Erdoğan’ın, işlediği katliamlarda Alman hükümetinin desteğini almak, Kürtler ve muhalifler üzerinde kriminalize politikalarını derinleştirmek ve ekonomik kriz karşısında destek bulmak amacıyla geldiği Almanya’da, halkların yoğun protestosuyla karşılandı.

Diktatoryal rejimini büyük oranda inşa eden Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın 28-29 Eylül tarihleri arasında Almanya’ya yaptığı ziyaret, yoğun protestoların gölgesinde gerçekleştirildi.

Erdoğan, Türkiye’de Kürtler başta olmak üzere emekçi kesimlere yönelik baskı politikasını Almanya’ya taşımak, buradaki Kürtler ve demokratik kesimleri kriminalize etmek ve Türkiye’deki ekonomik krize karşı Alman Federal Hükümeti’nden destek bulmak için Berlin’de yetkililer tarafından  kırmızı halıyla karşılanırken, halklar sokaklara çıkarak ‘Katil, terörist ve diktatör Erdoğan’ı istemiyoruz’ mesajı verdi.  Berlin, Köln, Hamburg başta olmak çok sayıda kentte yapılan yürüyüşlere on binler katıldı. Hamburg’da düzenlenen ırkçılığa karşı yürüyüş Erdoğan protestosuna dönüştü.

Erdoğan’ın Almanya’ya gelişini protesto etmek için 132 Kürdistani ve Türkiyeli kurumun bir araya gelerek oluşturduğu ‘Erdoğan Not Welcome’ Platformu Berlin ve Köln’de merkezi iki büyük miting gerçekleştirdi.

Berlin’deki yürüyüşte ‘Katil Erdoğan’, ‘Terörist Erdoğan’, ‘Diktatörü istemiyoruz’ sloganlarının atıldı. Dev bir PKK bayrağının yanı sıra YPG ve YPJ flamalarının da açıldığı yürüyüşte, Almanya’daki PKK yasaklarına sert tepki gösterildi.

Erdoğan’ın yeri Lahey

Mitingte söz alan Berlin Eyalet Parlamentosu Milletvekili Hakan Taş: “Erdoğan’ın elinde yüzlerce suçsuz insanın kanı var. Böyle bir katilin önüne kırmızı halı serilmesini kabul etmiyoruz. Erdoğan bir faşisttir. Erdoğan bir katildir. Alman Hükümeti böyle bir katil ile kirli pazarlıklar yapmayı, ona silah satmayı sonlandırmalı. Erdoğan gibi faşist ırkçı birini kırmızı halıda değil, Lahey’deki sanık sandalyesinde olmalı” dedi.

Bütün halklardan ve inançlardan yoğun katılımın olduğu yürüyüşte Êzîdîlerden de yoğun bir katılım vardı. Êzîdî Kadın Çatı Örgütü (SMJÊ) üyesi Nûjin Günay ve ATİF adına yapılan açıklamada da Erdoğan’ın işlediği katliamlar ve savaş suçlarına dikkat çekildi.

Almanya Sol Parti adına konuşan Tobias Pflügl de  şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan Berlin’e hoş gelmedi. Erdoğan’ın davet edilerek onun Türkiye’deki uygulamaları, Berlin’e de taşındı. Erdoğan’ı buraya davet edenler onun suçlarının da ortaklarıdır. Türkiye’deki bütün siyasi tutsaklar bir an önce bırakılmalıdır. Alman hükümeti kendini Erdoğan’ın Almanya’daki kolu yapacağına PKK yasağını hemen kaldırmalı, barış görüşmelerini yapacak olan Öcalan’ın serbest bırakılması için çalışmalıdır. Son olarak bu katil ile işbirliğini bitirin.”

Sol Parti Federal Milletvekili Gökay Akbulut da, “Alman hükümeti Erdoğan gibi bir katili, onun gibi devlet terörü uygulayan birini kırmızı halı ile karşılıyor. Bununla da onun suç ortağı yapıyor kendini. Erdoğan Türkiye’yi ekonomik krize soktu, krizin faturasını fakirlere, işçilere kesiyor. Şimdi bu görüşmeleri ile de kendi yönetimine destek toplamaya çalışıyor. Erdoğan onlarca Kürt ilini yıkan, yüzlerce seçilmiş Kürt siyasetçisini tutuklamış, yerlerine kayyum atamış, onlarca Kürt gencini, kadını diri diri yakmış biri. Yıllardır Kürt Halk Önderine tecrit uygulayan birini ağırlıyor.”

