
Şırnak’tak 39 sivil toplum kuruluşu ortak açıklama yaparak Demokratik Özerkliğe destek verdi. STK’ler adına ortak açıklamayı yapan Eğitim-Sen Şube Başkanı Serhat Uğur, “Demokratik Özerklik modelini önemsiyoruz” dedi. Uğur, 30 yıldır çözümün baskı, zulüm, imha ve inkar politikalarında arandığını belirterek, “Ancak geldiğimiz noktada çözümün bu olmadığı ortada” dedi. Kürt sorunu ile ilgili genel problemlerin çözülecek ve tartışılacak yerlerin başında meclisin geldiği umudunu taze tutmak ve bir an önce iktidarın “gelmeseler de olur” tavrı ve yaklaşımından vazgeçerek, gerçek anlamda oluşacak onurlu bir barışın önünü açmak için ciddi ve somut adımlar atmasını istedi.
Model ne getirecek?
Demokratik Özerklik ilanına başta iktidarın daha sonra da Türkiye’deki demokratik seslerin sessiz kalmaması gerektiğini söyleyen Uğur, modelin yaratacağı olumlu havayı maddeler halinde sıraladı:- Yıllardır tek merkezden yönetilen ve giderek hantallaşarak ülke sorunlarına hızlı ve yerinden çözüm gücünden uzaklaşan bu yapı, yerinden yönetimle hem halkın kendi sorunlarını çözme noktasında daha aktif rol almasının önünü açacak hem de bu yolla hantallaşan bürokratik anlayış rahat bir nefes alacaktır.
- Temsili Demokrasiden, halkın iradesinin en yalın haliyle yansıdığı doğrudan demokrasiye geçiş sürecinde ülke hız kazanmış olacak.
- Öz kaynakların o bölge insanları için daha adil bir şekilde kullanımının önü açılarak bölgelerarası ekonomik fark ve makas daralmış olacaktır.
- Farklılıkları kabul etmeyen, tüm insanları bireyci ve tek tip olarak yetiştirmeye kendini şartlamış olan Kapitalist Sistem karşısında farklılıkların farklılıkları ile eşitçe ve kolektif bir şekilde yan yana yaşamalarının sağlanacağına olan inanç artmış olacaktır.
- Yıllardır AB’nin Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın altına imza atmayarak, şerh koyulan maddelerle ilgili problemler aşılmış olacaktır.
- Kopuşu değil, aksine yanyana farklı ama eşit bir şekilde yaşamanın bir diğer adı olacaktır.
- Ortak Vatan vurgusunun bölünme paranoyasına son veriyor olmasının yaratacağı güven ve olumlu hava oluşacaktır.
- Halkların onurlu birlikteliğini ifade etmek için demokratik ulus ve bunun toplumsal sözleşmesi olacak olan demokratik sivil anayasanın inşa edilmesi ve korunarak tarihsel devamlılığının oluşturulması sağlanacaktır.
- Çözümsüzlükten kaynaklı toplumsal sorunların hakikate ulaşması için de toplumsal vicdanın oluşum inşası da gerçekleşecektir.
Havai fişekler atıldı
Öte yandan halk da büyük bir coşkuyla kararı kutluyor. Demokratik Özerklik önceki akşam Şırnak’ta üç ayrı mahallede yapılan şölenlerle kutlandı. Mitinglerde „Şırnak halkı Demokratik Özerkliği uygulamaya hazır“ mesajı verildi. Binlerce kişi havai fişekler altında halaylar çekerek ve Öcanlan ile Mahsum Korkmaz’ın dev posterlerini açarak Özerkliği selamladı.BDP’li belediyeler: Hayata geçireceğiz
Dün Uludere Belediyesi önünde toplanan Şırnak’taki tüm BDP’li belediyeler, Demokratik Özerkliği adım adım hayata geçireceklerini duyurdu. Belediye başkanları adına konuşan Şırnak Belediye Başkanı Ramazan Uysal, „Demokratik Özerkliği destekliyoruz ve bu temelde hizmet etmeyi esas alacağız“ dedi.Geverliler her yerde istiyor
Kurdukları, komün ve meclislerle sorunların büyük bölümünü kendileri çözerek, ilklere imza atan Geverliler (Yüksekovalılar), alınan özerklik ilanına da tam destek verdi. Alınan kararın geç kalınmış bir karar olduğunu söyleyen Geverliler, kararın artık bütün alanlarda uygulanması çağrısı yaptı.Altyapı inşasına başlanmalı
Alınan kararın altyapısının artık doldurulmasını isteyen Yüksekova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İrfan Sarı, “Karar her kesimde büyük bir heyecan yarattı. Bundan sonra sivil toplum kurumlarının, bürokrasinin, siyasi yapının, ekonomik yapının ve asayişin temellerinin hazırlanması lazım. Önemli bir anlamda altyapıya ihtiyaç vardır” dedi.Kürtler olanaklarını yaratıyor
12 Haziran seçimlerinde Kürt halkının gösterdiği büyük başarıya rağmen, inkar ve imha politikasının derinleştiğini söyleyen BDP İlçe Başkanı Osman Dara ise, “Çok geç alınmış bir karardır. Biz Gever halkı olarak Gever BDP İlçe Örgütü olarak bu kararın arkasındayız. Bu kararın hayata geçmesi için DTK’nin alacağı her kararın arkasında olacağız. Gever olarak bu öncülüğe aday olduğumuzu da deklare ediyoruz” şeklinde konuştu. n ŞIRNAK-HAKKARİAkademisyenler özerkliği tartışıyor
İlanı yapılan Demokratik Özerkliği projesi toplumun çeşitli kesimleri tarafından tartışılmaya devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Şemsa Özar, „En geniş katılımla tatışmak ve karara varmak gerekir“ dedi.
