Dersim ile ilgili olarak onlarca yazı yazdım. Bunları Özgür Politika, Yeni Özgür Politika, Google.de ve gomanveb.com arşivlerinde bulabilirsiniz. Bu nedenle Dersim’in tarihini, Dersim Kürt Milli Hareketinin gelişimini anlatmayacağım. İsteyen okurlarım yukarıda belirttiğim gazetelerin, internet sayfalarının arşivlerine girip okuyabilirler..
Dersim tartışmalarının fitilini ateşleyen Desim CHP milletvekili Hüseyin Aygün’ün Fethullah’ın resmi gazetesi “Zaman”a yaptığı açıklamalarla oldu. H.Aygün Dersim katliamında M.Kemal’in de sorumluluğu olduğu belirtmişti. Bunun üzerine CHP içindeki ulusalcı milletvekilleri harekete geçmiş, Hüseyin Aygün’ün CHP’den ihraç edilmesi için basın toplantısı yapmışlardı. Tartışmalar, CHP’deki ulusalcıları da aşarak bir CHP-AKP polemiği klasiğine dönüştü.
Yaşamını sürgünde noktalayan değerli Kürt aydını, siyasetçisi, Koçgiri ve Dersim Kürt Milli Hareketinin stratejistlerinden Dr.M.Nuri Dersimi’nin kaleme aldığı “Kürdistan Tarihinde Dersim” adlı yapıtının Türkiye’ye sokulması yasaklı olmasına rağmen bizim kuşak Dersim’i onun kaleminden öğrendi. 1990 yıllarda sevgili İsmail Beşikçi “Tunceli Kanunu ve Dersim Jenosidi” isimli eseri ile resmi Türk Tarihin’de gedik açtı. Bu nedenlede Türk Mahkemelerinin, istisnalar hariç sol, sağ ve liberal Türk aydınlarının boy hedefi oldu. Sarı Hoca’ya sarışınlığından dolayı “İngiliz ajanı” diyen aptallar oldu. Kürt aydın(cık)larının kendisine ekspertlik yaptığı Taha Akyol’un ona olan hıncı da resmi Türk tarihini deşifre etmesinden, hakikatleri yazmasından dolayıdır.
Evet 1935 yılına kadar Sünni Kürt Milli Hareketlerini tedip, tenkil ve tehcir etmekle meşgul olan Kemalist diktatörlük ve onun üçlü trio (M.Kemal, İ.İnönü ve Fevzi Çakmak), 1935 yılından itibaren ise yine M.Kemal’in öncülüğünde Dersim’de de tedip, tenkil ve tehcir politikasını uygulamak için hazırlıklarına başladılar. Bu üç Kürt katliamcısına 1937 yılının 25 Ekim’inde büyük ittihatçi Galip Hoca’da (Celal Bayar) dahil oldu. Dersim katliamının 25 Ekim 1937 tarihinden itibaren uygulayıcısı M.Kemal’in son başbakanı Celal Bayar’dır. 1951 yılında Diyarbekir M.Vekilleri M.Remzi Bucak, Yusuf Azizoğlu ve Mustafa Ekinci tarafından “Otuzüçler Olayı“, “Karaköprü Hadisesi” meclise taşınmak istenirken Celal Bayar’ın etekleri tutuşmuş, Dersim katliamının gündeme getirlmemesi için CHP G.Başkanı İsmet Paşa ile dirsek teması kurup anlaşmaya varmışlardır.
Şimdi sadede gelelim. Dersim’de Kürt Aleviler kendilerini imha etme hazırlığına başlayan sömürgeci Kemalist rejime başkaldırmıştır. Kemalist sömürgecilik tıpkı 1915-1918’de olduğu gibi nasıl ki giderken ZO’ları (Ermenileri), dönerken LO (Kürtleri) temizlemişlerse 1925-1935 arasında Kürt Sünnileri hal ederken,1935-38 arasında da Kürt Alevileri (Kızılbaşları) hal etmişlerdir. Dersim’de silahlı-silahsız, kadın, erkek, çocuk-genç, ihtiyar farkı gözetilmeksizin Kürtler (Alevi Kürtler) katledilmişlerdir.
Katledilmekle de kalınmamıştır, Kürt Alevilere karşı soysuz bir beyaz soykırım uygulanmıştır. Dersim’de kasaturalarındaki Kürt kanını sildikten sonra, devşirdikleri kız-erkek Dersimli Kürt çocuklarının beyinlerinide kemalizmin asimilasyon sabunu ile yıkamışlardır.
Ben “yetmez ama Kürtlerden özür dilenmesi” bir başlangıçtır diyenlerden değilim. Dersim’de yapılanlardan dolayı dolaylı da olsa devlet adına özür dileyen AKP-Fethullah ittifakı bugün aynı soykırımı askeri ve siyasal olarak gözümüzün içine baka baka yapıyor. Yani anlayacağınız halkımızın deyimi ile “Kör diyen ela gözlüm olsaydı bari.” Ve hiç kimse yanılmasın Dersim katliamını kitapları ile bugünlere taşıyan yazarlarımız olmasa idi, Kürt ulusu Kemalist sömürgeciliğe karşı direnmemiş olsa idi Türkiye’nin Başbakanı Dersim’de yapılanlardan dolayı devlet adına özür dilemezdi.
Kürdistanlılar bu özür dileme taktiğine pek aldırmamalıdırlar. Özür dilemek yetmiyor! Başta Dersim aslanı Seyid Rıza olmak üzere onunla birlikte Elaziz buğday pazarında asılanların cesetleri nerdedir, ne yapıldı? Bunların mezarları nerede ise açığa çıkartılmalıdır. Katliamın simgesi “Tunceli” ismi kaldırılmalı Dersim’e Dersim ismi verilmelidir. Ailelerinden kopartılıp bir daha ailelerini göreme yenlerin akibetleri açığa çıkartılmalıdır. Dersimlilerin zararları giderilmeli, Dersim’in doğasını tahrip eden barajların yapımı durdurulmalıdır.
Bu vesile ile Dersim kökenli Badoeynhaus’da vefat eden Erzincan Çayeli kazası Mağara köyünden Kürt yurtseveri ve emekçisi Ağa Kanat’ın hatırası önünde saygı ile eğiliyorum.
***
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* PKK Genel Başkanı Abdullah Öcalan hakkında verilen idam kararı, Yargıtay 9.Dairesi tarafından 30 Kasım 1999’da onaylandı.
* Kürt yurtseveri, aydını, HEP üyesi Dr.İdris Çelik kontrgerilla tarafından 1 Aralık 1992 tarihinde şehit edildi.
* ARGK komutanlarından Erdal Gedik 1 Aralık 1994 tarihinde Dersim Kutuderesi’nde şehit oldu.
* Özgür Ülke gazetesinin İstanbul’daki merkez binası 3 Aralık 1994 tarihinde kontrgerilla tarafından bombalanarak yerle bir edildi, Olayda Özgür Ülke çalışanı Ersin Yıldız şehit oldu.