Kısa ve uzun metrajlı 100 film 

Cenevre Film Festivali , Arap ve Ortadoğu ülkelerinin yönetmenlerinin  film ve belgesellerine ağırlık vererek, yaşanan savaşların, acıların ve barbarlığın yanı sıra, barışı esas alan mücadelenin de yaşandığını film ve belgesellerle seyirciye sunuyor. Festival ayrıca Doğu ile Batı arasında bir köprü oluşturarak nefrete sevgiyle cevap vermek istiyor. Bu yıl Festivale Türkiye’den iki film katılıyor. Bunlardan birisi Dersîm Katliamı’nı konu alan ve yönetmenliğini Nezahat Gündoğan’ın yaptığı ‘Hay Way Zaman’ ile yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı 1940’lı yıllarda yaşamış 2 şairin hayatının anlatıldığı ‘Kelebeğin Rüyası’ filmleri.

‘Hay Way Zaman’ belgeselinde,  1938 Dersîm Katliamı’nda ailesinden, dilinden, inancından, tarihinden, kültüründen koparılan bir kız çocuğunun 74 yıl sonra köklerini arama, hatırlama ve bulma yolculuğu anlatılıyor. “Hay Way Zaman’’ belgeseline konu olan Emoş Gülver köklerinden koparıldığında henüz 5-6 yaşlarındadır. Emoş Gülver’in ailesi öldürülmüş, yaralı ağabeyiyle ölülerin içinden çıkıp köylerine giderken yolda ağabeyini de kaybeder. Onun travmalı hafızasında hala ağabeyinin kan kokusu vardır…İnsan hatırlayarak mı arar, arayarak mı hatırlar? Belgesel bu soruya cevap arar.                Cenevre Film Festivali kapsamında gösterilecek olan ‘Hay Way Zaman’ belgeseli 29 Mart saat 14.00’te Grütli’de gösterilecek.  


CENEVRE