçime bazı yerlerde kendi adaylarıyla katılırken, bazı yerlerde ise belediye başkan adayı çıkarmadı, başka partilerin adaylarını destekledi veya belediye meclisi adaylıkları konusunda yerel iş birlikleri yaptı.

DEM Parti, İstanbul'da 39 ilçenin 17'sinde aday çıkarırken Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Beyoğlu, Çatalca, Çekmeköy, Esenyurt, Eyüpsultan, Fatih, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Şile, Şişli, Tuzla, Üsküdar ve Zeytinburnu olmak üzere 22 ilçede belediye başkan adayı göstermedi. Bazı ilçelerde CHP listelerinden belediye meclis üyeleri aday gösterildi.

Yerel seçimden sonra "Kent Uzlaşısı"na yönelik soruşturmalar ve davalar açıldı. Son olarak 10 belediye meclis üyesinin yargılandığı davada; 7 Ekim 2026'da Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen ve Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül’e "Örgüt üyesi olmak" iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. 8 kişi ise beraat etti. Kent uzlaşısı ile seçilen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında da "Örgüte üye olmak" suçlamasıyla dava açıldı.

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da "Kent Uzlaşısı"yla ilgili ayrı bir dosyadan 2025'de tutuklandı ve görevden uzaklaştırıldı.

İBB Meclisi'nde "Kent Uzlaşısı" ile seçilenlerin sayısının 10-12 arasınada olduğu belirtiliyor. Meclis aritmetiğinin kritik bir hale geldiği İBB Meclisi'nde DEM Parti'li üyeler kilit konuma geldi.

Dengenin değişmesini istemiyoruz

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İBB davasının 102. gününü takip etmek üzere geldiği Silivri’de, ANKA Haber Ajansı’ndan Zuhal Çiloğlan'a yaptığı açıklamada, "Kent Uzlaşısı" kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin DEM Parti gruplarıyla hareket etme kararını değerlendirdi. Temelli, İBB Meclisi’ndeki dengelerin değişmesini istemediklerini belirterek, "Çünkü orada bir halkın iradesi söz konusu. O dengeler, o tablo İstanbul halkının tercihiyle oluştu. Dolayısıyla İstanbul halkının tercihiyle oluşmuş olan dengeler ancak yine İstanbul halkının tercihiyle değişebilir. Transferlerle, müdahalelerle olacak dengeleri kabul etmiyoruz" diye konuştu.

"Kent Uzlaşısı"nın, yalnızca siyasi partilerin ittifak kurmasından ibaret olmadığını vurgulayan Temelli, şöyle konuştu: "Temel amacımız, her şeyden önce 'Kent Uzlaşısı' anlayışıyla kentlerin bu anlamda yönetilmesini sağlamak. Çünkü sadece partilerin bir araya gelip ittifak yaptığı bir süreç değil, toplumun bir arada uzlaştığı ve ortaklaştığı bir süreçtir. Bunu başardığımız için mutluyduk ve bugüne kadar da bu konuda ısrarcı olduk. Fakat maalesef diğer partilerdeki iç meseleler, AKP’nin siyasi partilere müdahalesi, iktidarın muhalefete tahammülsüzlüğü gibi birçok meseleyi alt alta sıraladığımızda, artık başlangıç koşullarını kendi grubumuzda sürdürmeyi daha uygun buluyoruz. Çünkü bugün karşı karşıya olduğumuz siyasi tablo, o gün gerçekleşmiş siyasi tablodan çok daha farklı. Dolayısıyla DEM Parti, kendi grubuyla hareket edecek ama kent uzlaşısı hukukuna olan saygısı ve o hukuka yönelik kararlılığıyla durmaya devam edecek.”

