
1977 yılında DİSK öncülüğünde gerçekleşen ve yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı 1 Mayıs’ta düzenlenen silahlı saldırı sonucu 34 kişi hayatını kaybetti. Emek örgütleri, sol ve demokratik güçler, yaşamını yitiren arkadaşlarını anmak ve 36 yıldır aydınlatılmayan katliamın hesabını sormak için Valilik yasağına rağmen Taksim’e çıkacaklarını açıklamıştı. Taksim’deki inşaat alanını gerekçe göstererek bu yıl 1 Mayıs’a izin vermeyeceklerini açıklayan Valilik ise kentteki önlemleri olağanüstü noktaya çıkardı. Çevre illerden polis takviye edilen İstanbul’a çeşitli illerden de 4 uçak dolusu polis getirildi. Emek örgütlerinin Taksim’e çıkışını engellemek için 22 bin polis görev yaptı. Kentteki vapur, metro, metrobüs, otobüs, tramvay seferleri durduruldu. Haliç ve Galata köprüleri Taksim yönünde trafiğe kapatıldı. Birçok cadde de araçlara kapatılırken, Taksim’e çıkan yollara zırhlı araçlar ve Çevik Kuvvet polisleri konuşlandırıldı.
Sendikaların, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin çağrıları üzerine gruplar, sabah erken saatlerde Şişli ve Beşiktaş başta olmak üzere Taksim civarındaki noktalarda toplanmaya başladı.
BEŞİKTAŞ
Beşiktaş’ta toplanan ilk gruba polis saat 07:40’da gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Bulvarın girişini TOMA’larla kapatan polis, gruplara tazyikli su sıktı. Beşiktaş Çarşısı içinde toplanan “Her Yer Taksim, Her Yer 1 Mayıs” sloganı atan gruplara da biber gazı sıkıldı. Yoğun gaz kullanan polislerin anonslar geçerek gaz takviyesi istemesi dikkat çekti. Grupların biraraya gelmesine izin vermeyen polislerin defalarca gerçekleştirdiği gaz bombalı saldırıdan çok sayıda kişi gazdan etkilenirken, İstanbul Tabip Odası Başkanı Taner Gören, 3 kişinin kalp krizi geçirme riski olduğunu söyleyerek ambulans istedi. Buna rağmen polis gaz bombaları ile gruba müdahaleye ara vermedi. Olay yerine gecikmeli olarak gelen ambulanslar, fenalık geçirenleri hastanelere kaldırırken, polisin o esnada da gaz kullanmayı sürdürmesi dikkat çekti.
TOMA’ların suyu bitti!
Gazın etkisiyle fenalık geçirerek çimlere uzanan yurttaşlar da gaz bombalarına maruz kaldı. Yerlerde sıkılan sulardan dolayı göletler oluşurken, TOMA’ların suyunun bitmesi üzerine itfaiye ekipleri su takviyesi yaptı. Polisin müdahalesine karşılık veren gruplar, telefon kulübeleri, seyyar tuvaletler ve çöp kutularından barikatlar kurdu. AKP’ye ait bir reklam aracı devrilirken, polisler üst geçitte çekim yapan gazetecileri de gaz bombaları ile hedef aldı. Polisin yaralı halde emekçileri yerlerde sürükleyerek gözaltına aldığı görüldü.
Tombul: Direniş AKP’ye yanıt
KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul yaptığı açıklamada, “Burada gösterilen 6 saatlik direniş ‘istediğimi yaparım’ diyen AKP Hükümeti’ne cevap oldu. Bu ülkenin gençleri, emekçileri varken istediğinizi yapamazsınız” diyerek, şu an yapılanın 1 Mayıs kutlaması değil, yeni bir mücadelenin başlangıcı olduğunu söyledi. 1 Mayıs Marşı’nı okuyarak dağılacağını belirten gruba çevik kuvvet polisleri, gaz bombası ve tazyikli su ile saldırdı.
Polisle çatıştılar
Öte yandan Dolapdere’de Bilgi Üniversitesi önünde bir araya gelen yüzleri kapalı yaklaşık 400 kişilik bir grup caddeye barikatlar kurdu. Barikatları ataşe veren grup kendilerine müdahale etmeye gelen çevik kuvvet polislerine havai fişek ve molotofkokteylleri ile karşılık verdi. Polisin yoğun gaz ve tazyikli su kullanmasına rağmen dağılmayan grup polisle çatıştı. Olaylarda polis helikopterlerinin aralıksız olarak alan üzerinden uçarak yerdeki birimleri yönlendirdiği görüldü.
