Pilemorî (Pülümür), Perî (Akpazar), Nazmiye, Mazgerd (Mazgirt), Pûlûr (Ovacık), Malkişî (Çemişgezek) ve Xozad’a (Hozat) ağırlık veren Almanya Dêrsim Seçim Komisyonu üyeleri, halkın yoğun ilgisinden oldukça memnun ve umutlu olduklarını söylüyorlar. Kimi köylerde komisyon üyeleri ve beraberindeki temsilciler, vekiller, yazarlar, gazeteciler ve sanatçılar, davul zurnalar, zılgıtlar, alkışlar ve ulusal kıyafetlerle karşılanıyor. Her ziyaret edilen köyde, büyük bir coşkuyla karşılanıyoruz. Görüştüğümüz insanların birçoğunun BDP’den duydukları memnuniyet, bizlere BDP’nin doğru yolda olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. BDP’li belediyelerin halka sunduğu hizmetin herkes tarafından büyük bir bağlılıkla kabul edildiğini anlatan halk, diğer partiler tarafından yıllardır sömürüldüklerini, müşteri olarak algılandıklarını, üç kuruş para ve bir paket un karşılığında oylarının istendiğini söylüyor. Seçimler önce BDP’nin verdiği her sözün arkasında durarak gereken hizmeti yaptığını da belirtiyorlar.

Sözünün eri olarak çalışan BDP’li belediyeler, Dêrsim halkına hak ettiği hizmeti sunmuş ve bu çalışmaları sayesinde halkın güvenini ve sevgisini kazanmış. BDP’de olmayan belediyelerin ise şu ana kadarki halk tarafından “rezalet” olarak tanımlanan çalışmalarından perişan olan ilçelerde de halk, BDP’yi umut olarak gördüğünü ve benimsediği açıkça ifade ediyor. İlçelerde yıllardır temiz içme suyundan, çamursuz bir sokaktan, sağlık hizmetlerinden, sosyal hizmetlerden, kadın-erkek eşitliğinden, istihdam projelerinden mahrum bırakılan Dêrsim halkı, bu yıl “Yeter artık” diyerek yüzünü BDP’ye çevirmiş durumda.
Bu ve benzeri izlenimleri, ziyaretlerimiz esnasından halkımızdan birebir duyuyoruz. Duydukça da, seçimlere birkaç gün kala heyecanımız daha da artıyor.

Miting günü...

27 Mart sabahı... BDP’nin merkezi miting günü... Bir lokma börek, poğaça ve çay ile yaptığımız kahvaltının ardından, Dêrsim Merkez Seçim Bürosu önünde oturuyoruz. Seçim bürosu dediğimiz, il merkezindeki meydan üzerinde bulunan açık hava kafeteryası, seçim bürosuna çevrilmiş. Ülkenin ve Avrupa’nın her yerinde seçim çalışmalarını yürütenler ve destekleyenler, günlerdir burada bir araya gelip mahalle mahalle, köy köy dolaşıyorlar.
Bugün ise çok farklı, çok daha heyecanlı bir gün. Herkes sabahın erken saatlerinde seçim bürosunda bir araya gelerek harıl harıl çalışıyor. Bayrakları çubuklara takıyor, pencerelere, konvoy araçlarına yapıştırıyor. Seçim bürosunun yanındaki sokak bir anda araçlarla doluyor. Her yerden yükselen “heval”, “yoldaş”, “arkadaş” sesleri arasında, ekip çalışmasının güzel bir örneği sergileniyor. Kimse “ben” demiyor; “Biz çalışıyoruz, biz kazanacağız” mantığı ve sevinciyle çalışıyor herkes. Bu durum, Avrupa’da gördüğümüz dar mantığın karşısında da bir örneğe dönüşüyor.

Ve miting başlıyor...