Kayyum uygulaması bitmeli

"Kent Uzlaşısı" davasında tutuklanan ve görevinden tedbiren uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in, cezaevinden tahliyesine rağmen görevine iade edilmemesine ilişkin soruyu da yanıtlayan Sezai Temelli, kayyum uygulamasının yalnızca Ahmet Özer’le sınırlı olmadığını belirterek, şöyle konuştu: "Ahmet Türk’ten başlayarak bizim 10 belediye eşbaşkanımız şu anda görevlerinde değil. Onların yerinde kayyumlar var. CHP’nin de bu mücadele kapsamında sayabileceğimiz belediye başkanları görevden alınmış durumda. Ortada hala kayyum anlayışının devam etmesi kabul edilebilir bir şey değil. Belediye başkanları, belediye eş başkanları bir an önce görevlerine dönmeli. Bu kayyum uygulamasına artık son verilmeli. Hem iktidarın hem yargının, halkın iradesi üzerinde vesayet yaratma, o iradeyi yok sayma ve kayyum atama anlayışından bir an önce kurtulması gerekir. Bunun yegane yolu, kayyumlara karşı halkın güçlü bir şekilde dayanışmayla demokrasi mücadelesinde buluşmasından geçiyor. Bizim amacımız budur. En başından beri, hatta 2016 yılından beri kayyumlara karşı mücadele yürütüyoruz. Kayyum, halkın iradesinin gasbedilmesidir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil." HABER MERKEZİ

***

Bahçeli'nin gönlündeki ilçeler!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 19 yeni il kurulmasına yönelik önerisi kapsamındaki ilçeleri paylaştı.

Bahçeli, Türkgün gazetesine yaptığı açıklamada, 19 yeni il kurulmasına yönelik önerisine ilişkin detayları aktardı. Bahçeli, şunları kaydetti: "Birçok ilçemiz, özellikle de nüfusu 100 binin üzerinde olanlar esasen il olmak arzusundadır. Bununla birlikte sadece nüfusa bağlı kalmadan, diğer objektif kriterler de esas alındığında ve 100 il ölçüsünde, bugün itibariyle il olabilecek ilçeler belirlenmiştir. İlerleyen dönemde şüphesiz yeni iller yine kurulabilecektir. Bu yetki ilgili kurumların çalışma ve görüşleri doğrultusunda TBMM'nin yasama iradesine bağlıdır.

Kürdistan'dan 7 ilçe

Bu anlayışla belirlenen il olabilecek ilçeler şunlardır: İç Anadolu Bölgesi’nde Polatlı ve Konya Ereğli. Karadeniz Bölgesi’nde Ünye, Vezirköprü ve Zonguldak Ereğli. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Erciş, Doğubeyazıt ve Ahlat. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Ergani, Midyat ve Siverek. Akdeniz Bölgesi’nde Elbistan, Kozan, Alanya ve Tarsus. Ege Bölgesi’nde Fethiye ve Akhisar. Marmara Bölgesi’nde Lüleburgaz ve Bandırma. Diğer yandan kurulması hedeflenen 78 ilçe, yapılacak il düzeyindeki detaylı çalışmalar doğrultusunda önerilen illere bağlı, yahut mevcut iller kapsamında da oluşturulabilecektir."

Bahçeli, projenin hayata geçmesi halinde kamu hizmetlerinin vatandaşlara coğrafi olarak daha yakın noktalardan sunulabileceğini; eğitim, sağlık, güvenlik ve sosyal hizmetler başta olmak üzere temel kamu hizmetlerinde kalite ve erişilebilirlik, etkinlik ve verimliliğin artacağını, idari koordinasyonun güçleneceğini ve vatandaş memnuniyetinin önemli ölçüde yükseleceğini belirtti. Bahçeli, şunları kaydetti:"Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki görev alanları açık ve kesin biçimde yeniden tanımlanmalı, idari belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır. Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu, Köy Kanunu, İl İdaresi Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu başta olmak üzere mahallî idarelere ilişkin temel mevzuat yeniden düzenlenmeli. İl ve ilçe teşkilatlanması yeniden düzenlenmeli, yerel yönetimlerin görev ve yetkileri netleştirilmeli, kamu personel rejimi liyakat esaslı biçimde yapılandırılmalı ve muhtarlık kurumu güçlendirilmeli."