- Parti içerisinde kalarak belediyelerdeki süreci CHP’nin sorunu halinde tutmak mümkünken YENİ Parti, CHP’nin belediyecilik konusundaki şaibeli karnesini devraldı.
- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının “Zincirleme şekilde rüşvet almak” iddialı fezlekesiyle Özel ve ekibinin sistematik olarak bu işin başında oldukları iddiası tedavüle sokuldu.
- CHP’li belediyelerin yolsuzluk soruşturmaları, Özel’in sırtına bindirildi. Devlet, CHP’yi “aklayarak” yedekte tutuyor. Özel hakkında 56 fezleke daha olduğunu da unutmamak gerek.
HEVAL TAHA
CHP ile ideolojik/politik bir çatışma yaşamadan bir hukuk darbesiyle yönetimi kaybeden kadroların kurduğu YENİ Parti, kendini ifade etme konusunda ciddi bir sıkıntı içinde olduğu görüntüsü veriyor. Maalesef ismi itibarıyla da ayrıldığı siyasi zeminin ötesinde “yeni” bir siyaset vadetmesi gereken parti, şimdilik buradan çok uzak. Parti kuruluşu esnasında “yeniyi” ararken Mustafa Kemal taklidi Cuma namazı, birinci Meclis ziyareti parodilerine hiç değinmek istemiyorum.
Programatik hazırlıklarını ciddi manada tamamlamadan CHP kopyası bir siyasal kimlikle ortaya çıkan YENİ Parti, memleketin temel sorunlarına çözüm konusunda “yeni” hiçbir şey söyleyebilmiş değil. Gelişmeler karşısında takınılacak anlık tavırlarla siyasetini izaha çalışacak gibi görünen YENİ Parti, yapısal sorunlar karşısında henüz CHP’yi aşabilecek bir tablo sergileyebilmekten uzak görünüyor. Ne yazık ki “YENİ”nin içi hali hazırda doldurulabilmiş değil.
Başta Kürt inkarı ve temel özgürlükler, dış politika, ülke kaynaklarının kullanımına dayalı gelir dağılımında hangi sınıfın lehine hareket edeceği; hedeflediği demokratikleşme modeli, eğitim, sağlık ve toplumsal cinsiyet politikaları gibi yapısal sorunlara nasıl bir çözüm önerdiği belli değil.
Hangi toplumsal tabana dayanacağı bahsinde de CHP tabanını hedeflediği gözlenen YENİ Parti’nin Kürtler ve ezilen diğer toplum kesimleri ile nasıl bir iletişim içinde olacağı da muğlak.
Cevabı verilmeyen sorular
Şu sorular ve diğerleri hala ortada sahipsiz duruyor:
* YENİ Parti, 100 yıllı aşkın devam eden Kürt inkarının müsebbibi CHP’nin bu bağlamda ne kadar uzağına düşüp özgürlükçü bir “yeniliği” temsil edebilecek?
* Gerçek manada sosyal demokrat bir kimlik inşa ederek, ezilen halk kesimlerinin gelir dağılımı eşitsizliği altında ezilmesine karşı politikalar geliştirebilecek mi?
* Tekçi Türkçülüğün ötesine geçip halkların gönüllü, eşit birlikteliği konusunda ortak mücadele alanlarında yer alacak mı?
Önündeki ciddi handikap
Bir süre önce 17 Haziran 2026’da “Devlet CHP’sine sahip çıkıyor” başlıklı yazıda bu 'mutlak butlan' müdahalesiyle CHP’nin devlet tarafından bir nevi korumaya alındığını vurgulamıştık. CHP paradigmasından uzaklaşması zor görünen YENİ Parti’nin buna rağmen Kemalizmi ve altı oku CHP’ye bırakıp CHP belediyelerinin yolsuzluk soruşturmalarını devralması da çok ciddi bir başka handikap olarak partinin önünde duruyor.
Mahkeme marifetiyle yeniden CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaşanan süreci bir “arınma” olarak izah etme çabası da tam da bundan kaynaklanıyor. Kılıçdaroğlu’nun başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen yolsuzluk operasyonu olmak üzere CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk soruşturmalarını ısrarla vurgulaması boşuna değil. Kılıçdaroğlu, bu yolla kendisine muhalefet eden ekibi yolsuzlukların bir uzantısı olarak göstermeyi hedefliyor. “CHP arındı”, “gidenler yolsuzluğa bulaşanlar” algısı üzerine oyun kuruyor. Kılıçdaroğlu, “arınma” vurgusuyla Özgür Özel’in Genel Başkanlığı dönemindeki CHP’li belediyelerde yaşanan bu yolsuzluklardan sorumlu olduğu algısını inşa ediyor.
Kılıçdaroğlu'na kılıf hizmeti
Toplu istifa yerine parti içerisinde kalarak özellikle belediyelerde yaşanan süreci bir bütün CHP’nin sorunu halinde tutmak mümkünken YENİ Parti, CHP’nin belediyecilik konusundaki şaibeli karnesini devraldı. Geçtiğimiz günlerde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, YENİ Parti Genel Başkanı Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında "zincirleme şekilde rüşvet almak" iddiasıyla fezleke düzenledi. Savcılık, bu kararıyla Kılıçdaroğlu’nun iddialarını doğrulamakla kalmadı, bu iddialara hukuki bir kılıf da giydirmiş oldu. “Zincirleme şekilde rüşvet almak” ifadesi ile Özel ve ekibinin sistematik olarak bu işin başında oldukları iddiası tedavüle sokuldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP belediyelerinde yaşanan “yolsuzluklar"ın örgütlü; Özel’in de bunun bir parçası olduğunu ilan ederek, CHP’li belediyelerin yolsuzluk soruşturmalarını Özel’in sırtına bindirdi. Devlet, CHP’yi “aklayarak” yedekte tutuyor. Bu arada Özel hakkında toplam 56 fezleke daha olduğunu da unutmamak gerek.
Parti kapatmaya kadar
Fezleke ve davalar ile yetinilmedi, 31 Mart yerel seçimlerinde İzmir ve çevresindeki belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinden maddi menfaat sağladığı için hakkında fezleke düzenlenen Veli Ağbaba’nın kardeşi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde ihaleye fesat karıştırmak suçlamasıyla tutuklandı. Böylesi bir hukuki kuşatmanın, bir siyasi partinin kapatılmasına kadar vardırılabileceği unutulmamalı. Kuruluşundan itibaren “yolsuzluk ve rüşvetle” anılan bir partinin kendini geniş halk kesimlerine anlatmakta zorlanacağı da muhakkak.