ŞİŞLİ
Şişli’de DİSK’in yanı sıra BDP’nin de içinde yer aldığı Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenleri, Devrimci Anarşist Faaliyet, Devrimci 1 Mayıs Platformu, Halk Cephesi, Mücadele Birliği, Emek ve Özgürlük Cephesi, Genç Sen de yerini aldı. İşçiler gece boyunca DİSK Genel Merkezi önünde 1 Mayıs nöbeti tuttu. Polisin yoğun önlemler aldığı bölgede Şişli’ye çıkan tüm ara sokaklara zırhlı araç ve TOMA’larla barikatlar kuruldu. Yine Osmanbey girişinde de yoğun önlemler alındı. Bir açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, bir ay önce yapılan görüşmelerde İstanbul Valisi’nin Taksim alanını işçilere açabileceği sözü üzerine çalışmalarını bu yönde yaptıklarını ifade ederek, “Yasakçı İçişleri Bakanı geçmişte olduğu gibi alanı yine işçilere kapattı. 2007 ve 2008’de de buradaydık. Yasaklar sonucunda, başta İstanbul sokakları olmak üzere polisin müdahalesi sonucu kan döküldü. Bu geçmişe dönmek istemiyoruz. Taksim özgürleştirildiğinde işçiler kardeşçesine 1 Mayıs’ı kutladılar. Türkiye’de barış rüzgarlarının estiği bir dönem başta Taksim olmak üzere İstanbul sokaklarında çatışma istemiyoruz. Taksim’de bir handikap vardır; ama bu 1 Mayıs’a engel değildir. İstanbul’da sıkıyönetim ilan edilmiş. Evimizden buraya gelene kadar 3 kez aracımız durduruldu. Tüm yollar kapatılmış. Buradan bir kez daha sesleniyorum, Taksim’i işçilere açın” dedi. Konuşmaların ardından gruplar DİSK öncülüğünde Halaskargazi Caddesi üzerinden Taksim’e doğru yürüyüşe geçti. Çevik kuvvet polisleri, emekçilere gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Ara sokaklara çekilen gruplar polise taş, molotofkokteyli ve havai fişeklerle karşılık verdi. Atılan gazdan çok sayıda yurttaş da etkilendi.
DİSK binasına saldırı
Polisin saldırısı üzerine gruplar DİSK Genel Merkezi’ne sığındı. Polis ise DİSK Genel Merkezi’ne gaz bombaları attı. Sendika merkezi savaş alanına dönerken, içerde yaralı bulunan 12 kişi, ambulanslarla Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis müdahalesinde Enerji-Sen Genel Başkanı Ali Duman gaz bombası fişeğinin isabet etmesi sonucu başından, Nakliyat-İş Sendikası Başkanı Ali Rıza Küçükoasmanoğlu ise ayağından yaralandı. Şişli’deki yaralılara müdahale eden ambulans çalışanları gaz maskesiyle çalışmak zorunda kaldı. Bölgedeki gaz öylesine şiddetliydi ki, 112 ekipleri gaz maskesi takmak zorunda kaldı.
Çevik kuvvet polislerinin hedef göstererek gazetecilere tazyikli su ve biber gazı sıktığı görüldü.
Kani Beko: Devlet terörü
DİSK Genel Merkezi önünde basın açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Kani Beko, yapılanları “devlet terörü” olarak nitelendirerek, “Birçok semtte çocuklara kadar polisin gaz bombalı saldırıları oldu. Bu saldırıları kabul etmiyoruz. Bu saatten sonra artık Taksim’e çıkan tüm yollar açılmalı. İşçiler gidecekleri yerlere gidebilmeli. Bu sabah yaşanan saldırının aynısını yaşamak istemiyoruz” dedi. Beko, konfederasyonların daha sonra geniş bir ortak açıklama yapacağını da sözlerine ekledi. Gün boyu çatışmaların hiç durmadığı Şişli’de Profilo İş Merkezi’nin önünde kurulan barikatları aşmaya çalışan HDK bileşenlerine polis sert müdahalede bulundu. Bir süre polisle çatışan gruplar daha sonra ara sokaklara geçti.
BEYOÐLU
Kutlamaların yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı’nın bütün girişleri barikatlarla kapatıldı. Barikatlarda çevik kuvvet polisleri etten duvar örerken, sabah saatlerinde işlerine giden işçiler ve turistler, giriş çıkışlarda sorun yaşadı. Barikatların sadece gazeteciler ve iş yerlerinden kaşeli belge alan yurttaşların geçişlerine izin verildi. Taksim’de bulunan Gezi Parkı ise yayalara tamamen kapatıldı. Televizyonlar ise Gezi Parkı girişinde bulunan alanda kurdukları platformlarla canlı yayınlarını yaptı.
Beyoğlu Tarlabaşı sokaklarında bir araya gelen yüzlerce genç, polisin sokak başlarına kurduğu barikatları zorladı. Ellerindeki molotofkokteylleri ve taşları polise atan gençler, “Yaşasın Taksim direnişimiz” sloganları attı. Polis gruba gaz bombaları ile karşılık verirken, atılan gazdan çok sayıda mahalleli etkilendi.
Her yere yayıldı
Yine Okmeydanı’nda kurulan barikatlar kaldırılmazken, birçok bankanın camının kırıldığı görüldü. Çağlayan yönünden Mecidiyeköy’e gitmeye çalışan gruplara Kuştepe’de müdahale edildi. Kuştepe’nin ara sokaklarında çatışmalar yaşandı. Mecidiyeköy’ün arka sokaklarında çatışmalar yoğunlaştı. Polisin yoğun şekilde kullandığı gaz bombası nedeniyle özellikle yaşlılar ve çocuklar zor anlar yaşadı.