Görevli arkadaşlar anons ediyor: “Herkes araçlara binsin; gidiyoruz arkadaşlar.”
Birden zılgıt sesleri, sloganlar eşliğinde yüzlerce insan, BDP, EMEP, ESP, Partizan ve diğer rengarenk bayraklarla süslenmiş araçlara biniyor. Zılgıtlar ve kornalar eşliğinde araç konvoyu, “Turşmek” dediğimiz il çıkışına doğru hareket ediyor.
Herkesi bir heyecan sarmış. Yüzlerce gülümsemeler, eller pencerelerden çıkmış; ya bayraklar sallanıyor, ya zafer işaretleriyle selamlanıyor, yol kenarına dizilmiş halk.
Öğrendiğimiz kadarıyla, Dêrsim’in il ve ilçelerinden 400’ün üzerinde araç katılmış konvoya. Yüzlerce araç, Sixenk ve Gazik mahallelerinden geçiyoruz. Dêrsim halkı, yediden yetmişe pencerelerden, teraslardan, sokak başlarından konvoyumuzu selamlıyor. Hemen anlaşılıyor ki, Dêrsim kararını vermiş. Anlaşılıyor ki, Dêrsim kendine yakışan duruşu sergiliyor. Umudumuz ve heyecanımız birbirleriyle yarışıyor. Seçimlere üç gün kala böyle bir manzarayla karşılaşmak, insana güven ve özgüven veriyor. İçimizden, “Biz kazanacağız! Dêrsim halkı kazanacak” diye bağırmak geliyor...

Yüzlerce araçlık konvoy

Konvoy Turşmek’te duruyor; araçlar kornalar eşliğinde yol kenarına diziliyor. Bekliyoruz. Milletvekillerimiz ve eşbaşkanlarımız gelecek. Tabi davul zurna ekipleri, davetkar biçimde çalmaya başlıyorlar. Kitle bir anda halaya geçiyor. Kimi zılgıt çalıyor; kimi selamlaşıyor birbirleriyle.
Öğleye doğru, güneşin sıcağını artırdığı anlarda, konvoy kent merkezine dönmeye hazırlanıyor. Karşılamanın coşkusu, halkın evlatlarına, vekillerine sahip çıktığını gösteriyor. Konvoy seçim bürosunun da bulunduğu çarşıya ulaştığında, büyük bir kitle tarafından karşılanıyor. Dêrsim’in bütün ilçelerinden gelenler ve meydanı doldurmuş kitle, alkışlar eşliğinde karşılıyor konvoyu. Her birimiz, barışın ve umudun vekillerine dönüşüyoruz. Konvoydakilerle birlikte büyüyen kitle, mitingin yapılacağı Seyit Rıza Meydanı’na doğru yürüyüşe geçiyor.
Halkın coşkuyla atılan sloganlar, meydana doğru giden dar sokakta gürlüyor. Gürül gürül sesin yankıları, Dêrsim’in bütün sokaklarına ulaşıyor. “PKK halktır, halk burada”, en sık atılan slogan. Kitlenin alana ulaşmasıyla birlikte, Seyit Rıza Meydanı bir anda tıklım tıklım doluyor. Herkesin elinde bayraklar, sarı-kırmızı-yeşil tülbentler, şehit fotoğrafları, dövizler... Mitingimiz, coşkuyla, sloganlar ve zılgıtlar eşliğinde başlıyor.

Halkın sözü sahnede...

Adaylarımız, vekillerimiz tek tek sahneye çıkıp halkı saygıyla selamlıyorlar. Her biri dakikalarca coşkulu sloganlarla ve alkışlarla selamlanıyor. Kimi gençler, sahnede olup bitenleri daha iyi görebilmek için ağaçlara tırmanmış; analarımız tek gölge alan olan sahne arkasındaki duvarın altına oturmuş; kimileri, sahne arkasındaki vekilinin elini tutmaya çabalıyor.
Arada halkın kendi arasında konuşmalara kulak kabartıyoruz. Herkes birbirine, “Bak, dinle; bunu ben de düşünmüştüm”, “Hani sana söylemiştim ya”, “Konuşmuştuk ya”, “Bak o da benimle aynı şeyi söylüyor” gibi sözler ediyor. BDP sahneye, halkın sesini yansıtıyor. BDP’nin halk olduğu gerçeği, bu anlarda bir kez daha görünür oluyor.
Gençlere kulak kabartıyoruz. Birbirlerine, “Vay be! Ne kadar da çok insan gelmiş!” diyorlar; “Devrimdir bu devrim!” diyorlar, coşkuyla. Anlaşılan herkes mitinge sevinci, umudu ve kararlılığıyla gelmiş.
Seçimlere üç gün kala böyle güzel bir buluşmaya şahit olmak insana, “Halkımız kazanacak” değil, “Halkımız çoktan kazandı” dedirtiyor.

NİHAL BAYRAM/RIZA AYDOÐDU /
Gazetemizin muhabirleri ve aynı zamanda Almanya Dêrsim BDP’yle Dayanışma Komitesi üyeleri Nihal Bayram ve Rıza Aydoğdu, seçim çalışmalarına katılmak üzere gittikleri Dêrsim’de katıldıkları mitingle ilgili izlenimlerini yazdı.