- Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuşan DEM Partili vekiller, bütçenin kapsamına dikkat çekerek, süreci görmezden gelen savaş bütçesi öngörüldüğünü söyledi.
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri devam ediyor. Bütçenin geneline dair söz alan DEM Parti Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Saruhan Oluç ile DEM Parti Erzirom Milletvekili Meral Danış Beştaş, bütçenin barış için değil, ayrıcalıklı kesimler için düzenlendiğini belirterek, "Kesin bütçe komisyonu" önerisinde bulundu.
86 sayfanın kapsamı
Beştaş, şunları söyledi: "86 sayfalık sunum kitapçığında yoksulluk kelimesi hiç geçmiyor. Yanlışlıkla bile yazılmamış. Nasıl olmuş bilmiyorum, demokrasi buharlaşmış, sosyal devlet unutulmuş, hukuk iki kez geçiyor. Biri uluslararası hukuk, diğeri fon yasasında medet umulan hukuk. Hemen ardından savunma ve iç güvenlik geliyor. 3 trilyon 454 milyar lira. Bu tutar Eğitim Bakanlığının 2 trilyon 459 milyar liralık bütçesinden de merkezi yönetim bütçesinden sağlığa ayrılan 2 trilyon 134 milyondan daha büyük. Sosyal yardımlar yüzde 46 artıyor ve bununla da övünülüyor. Oysa 18 milyon yurttaşın muhtaç olması övünç değil, sofraya oturamayanların sayısıdır ve bu bir utanç vesikasıdır."
Önceliği barış değil
Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından bütçenin taşıdığı anlamına dikkat çeken Meral Danış Beştaş, "Aslında 2027 bütçesinin temel önceliği barış olmalıydı. Barış, sadece müzakere masasında değil, bütçede de karşılığını bulmalı. Toplumsal barış ve demokratikleşmeye yatırım yapılmalı, ancak savaşa, iç güvenliğe ve savunmaya ayrılan bütçe çok büyük bir çelişkiyi ve açığı ifade ediyor" diye konuştu.
Süreç, bütçeye yansımamış
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da barış, demokrasi ve adalet için kaynak ayrılmamasını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın bütçe sunumuna işaret eden Ayşegül Doğan, "Sunumunuzda ifade ettiğiniz önümüzdeki kitapçıklarda da olan Ortadoğu'daki gelişmeler, ülkemizdeki barış ve demokrasi arayışı, tam da halkın bütçesini yapmaya zemin oluşturabilecek bir zamanı işaret etmiyor mu? İnsanların yıllardır ekmeğinden, suyundan, toprağından, nefesinden çalındı bu ülkede. Bakın AKP'li yetkili bile '50 yılda 2 trilyon dolar heba edildi. Bunlar ülkemizin kalkınmasına harcanabilirdi' diyor. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, biz burada barış arayışı, ülkenin demokratikleşmesi ve adaletin tesisi ile ilgili bir kalem görmüyoruz" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bütçeye yansımadığını vurgulayan Ayşegül Doğan, şöyle devam etti: “Kalem kalem bunu eleştirebiliriz, kalem kalem açabiliriz ama şunu görmeden de bu bütçeyi konuşamayız. 2027 bütçesi toplumsal yaşamın hiçbir alanına dokunmuyor. Normalde bütçeler didik didik irdelenir. Demokratik ülkelerde bütçelerin yapılma nedeni, bütçe hakkının tarihsel ve kavramsal olarak ilk ortaya çıkış nedeni de budur. Biz halkın bütçesini burada görmüyoruz ve DEM Parti olarak diyoruz ki; halkın bütçesi olana kadar bu konudaki hesap vermezliği, aldırmazlığı, umursamazlığı sorgulamaya ve buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Şunu gayet iyi biliyoruz: Barış ekmekten, adalet ve demokrasi de yoksulluktan ayrılabilir konular değildir. Bunlar iç içe ele alınmalıdır." HABER MERKEZİ