İlk olarak geçen yıl 1 Mayıs kutlamalarına katılan Antikapitalist Müslümanlar, bu yıl da Fatih Camiisi’nde namaz kıldıktan sonra Unkapanı köprüsü üzerinden Taksim’e yürümek istedi. Polis gaz bombası ve tazyikli su ile saldırdı. Antikapitalist Müslümanlar polis barikatını aşarak, Eminönü’ne doğru ilerledi. Metro inşaatı bölgesinde kurulan barikatları aşan kitle, Eminönü’ne geçti. Burada bekleyiş sürerken, bir kişi gözaltına alındı. Kitle sık sık “Allah, ekmek, özgürlük” sloganları attı. Bir saldırı da İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde yaşandı. Taksim’e yürümek isteyen Emek ve Adalet Platformu üyelerine polis saldırdı.
Tek giren Hak-İş
1 Mayıs Terip Komitesi’nden sendikalar polis müdahalesiyle karşılaşırken, Hak-İş Türk bayrakları ve mehter marşıyla Taksim Meydanı’na giriş yaptı. 20-30 kişilik grup davul-zurna eşliğinde göbek attı.
Ağır yaralılar var
* Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde kaldırılan lise son sınıf öğrencisi Dilan Alp (17) çok ağır yaralandı, hayati tehlikesi sürüyor.
* Serdal Gül isimli bir kişi kafasına isabet eden biber gazı kapsülü nedeniyle Memorial Hastanesi’ne kaldırıldı. Tomografi sonucu çıkan Serdal Gül’ün yoğun bakımda tutuluyor ve ameliyat edilecek.
* Fehmi Oran Meşe isimli bir yurttaşın kafasına isabet eden biber gazı kapsülü nedeniyle Şişli Etfal Hastanesi’ne kaldırıldı ve beyin ameliyatına alınacak.
* Müdahale sonucu başından yaralanan Emrah Akbaba Türkiye Hastanesi’ne kaldırıldı.
* Zeynel Sabaz isimli bir yurttaş Acıbadem Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapıldıktan sonra kafatası çatlağı ve beyin kanaması riski ile gözlem altına alındı.
* Şafak Kurt isimli bir yurttaş Beşiktaş’ta kullanılan yoğun gazdan etkilenerek Şişli Etfal’e kaldırıldı, durumu ciddi.
* Ali Uğurlu, Rıza Soylu ve Esin Yıldız isimli yurttaşlar da çeşitli yerlerinden yaralanarak hastanede tedavi altına alındı.
Onlarca gözaltı var
60’a yakın kişinin gözaltına alındığı bildirilirken; ÇHD, gözaltı sayısını en az 26; İstanbul Valiliği ise 20 olarak açıkladı.
İSTANBUL
Önder: Yanlış bir karardı
BDP Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Sebahat Tuncel, Valilik yasağı ve polis saldırısına tepki gösterdi. Şişli’den çatışmaların yaşandığı bölgeleri geçerek Taksim alanına ulaşan Önder, “Ben her sene bu meydana girdim bu benim için özel bir yer. Şişli’den geliyorum buraya. Geleneksel gaz şenlikleri... Gazdan geçit yoktu, ara yollardan geldim” dedi. Yasağı eleştiren Önder, “Bu yanlış bir karardı. Burada yapılması gereken kolluk kuvvetleri ve sendikalar birlikte düzenleme yapacaktı. Bu inisiyatif verildiği zaman burada hiç kimsenin burnunun kanamayacağı, mal güvenliğinin can güvenliğinin tehlikeye atılmayacağı şekilde bir koordinasyon sağlanabilirdi” diye konuştu.
Bozdağ teşekkür istedi
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Taksim Meydanı’ndaki olaylardan sendikaları sorumlu tutarken, “teşekkür” istedi.
Ankara’da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Bozdağ, “DİSK’in işçi haklarından öte, ideolojik bir ısrar içinde olduğunu” savundu. Bozdağ, “Yıllardır aynı ideolojik yapı içerisinde hareket ediyor. Halbuki samimi olarak hükümetimiz gerekli kolaylığı göstermiştir, gerekli anlayışı göstermiştir. Bu noktada istedikleri alanda kutlamaları için kendilerine izinler verilmiştir ama maalesef kurallara uymak yerine, kurallara uymamayı tercih etmişlerdir” dedi. 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı‘nda kutlanmasının CHP tarafından yasaklandığını hatırlatan Bozdağ, “Bu konuda teşekkürü hak eden adımları atan biziz, CHP değil. CHP bugüne kadar işçiler üzerinden sürekli bir istismar siyasetini ortaya koymuştur, bugün de bir istismar boyutu içerisindedir. Ama samimi olarak işçilerin hakkını, hukukunu koruyan adımları hükümetimiz attı” diye konuştu.