- TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan, gözaltında alınmasına gerekçe yapılan suçlamalara ilişkin verdiği ifadesinde “Devlet gözaltına almakla, tutuklamakla, katletmekle kadına savaş açmış durumda” diyerek, TJA çalışmalarını savundu.
Örgütsüz kadınlar öldürülüyor
Kadınların sürekli taciz ve tecavüze uğradığını, faillerin ise ellerini kollarını sallayarak gezindiklerini söyleyen Gökkan, bu taciz ve tecavüz olaylarının “erkek ve devlet ittifakı” sonucu gerçekleştiğini ifade etti. Gökkan, kadınların örgütlenmeleri sonucu artık korkmadıklarını anlatarak, ifadesinde şunları söyledi: “Ben kendimi bugüne kadar bu şekilde savundum. Ben şu anda 55 yaşındayım, şimdiye kadar bir erkek tarafından öldürülmediysem kendimi savunduğum içindir. Yıllarca töre ve namus cinayetlerine karşı mücadele ettik. Ama biz mücadele ederken devlet ve erkekler ittifak ederek kadınların öldürülmesine ‘aşk cinayeti’ dedi. Gördük ki evdeki erkek de, toplumdaki erkek ve devletteki erkek, hep bize karşı mücadele etti. Kadınlar örgütsüz olduğunda nefes alamıyor ve her gün öldürülüyor.”
Gözaltı, tutuklama ve katletmekle
İfadesinde son günlerde Kürt illerinde yaşanan tecavüz vakaları ve kadın katliamlarına da dikkat çeken Gökkan, bu tür olayların artmasındaki nedenin devlet bakanlarının ve devlet kurumlarında yer alan karar mekanizmalarının erkekleri cesaretlendirmesi olduğunu ifade etti.
Kadın mücadelesinde önemli bir yere sahip olan İstanbul Sözleşmesi’nin devlet yetkilileri tarafından geri çekilmek istenmesine karşı çıkan Gökkan, “Bir ülkede kadın özgür olmadığı sürece o devletin demokrasisinden söz edilemez. Çünkü bütün dünyada kadın özgürlüğü o ülkenin demokrasisi açısından ölçü olarak kabul ediliyor. Çocuk istismarı büyük bir suçtur. Bu çocuk istismarı ile ilgili yapılan af çalışmasına da karşıyız. İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin devlet şu anda diyor ki ‘Ben imzamı geri çekeceğim’. Böyle söyleyerek kadına şunu söylüyor; ‘Sen devletin yurttaşı değil; erkeğin yurttaşısın.’ Kadınlar erkeğin gölgesinde yaşamak istemiyor. Bunu kabul etmiyoruz. Seçim hakkımı, özgürlük hakkımı kimse benden alamaz. Devlet kadına karşı savaş açmış durumdadır. Gözaltına almakla, tutuklamakla, katletmekle savaş açmış durumdadır. Bu ülkede yaşıyorsam, bu devlet beni dinlemek zorundadır. Benim burada olmamla suçlu olduğum anlamına gelmiyor, ben kendimi suçlu olarak görmüyorum” dedi.
MA/AMED
TJA: İdeamız, AKP’nin silahlarından daha güçlü Tevgera Jinên Azad (TJA-Özgür Kadın Hareketi), aralarında üye ve yöneticilerinin de bulunduğu kadınların tutuklanmasına tepki göstererek, saldırılara karşı mücadeleyi asla durdurmayacaklarını kaydetti. Kadınlara yönelik sürdürülen gözaltı ve tutuklamalara ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “Kadın düşmanlığından beslenen ve bu düşmanlığı politik var oluşunun kaynağı haline getiren AKP iktidarı, kadın iradesine, siyasetine, kimliğine, varlığına; kadın örgütlülüğüne ve özgürlüğüne tüm gücüyle saldırmaya devam ediyor. Her gün Kürt kadınlarına yönelik işkence, gözaltı ve tutuklamalar ile sindirme politikalarını derinleştiren iktidar diğer taraftan kadın katillerini, taciz tecavüz edenleri serbest bırakmaktadır. Kadınlara yönelik planlı bir biçimde gerçekleşen bu faşizan saldırılar karşında geri adım atmayacağız. Aksine özgürlük mücadelesini büyük bir tutkuyla yürüteceğiz. Biz bu mücadeleyi zindanlarda, sokaklarda, köylerde ve kentlerde canımız pahasına, her tür bedeli dün nasıl ödediysek, bugün de ödeyerek var edeceğiz. AKP-MHP faşist koalisyonu bilmelidir ki; TJA olarak bu saldırılara karşı mücadeleyi asla durdurmayacağız. Özgürlük ideamızın sözü, AKP-MHP faşist zihniyetinin silahlarından daha güçlüdür ve bu böyle bilinmelidir” ifadeleri kullanıldı.