
Milli Güvenlik Kurulu'nun 2008'deki kararı doğrultusunda Mersin Akdeniz İlçesi'ne bağlı Çay, Çilek ve Özgürlük mahallelerinin "Kentsel Dönüşüm Projesi" kapsamında boşaltması girişimine sivil toplum örgütleri şiddetle tepki gösteriyor. Kürt halkına ikinci bir göçün dayatıldığını söyleyen Mersin GÖÇ-DER Başkanı Selahattin Güvenç, Kürtlerin topluca yaşadığı alanın stratejik bir alan olduğunu kaydederek, "Bu karar 1990'lı yıllarda zorunlu göç ile buraya yerleşmek zorunda kalan 40 bin kişiyi etkiliyor. Mersin'in bu bölgesi liman ve serbest bölgenin olduğu bir alandır. Deyim yerindeyse stratejik bir alandır. Kentsel dönüşüme tabi tutulan bu bölgelerdeki yurttaşların iyi konutlarda yaşayacakları söz konusu değildir, bu bir aldatmadır. Amaçları Kürt nüfusunu dağıtmaktır" dedi.
Kürtler haşere gibi çoğalıyormuş!
Kararın Birleşmiş Milletler Konut Hakkı Sözleşmesi'ne aykırı olduğunu söyleyen Güvenç, Kürtlerin bir arada yaşaması ve nüfusunun artmasının rahatsızlık yarattığına da vurgu yaparak, şunları söyledi: "Aslında Bakanlar Kurulu kararı, Birleşmiş Milletler Konut hakkına da aykırıdır. Eğer vatandaşın iradesi dışında yapılıyorsa aynı zamanda zorla yerinden edinmedir. Siz bu insanları yerinden ederek zorla göçe tabi tutmuşsunuz ve tekrardan ikinci bir göçe maruz bırakıyorsunuz. Zorla göç ettirilse de bir arada kendi dillerini, kültürlerini korumak ve yaşamak için bir arada yaşayan Kürtlerin çoğunluğu dahi rahatsızlık veriyor. Mesela Mersin Emniyet Müdürü Malatya'da gerçekleşen bir seminerde 'Kürtler haşere gibi çoğalıyorlar' sözünü kullanıyor, işte meselenin sırrı buradadır."
Dönüşüm değil yıkım projesi
Kentsel dönüşüme karşı imza kampanyası başlatan Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Bakanlar Kurulu'nun kararından vazgeçmediği takdirde toplumsal tepkinin gösterileceğini ifade etti. HDK Mersin Sözcüsü Müslüm Tank, Kürtlerin yerlerinden edilmesini kabul etmeyeceklerini ifade ederek, "Savaş ve deprem sırasında yürürlüğe konulan yasa ile toplu iskana maruz bırakılmasına karşı biz HDK olarak imza kampanyası başlatmış bulunmaktayız. Ancak Hükümet aldığı politik kararından vazgeçmezse toplumsal tepki göstereceğiz. Dünyanın 5. büyük limanı olması itibariyle Kürtlerin yaşadığı yerleşim alanının tamamını satın alarak liman sahası olarak kullanmak istiyorlar. Kentsel dönüşüm değil, kentsel yıkım projesidir. Uluslararası sermayeye peşkeş çekecekleri gibi bir de örgütlü Kürt nüfusunu dağıtmayı amaçlıyorlar" diye konuştu.
Bu kez bizi süremezler
Çay Mahallesi Muhtarı Ahmet Akyol ise TOKİ'nin, yapacağı konutlarla kendilerini kandıramayacağını ifade ederek, kendi tandırlarını TOKİ'nin dairesiyle değiştirmeyeceklerini kaydetti. Akyol, "TOKİ aklını başına alsın, aldığı kararın boş olduğunu şimdiden anlasın. Öyle bizi tapulu evlerimizden, mahallemizden çıkartma hakkı yoktur. Hadlerini bilsinler biz tandırımızı onların vereceği daireye değiştirmeyiz. Bunu çok iyi bilmeliler. 2. kez bizi yerimizden sürdüreceklerini düşünüyorlarsa yanlış düşünüyorlar. Bu sefer bizi sürmenin biraz zor olacağını bilmelerini istiyoruz" şeklinde konuştu.
FERHAT ARSLAN - DİHA/MERSİN