Yeşiller Gençliği, United Aganist Racism (Irkçılığa karşı birleşelim) İnisiyatifi ve gazeteci Hayko Bağdat da Erdoğan’ın işlediği suçlara dikkat çekti ve Erdoğan’ın işlediği suçlardan dolayı Lahey Adalet Divanı’nda yargılanmasını gerektiğini dile getirdi.

Erdoğan, 28 Eylül Cuma günü Alman Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşmesinde Almanya’da Kürtler ve Türkiyeli demokrasi kesimleri üzerinde Almanya’nın daha fazla kriminalize politikasına ağırlık vermesini istedi. 29 Eylül Cumartesi günü ise  AKP’nin Almanya’daki paravan örgütü DİTİB’in Köln kentinde inşa ettiği caminin açılışına katıldı.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı camiler, Almanya’da MİT ajanlarının barındığı yerler olarak biliniyor. Bu camilerdeki imamların MİT’in elemanları olduğu bizzat Alman istihbaratı tarafından ortaya çıkarılmış, basında da uzun süre gündemi işgal eden bir konu olmuştu.  AKP’nin Almanya’daki ajanlık faaliyetlerini en fazla eleştiren Nordrhein Westfalen Eyaleti Başbakanı Armin Laschet, büyük bir tutarsızlığa imza atarak Erdoğan ile cami açılışına katılacağını duyurmuştu. Ancak, kamuoyundan gelen yoğun tepkiler üzerine Laschet, cami açılışından vazgeçmişti.

Cumartesi günü ise Erdoğan, Armin Laschet ile Köln’deki Wahn Sarayı’nda bir araya gelecekti. Ancak, Erdoğan’ı istemediğini belirten Saray’ın sahibinin açıklaması nedeniyle Erdoğan-Laschet görüşmesi Köln-Bohn Havaalanı’ndaki konukevinde gerçekleşti.

Erdoğan ve yandaşlarının düzenlemek istediği mitinge ise güvenlik gerekçesiyle izin verilmedi. Erdoğan, cami açılışında 500 kişilik yandaşına konuşmak durumunda kaldı. Erdoğan’ın yol güzergahında ise duvarlara ‘Diktatör Hoş Gelmedin’ pankartları asıldı.   Tüm bunlar olurken Köln’de ise binlerce kişi, Rhein Nehri kenarında Deutzerwerft’da Erdoğan ve onu davet eden Alman yetkilileri protesto ediyordu. HDK-A, MLPD, NAV-DEM, DTKM, Cumartesi Anneleri İnisiyatifi, MLKP, Partizan, Alınteri, Sol Parti,  ATİF, DİDF gibi çok sayıda kurum, parti ve inisiyatif, silah ticareti, Kürt soykırımı ve emekçi halklara dönük baskı üzerinden şekillenen Türk-Alman ilişkilerini protesto etti.

   

Erdoğan faşizmine karşı sessiz kalmayacağız

Mitingde söz alan MLPD Temsilcisi Gabi Fechtner, “Hiçbir şekilde korkmayın, sokağa çıkın. MLPD olarak biliyoruz ki, Türkiye’de faşist bir rejim var. Efrîn işgali kabul edilemez bir durumdur. Bunlara durmaya devam edeceğiz. Erdoğan’ın gelmesi ile birlikte görüyoruz ki, Alman Hükümeti de farklı seslerin çıkmasını istemiyor. Burada demokratik haklarımız var ve bizler bunları sonuna kadar kullanacağız. Almanya, sanki demokratik bir ülke değil de faşizmi yaşattırıyor bize. Erdoğan faşizminden kaçıp Almanya’ya sığınan mülteciler için elinde bir liste ile geldiği ve bu listedeki insanları ‘terörist’ olarak nitelendirip, cezaevlerine konulması gerektiğini savunuyor. Biz bunlar karşısında sessiz kalmayacağız” dedi.  KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç da “Erdoğan bütün halkların ve insanlığın düşmanı ve DAİŞ’in dostudur. Angela Merkel bu davet ile ona suç ortağı olmuştur. Kürt katliamlarının işbirliğini yapmıştır. Bizler Türkiye ve Ortadoğu’da istikrarlı bir barışın sağlanmasını istiyorsak bu ancak Sayın Öcalan ile mümkündür” dedi.

