Muş'un Korkut İlçesi'ne bağlı Yedipınar köyü nüfusuna kayıtlı 1989 doğumlu Osman Çağlayan'ın da Türk Hizbullahı ile Selefi çizgisinde faaliyet gösteren ve İstanbul'da özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Bağcılar ve Esenler ilçelerinde faaliyet gösteren bu dernekler aracılığıyla Rojava'ya gittiği ve 15 Haziran'da sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırı sırasında yaşamını yitirdiği iddia edildi. Yine aynı köyden Turgut Gökaslan (18) ve Vahit Akdeniz (20) isimli gençlerin de söz konusu derneklerin faaliyetlerinde yer aldıktan sonra Rojava'ya gitmeleri, bu derneklerin özellikle Kürt gençlerini hedef aldığı ve Rojava'ya gönderdiği yönündeki iddiaları doğruluyor. Ocak ayından bu yana Osman Çağlayan'dan haber alamayan babası Sami Çağlayan, DİHA'ya konuştu.

Oğlunun, paylaşım sitesine yüklenen "Suriye'de Şehid Olan Türkiyeli Mücahitler" isimli bir video da fotoğrafının aile yakınları tarafından görülmesi üzerine bu bilgiye ulaştıklarını söyleyen baba Çağlayan, Osman'ın 6-7 yıl bu derneğe gittiğini ve derneğe gitmesiyle birlikte kendilerinden uzaklaşmaya başladığını dile getirdi. Oğlu Osman'ın İstanbul'a çalışmak için gittikten sonra dernekle tanıştığını belirten baba Çağlayan, derneğin asıl amacının gençleri din adı altında savaştırmak olduğunu öğrendikten sonra kendisini alıp Muş'a götürdüğünü söyledi.

Onlarca Kürt genci eğitiliyor

Çağlayan, geçtiğimiz yıl oğlunun "Çalışmaya gideceğim" diyerek tekrar İstanbul'a gittiğini ve Ocak ayından bu yana kendisinden haber alamadıklarını aktardı. Oğlunu almak için gittiği dernekte 70'in üzerinde Kürt gencinin olduğunu ve burada dini eğitim aldıklarını gördüğünü kaydeden baba Çağlayan, dernekte cemaatin kadroları olduğunu tahmin ettiği iki kişinin de Muşlu olduğunu belirtti. Kandırılan gençlerin din adı altında Rojava'ya kendi halkı ile savaştırılmaya götürüldüğünü ifade eden Çağlayan, "İktidar partisinin tüm bu olup bitenlerden bilgisi var. Onlar da zaten onların arkadaşlarıdır" diye konuştu.
Sami Çağlayan, Rojava halkından özür diledi.

Kürt bölgeleri seçiliyor

İstanbul'da özellikle Kürt nüfusunun yoğun olduğu Bağcılar ve Esenler ilçelerinde aynı faaliyetleri yürüten çok sayıda dernek olduğu, bunlardan birinin de Osman Çağlayan ile çetelere katıldığı iddia edilen Turgut Gökaslan ve Vahit Akdeniz'in gittiği "Hira-Der" olduğu ifade edildi. Esenler ilçesine bağlı Kazım Karabekir Mahallesi'nde bulunan bu dernekte gençlere dini eğitim verildiği ve bir süre sonra bu gençlerin büyük kısmının Suriye'ye ve Rojava'ya gittikleri belirtildi.

200'ü aşkın kişi gönderildi

Aynı derneklerle ilişkisi olan ve güvenlik nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi, özellikle son dönemde bu derneklerde bulunan ve çoğunluğunu Kürt gençlerden oluşan 200'ü aşkın kişinin El Nusra ve Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) katıldığını söyledi. Bağcılar ilçesine bağlı Güneşli Semti'nde bulunan İmam El Buhari Vakfı'nın derneklerin çatısı olduğunu, bu derneklerde ders veren imamların bu vakfa gittiğini belirten aynı kaynak, vakıfta "medrese eğitimi" adı altında öğrencilerin uzun süre eğitime tabi tutulduğu, Türk Hizbullahı ideolojisinde eğitimlerin verildiğini belirtti. Söz konusu vakfın daha öncedeki dönemlerde İrfan Vakfı ismi altında faaliyet yürüttüğü, ancak mahkemece kapatılmasından sonra bu isimle tekrardan faaliyete başladığı öğrenildi.

Bilgiler örtüşüyor

Derneklerle ilişkili olan söz konusu kişi ile baba Çağlayan'ın verdiği bilgiler birbirini doğrularken, oğlunun gittiği dernekte Muş nüfusuna kayıtlı Mahmut Varhan'ın gençlere ders verdiği söyleyen baba Çağlayan'ın bu bilgisi ile haber kaynağının verdiği "Mahmut Hoca diye bir hocamız var. Kendisi aslen Muşludur. Kendisi çok iyi bir hocadır. Bize ders veriyor… Son zamanlarda çok kişi gitti. İnançtır sonuçta herkesin düşüncesi farklı. Giden kaç arkadaşımız şehit düştü. Derneğe gelen Muşlu Osman diye biri vardı. Ama şu an nerede bilmiyorum" bilgileri örtüşüyor. Söz konusu Mahmut isimli şahsın Türk olan Ali isimli kayınbiraderinin de yine aynı dernek ve vakıf içerisinde faaliyet yürüttüğü belirtiliyor.

Çete üyeleri otobüslerle taşındı

Aynı kaynak, Hatay'a sefer yapan bir turizm şirketine ait 34 DV 440 plakalı otobüsle 6 Eylül günü saat 23.25'te çetecilere katılmak üzere 40'ın üzerinde gencin İstanbul'dan Hatay'a doğru yola çıktığı bilgisini verdi.

Ölenlerin çoğu Kürt!
Yine Osman Çağlayan'ın yaşamını yitirdiği ifadesinin yer aldığı video görüntüsünde aynı şekilde Türkiye'den bu dernekler aracılığı ile Suriye ve Rojava'ya giderek yaşamını yitiren Ömer Faruk Yavuzer, "Şehid Hikmet (Antep)", "Cemal Begtaş (Amed)", "Abdulkadir (Adıyaman)", "Mahmut Akyıldırım (Amed)", "Ahmed Alaca (Adıyaman)", "Muhammed Huseyin (Amed)" ve "Hikmet (Antep)" gibi çoğunluğu Kürt çok sayıda gencin ismi ve fotoğrafları yer alıyor. Yine Muş nüfusuna kayıtlı olan ve İstanbul'dan çetelere katıldığı iddia edilen Burhan Erol'un 6 Eylül tarihinde yaşamını yitirdiği bilgisi çetelerin internet sitesinde yer alıyor.


HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED