
Projelerin tamamı faaliyete geçti
1983 yılında DSİ tarafından Munzur Nehri üzerine enerji amaçlı 7 adet baraj yapılması önerilirken, aynı zamanda Peri Vadisi üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinin de hayata geçmesi için çalışmalar hızlandırıldı. Özellikle Peri Vadisi üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinin tamamına yakını, faaliyete geçerek enerji üretimine geçti. Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinin ise, her ne kadar halkın ortaya koyduğu eylemler, protestolar ve açılan davalar sayesinde süre kazanılmış, yürütmeyi durdurma ve iptal kararları verilmiş olsa da, devletin barajlar ısrarı nedeniyle Dêrsim doğası her an tehdit altında.
Devletin ısrarı sürüyor
Pilemorî Vadisi ve kolları üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinin mevcut olduğunu ve son süreçte bu projelerden bir kısmının devlet tarafından iptal edildiği bizzat devletin ilgili kurumları tarafından da açıklanmıştı. Ancak devletin Dêrsim toprakları üzerinde ki baraj yapma ısrarı halen sürüyor. Munzur Vadisi üzerinde yapılması planlanan Konaktepe Barajı ve HES, Kaletepe Barajı ile Bozkaya Barajı projelerine ilişkin iptal veya yürütmeyi durdurma kararları vermiş olsa da, devlet Dêrsim'de yapılmak istenen bu baraj projelerinden tamamen vazgeçmediği sürece doğa katliamı tehdidi de devam edecek.
'Barajlara karşıyız'
Dêrsimli yurttaşlar ise, doğayı talan edecek adencilik, HES ve baraj yapımlarından oldukça rahatsız. Konuya ilişkin konuşan Hüseyin Güler adlı yurttaş, Elezîz'den Dêrsim'e gelirken yolda barajların çevreyi nasıl olumsuz ektiğini gördüğünü belirterek, sadece Dêrsim coğrafyasında değil Türkiye ve Kürdistan'ın her yerinde yapılan barajlara karşı olduklarını ifade etti.
'İzin vermeyeceğiz'
Barajların Dêrsim'de doğayı ve bölgeyi insansızlaştırmak adına yapıldığına dikkat çeken Ahmet Bulut adlı yurttaş da, Dêrsim halkının buna izin vermeyeceğini, her zaman radikal eylemler gerçekleştirerek doğayı katletmenin önüne geçilmesi gerektiğinin önemine vurgu yaptı. Besime Kamberoğlu ise, barajların Dêrsim'de insanları ve doğayı yok edeceğini söyleyerek, "Devletin yapmak istediği dilimizi, kültürümüzü yok etmektir. Ama biz buna izin vermeyeceğiz" dedi. Dêrsim'in doğasının bozulmasını istemediğini dile getiren Gülistan Yıldız da, Dêrsim halkı olarak doğanın bozulmaması için, dimdik herkesin karşısında duracaklarını aktardı.
DİHA/DÊRSİM