- Zorla tahakküm altına alma, asimilasyon, fiziki ve kültürel soykırım yöntemleri, sorunu çözemedikleri gibi sadece daha kaotik hale getirdikleri için terk edilmelidir.
HALİT ERMİŞ
Kürt sorununun çözümünde bugüne kadar denenen yöntemlerin sonuçsuz kalışı, yeni yol ve yöntemlerin aranması gerektiğini gösterdi. Kürt Halk Önderi'nin geliştirdiği çözüm stratejisinin demokratik siyaset olarak belirlenmesi, yeni bir tarihsel aşama ya da başlangıçtır ve bu da demokratik entegrasyonu zorunlu kılıyor. O halde zorla tahakküm altına alma, asimilasyon, fiziki ve kültürel soykırım yöntemleri, sorunu çözemedikleri gibi sadece daha kaotik hale getirdikleri için terk edilmelidir.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, demokratik entegrasyonu sadece bir çözüm yöntemiyle sınırlı tutmuyor, aynı zamanda demokratik toplumun kurulmasında yeni bir mücadelenin başlangıcı olarak nitelendiriyor. Dolayısıyla demokratik entegrasyon, kapitalist modernite ve onun kasta dayalı, toplumu içten parçalayan ve çatıştıran yapısına karşı demokratik toplum ve komünal özelliğinin savunuculuğuna yapar.
İlkelere dayanmak zorundadır
Ulus-devlet ile demokratik toplumun diğer bir ifadeyle demokratik ulusun entegrasyonu da ilkelere dayandırılır.
* Devletin laiklik ilkesi, yeniden tanımlanır. Sadece din-devlet işlerinin ayrıştırılması değil, demokratik toplumu oluşturan milliyetlerin, kendini özgürce ifade etmesinin önündeki tüm engeller kaldırılır. Toplumun dili, dini, kültürü, devlet tarafından tayin edilemez, bunlardan herhangi birine zorlanamaz. Tüm bunlar kendi özerk yapılarını korurlar.
* Demokratik toplumda devlet vatandaşlığı, ulus kimliğinden ayrıştırılarak devlet üyeliğiyle sınırlandırılır. Demokratik toplum (asıl nitelemesi demokratik ulustur) ortak vatandaşlık bağıyla bir devlete bağlanmış farklı milliyet yapılarını içerir. Demokratik bir toplum veya sistemde bir milliyetin zorla dayatılması, faşizm olarak nitelendirilir. Bu, zaten ulus-devlete has bir durumdur.
* Politik sistemin tayinini de yine toplumların kendi iradesiyle olması gerektiğine dikkat çekilerek, “isteyen kapitalist isteyen sosyalist toplum olarak kendisini örgütler” denir.
* En önemli husus devletin tarafsızlığıdır. “Hukuk devleti bu konuda eşit mesafede, özgürce ifade hakkına bağlı olmalıdır. Bir tarafın lehine zor ve şiddet kullanmamalı, dayatmalarda bulunmamalı” denilerek bunun da ancak yasal/anayasal düzenlemeler ve demokratik hukukla mümkün olabileceğinin altı çizilir.
Kürtler arası ilişkiler de
Entegrasyon, sadece mevcut ulus-devlet ile demokratik toplumun bir araya gelmesi, bütünleşmesiyle sınırlı tutulamaz. Kürtler arası demokratik birlik de yine entegrasyon sürecinin zorunlu bir gerekliliği olarak öne çıkıyor. Kürtler, demokratik ulusal birlikle kendi iç entegrasyonlarını gerçekleştirmelidir. Bu da demokratik toplum olmanın kaçınılmaz şartıdır. Kaldı ki, bugün ulus-devletlerin demokratikleşmesini, halkların aynı çatı altında eşit ve özgürce bir arada yaşamasını, Kürtlerin de bu şekilde onurlu ve özgürce yaşamasını isteyen Kürtler, zorunlu olarak da kendi iç sorunlarını çözerek iç entegrasyonlarını sağlamak durumundadır.
Sonuç olarak demokratik entegrasyon, zaten tarihsel olarak farklılıkların bir aradalığına dayalı yaşamın kaçınılmazlığının sonucudur. Bu komünalliğe dayalı tarihsel toplumun iktidarcı güçlere karşı varlığını ve özgürlüğünü garantiye alma yöntemidir. Kürt sorununun çözümünde de temel bir yoldur.