„Demokratik Özerklik“ projesinin ekonomi boyutunu incelediğinde, radikal bir ekonomik dönüşüm önerisi ile karşılaştığını ifade eden Özar, “Bu taslağın üzerinde derinlemesine tartışmak gerekir. Bölge’nin kendi içinde de gelir dağılımında bozulma hızlanıyor. Bu durumla baş etmek için devreye ne tür mekanizmalar sokulacak, bunların sonuçları ne olacak, bütün bunlar sadece entelektüel kesimler ya da politikacılar arasında değil, en geniş katılımla karara bağlanmalı. Zaten, taslağın en önemli iddiası da demokratik katılımı sağlamak” dedi.Türkiye’de Kürt meselesi daha öne geçtiği için ve herhangi bir yerelleşme girişimi Kürtlerin yerel yönetimde daha fazla söz sahibi olmalarına yol açabileceği için hükümetlerin yerelleşmeyi arka plana attığına işaret eden Özar, “Yerelleşme konuşulmaya başladığı an bunun Kürtlere bir statü verme biçimine dönüşeceğini düşündüklerinden bu konu gündeme getirilmiyor” diye belirtti.
Prof. Dr. Erdem: Kürt sorunu bahane ediliyorProf. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem ile Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Bilgesu Sümer de Zilan Kültür Sanat ve Doğa Festivali’ndeki bir panelde görüşlerini açıkladı. Aynı zamanda anayasa hukukçusu olan Erdem, „Türkiye’de eğer Kürt sorunu olmasaydı hükümetler bugüne kadar özerkliği ilan etmiş ve uygulama koymuşlardı. Ama Kürt sorunu bahane edilerek bu uygulamaya koyulmuyor. Demokratik Özerkliğin anayasada bazı formül değişikliklerinin yapılarak da uygulamaya koyulabileceğini düşünüyorum“ dedi.
Asimilasyon sürüyor
Giderek sosyal olarak bölünmelerin eşiğine gelen Türkiye’de halkların beklentilerinin mutlak suretle karşılanması gerektiğini söyleyen Erdem, ancak bu mutabakatın yeni anayasada sağlanmasının zor olduğunu aktardı. Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı bölgelerde şuana kadar 12 bin köy isminin Kürtçeden Türkçeye dönüştürüldüğünün altını çizen Erdem, „Bu bir kültürel jenosittir. Özellikle Türk olmayana karşı gerçekleştirilen bu politikalar imhanın çok açık göstergesidir. Bizim dedelerimizin, ninelerimizin, babalarımızın isimlendirdiği yerlerin isimlerinin değiştirmesine kimsenin hakkı yoktur“ diye konuştu. Anadilde eğitim-öğretim hakkın tanınmadan asimilasyonun asla bitmeyeceğini aktaran Erdem, „Biz üçüncü kuşak olarak hâlâ burada asimilasyonu yaşıyoruz“ dedi.Özerklikte piyasa mantığının dışında tamamen halkın kendi istemleri ile oluşturulacak bir paradigmanın önemine vurgu yapan Sümer, özellikle mahalle ve sokak komisyon, meclislerinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kürtler statüsüz yaşayamaz
Panelistlerden BDP Muş Milletvekili Demir Çelik de Kürtlerin artık statüsüz yaşayamayacağının altını çizerek „Kaderimizi birilerinin insafına bırakmayacak kadar güçlüyüz. DTK’nin ilan ettiği Demokratik Özerklik örgütlü Kürt halkının ortaya çıkardığı güçlü bir talebin karşılığıdır“ dedi.BDP Van Milletvekili Nazmi Gür ise, Kürt özgürlük hareketine karşı yeni bir milliyetçi cephenin oluştuğuna dikkat çekerek, Kürtlerin taleplerinin hukuki ve meşru olduğunu belirtti.
HABER MERKEZİ