
‘Zulüm zincirleri dengbêjlerle kırıldı’
“Şêr şêr e çi jin e çi mêr e" diyerek kadın erkek profillendirmelerine eleştiride bulunan Mukaddes, “Kadınlar artık zulüm zincirlerini kırdı. Artık kimse kadınların önünü kesemez” şeklinde belirtti. Dengbêjliğin kendi yaşam anlayışına dair çizdiği yolda önemli etkenlerden olduğunu söyleyen Mukaddes, “12 yaşımdan bu yana bu sanatı icra ediyorum. Dengbêjlik yoksa bende yokum, hayatım dengbêjlik üzerine kurulmuş onun sayesinde ayakta duruyorum. Bu nedenle ben stranlarımda aslında hep kendimi anlatırım” dedi. Her bir dengbêj eserinde ayrı dert ve ayrı söylemlerin olduğunu ifade eden Mukaddes, “Herkesin derdi, söylemeleri ayrıdır. Bana göre bütün kadınlar dengbêjdir. Aslında biz kadınlar dert-bejiz derdimiz olduğu için söylüyoruz ”dedi.
‘Kürdistan tarihi toprakta'
1980’li yıllarda yasak olan ve 2000’li yıllarda da tekrardan ortaya çıkan dengbêjlik üzerine konuşan Mukaddes, “Birçok Kürt sanatçı siyasi söylediği için yasaktı. Oysa ki dengbej Şakiro veya dengbej Kazım olsun bunlar siyasi söylemiyorlardı. Yürekten söylenen türkülerdi. Fakat o dönemlerde bunlar bile yasaktı. Bütün Kürtler, kasetleri toprağın altına saklama olayını hatırlar. Kürtler, ağıtlarını dahi toprağa gömdü. Biz Kürtler, katledilen ölülerimizle beraber sesiz Kürtçe ağıtlarımızı da toprağa gömdük. Fakat şimdi onları, ödünç verdiğimiz topraktan alma zamanı geldi. Bu yüzden Kürtler en çok yok olmak üzere olan dengbêj sanatına sahip çıkmalı ve onu tekrara hayata döndürmeli. Dönemin jandarma ve polisinden kaçırarak toprağa gömdüğümüz kasetlerin içindeki türkü ve ağıtlarımızın çürüyüp gitmesine izin vermemeliyiz" dedi.
JİNHA / WAN