Tecride büyük tepki

Miting alanında Öcalan posterlerinin ve standların açılmasına izin verilmese de, eylemciler yasakları kırarak Öcalan posterlerini miting boyunca dalgalandırdı. Yasakların her zamankinden daha fazla olduğu mitingde, bir Cumartesi annesinin oğlunun fotoğrafıyla miting alanına girişinin engellenmesi de, sahneden yapılan anons sonrasında tüm kitle tarafından protesto edildi. Eylem alanında sürekli ‘Katil Erdoğan’, ‘Diktatör Erdoğan’, ‘Çocuk katili Erdoğan’, ‘Faşist Erdoğan’ sloganları atıldı.

Alman hukukçu Norman Paech de Erdoğan’ın Almanya’da karşılanmasının bir utanç olduğunu belirterek, “O bir diktatör rejiminin başıdır. Bugün Türkiye’de gazeteciler, siyasiler ve akademisyenler cezaevinde. Bunu yapan da Erdoğan’dır. Ancak bütün bunlara rağmen Almanya’da karşılanıyor. Bu utanç verici bir tablodur” dedi.

DİDF adına Hüseyin Aygan da “Erdoğan ve Merkel halklar karşıtı bir işbirliği içerisinde. Biz her iki tarafa da elinizi halkların yakasından bırakın diyoruz” diye çağrıda bulundu.

Yeşil Sol Parti adına Mehmet Cengiz de Erdoğan’ın Almanya’da karşılanmasının utanç olduğunu söyledi. HDP eski Milletvekili Tuba Hezer de AKP ve Erdoğan’ın, Türkiye ve Ortadoğu’da halklarının düşmanı olduğunu belirtti.

Öte yandan gazetemize konuşan şehit annesi Şenge Kahraman, gazeteci Haris Bilgin, Düsseldorf’tan eyleme katılan Josa Kotsaca, Alman gazeteci Joachim Schaefer de Erdoğan’ın işlediği suçlara dikkat çekerek, Almanya’ya davet edilmesinden duydukları rahatsızlıkları dile getirdi.

Gazeteci Schaefer şunları kaydetti: “Erdoğan Türk gençlerine milliyetçilik aşılıyor ve bu çok ciddi bir gidişata doğru gidiyor. Buradaki Türk gençlerinin her şeyi Erdoğan olmuş ve onun gibi faşist bir zihniyet ile büyüyorlar bu çok korkutucu bir durum. Türkiye’de gazeteciler tutuklu ve bizler burada gazetecilerin sesi olmalıyız. Bunun için Almanya’da yaşayan halklar olarak Türkiye’de haksızlığa uğrayan insanların seslerini dünyaya duyurmaya çalışacağız. Bir gazeteci olarak tutuklu meslektaşlarımızın sesi olacağız.”

 

Irkçılık karşıtı eylemde Erdoğan’ı protesto

Öte yandan Hamburg’ta düzenlenen ırkçılığa karşı yürüyüş, Erdoğan’ın Almanya’ya gelişi nedeniyle Erdoğan protestosuna dönüştü. Göçmenlerle dayanışma mesajlarının verildiği ve yaklaşık 450 sivil toplum örgütünün desteklediği eyleme 30 bin kişi katıldı.

Hamburg Eyalet Parlamentosu önünde başlayan eylemde ‘Erdoğan Not Welcome- Erdoğan Hoş Gelmedi’ Platformu’ndan

Hamburg Rojbîn Kadın Meclisi üyesi Leyla Kaya şunları söyledi: “Alman devletinin eli kanlı diktatör Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kırmızı halıyla karşılaması kabul edilemez. Erdoğan’ın sadece Kürtler için değil tüm dünya için bir baş belasıdır. Erdoğan’a destek ve para veren Alman devleti ve diğer Avrupa devletleri de onun suç ortaklarıdır.”

Almanya’nın bir göç ülkesi olduğuna vurgu yapılan konuşmalarda ise Akdeniz’deki sivil insanları kurtarma girişimlerinin kriminalize edilmesi kınandı.  “Sorun göç değil, ırkçılıktır” diyen yürüyüşün Basın Sözcüsü Mario Neumann, böylesi bir yürüyüşün düzenlenmesindeki amacın mültecilerle olan dayanışmayı büyütmek olduğunu belirtti.

Oldukça renkli ve coşkulu geçen yürüyüşte Kürdistanlılar da Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşmasını talep eden sloganlar da attı. Hamburg Parlementosu önünde başlayan ve yaklaşık 5 kilometre uzunluğundaki kortej, şehrin en işlek caddelerinden geçerek Hamburg Limanı’nda yapılan miting ve müzik dinletileriyle son buldu. Erdoğan’a yönelik protestolar sadece Almanya’da yoktu. İsviçre’nin Basel ve Luzern kentlerinde de diktatörün Almanya’ya gelişi protesto edildi.