Şırnak’ın Cizre ilçesi Cudi Mahallesi’nde 14 gündür bir binanın bodrum katında kurtarılmayı bekleyen 15 yaralı, 7 cenaze ve bitkin haldeki 9 sivilden 5 gündür haber alınamıyor. YPS Genel Koordinasyonu’nun “Büyük olasılıkla 30 Ocak’ta içerideki sivil insanlarımız kurşuna dizilmişlerdir” şeklindeki iddiasını doğrularak nitelekte beyanlar gelmeye başladı. Türk Cumhurbaşkanı’nın 30 Ocak’tan önceki “belki de yaralı yoktur” açıklamasının ardından yaralılar ile irtibat kesilirken Türk Başbakan ve bakanlar da yaralı olmadığı ve sözkonusu mahallede çatışmaların devam ettiği yönünde açıklamalar yaptı.  

En son HDP’li vekillerin 5 gün önce irtibat kurduğu yaralılara ulaşmak isteyen anneler, gönüllü sağlıkçılar ve belediye ambulanslarının devlet güçlerinin yarattığı çatışma mizanseni ile engellendi. Yaralılar, en son İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile sürdürülen görüşmeler sırasında HDP milletvekilleriyle görüşmüştü. İçinde yaralıların bazılarının annelerin de bulunduğu 10 kadın ise beyaz bayrak açarak yaralıların bulunduğu binaya yürümüş ve bahçesine kadar yaklaşabilmişlerdi. Evi kuşatıp bütün katlarını yıkan, etrafını kepçeyle doldurup, bodrum katının kapısını da molozlarla kapatan Türk devlet güçleri, sürekli çatışma mizanseniyle, yaralı ve sağları da ölüme terk etti. YPS, önceki gün yaptığı açıklamada, “AKP devlet güçlerinin 30 Ocak günü bu eve dönük operasyon yaparak burayı ele geçirdiği anlaşılmıştır. Büyük ihtimal içerideki sivil insanlarımız kurşuna dizilmişlerdir” demişti. 

Önceki kşam saatlerinde ise yaralıların bulunduğu bina çevresine doğru bir paletli kepçenin gönderildiği belirtilirken, kepçenin tam olarak nereye ve ne amaçla gittiği ise öğrenilemedi.


‘İnsanlık suçuna kılıf arıyorlar’

Yaşananlar konuşan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, günlerdir devlet tarafından yaralıların alınmamasına gerekçe yapılan “O sokağa girilemiyor” gerekçesinin 3 gün önce çocuklarını almak için yürüyen ve binanın bahçesine ulaşan aralarında yaralıların annelerin de bulunduğu 10 kadın tarafından boşa çıkartıldığını söyledi. 10 kadının binanın bahçesine kadar ulaşabildiklerini belirten Sarıyıldız, “Anneler gördüler. O binanın dibinde zırhlı araçlar var. Ve iddia edildiği gibi oradan çıkartılmaları için bir engel yok. Gidilemiyor deniliyordu. Oysa gidilebildiğini gördük” dedi. Yaşanan durumu bir insanlık suçu olduğunu ve devletin bu suça kılıf hazırladığını ifade eden Sarıyıldız, “Günlerdir hem yetkiler hem de basın buna gerekçe için yok ‘O binada şu var bu var’ diye açıklamalar haberler yapıyor. Bunu yaşanan insanlık suçuna kılıf hazırlamak için yapıyorlar. Oysa o bodrumda kimlerin olduğu açık ve bunu onlar da biliyor” diye konuştu.

Sarıyıldız yaşananları “21’inci yüzyılın vahşeti yaşanıyor” diye nitelendirdi ve “O vahşet bodrumunda yaşananlar Hitler’in gaz odalarında yaşananlardan farksız. Aynı pratiktir. Ama bunu yapanlar hesap verecek. Vahşet bodrumundaki cenaze ve yaralılar bu halkın evlatlarıdır. Halkımız asla ve asla bu vahşeti kanıksamamalı. Cenazeler çıkarsa hepimizin utancı olacak” dedi.


Erdoğan’ın işareti

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ocak’ta yaptığı açıklamada, ambulansların o eve gitmeyeceğini belirterek, adeta infaz emrini şu cümlesiyle vermişti: “Belki de yaralı yoktur, ambulansları menzile sokarak üstünlük sağlamaya çalışıyorlar.”

İşte bu açıklamanın ertesi günü yaralılar çıkacağı anda Türk devlet güçleri saldırdı, bodrumun bir duvar çöktü, kapısını molozlarla kapandı ve irtibat kesildi.

Aynı günün ertesi tahrip edilmiş 7 sivilin cenazesi de morga kaldırıldı.


Davutoğlu’nun mesajı

İçişleri Bakanı Efkan Ala, o bodrumdakilerin sivil olmadığını ve devletin gerekeni yapacağını söylerken Sağlık Bakanı Mehmet Müezinoğlu, ısrarla çatışma mizansenini tekrarladı. Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu ise dün Cumhurbaşkanı’na “talimat uygulandı” dercesine, şunları söyledi: “Bu olayda sözü edilen bölgede görevlilerimize ateş açıyorlar. Ya ambulanslar gitsin o binadan alsın, ya da bina kim varsa ambulansa gelsinler. Sabah 07.21 ile 15.30 arasında tüm önlemler alınmasına rağmen yaralıların tahliyesi için hiçbir gerekçe olmamasına rağmen yaralılar çıkmadılar. Belki de orada hiç yaralı yok. Yaralılardan hiçbir ses seda çıkmadı.” 


 ŞIRNAK






6 kişi infaz edilmiş!


Cizre’de Cudi Mahallesi’nde bodrum katında 5 gündür haber alınamayanların infaz edilmiş olabileceği belirtilirken, aynı mahalleden morga kaldırılan biri kadın 6 kişinin cenazelerinin yakıldığı, işkence yapıldığı, parçalandığı ortaya çıktı. Görgü tanıkları cenazelerin buluduğu bölgenin devlet güçlerinin denetiminde olduğunu, çatışmanın yaşanmadığını, infaz edildiklerini söyledi.

Cizre’de Cudi Mahallesi’nde biri kadın 6 kişinin cenazesi önceki akşam Şırnak Devlet Hastanesi Morgu’na götürüldü. Kimlikleri netleştirilemeyen kişilerden 4’ü bir evin mutfağında, biri başka bir evin banyosunda katledildi. Sokakta katledilen bir gencin ise ardından samanlığa taşındığı ortaya çıktı. Morgtaki cenazelerin otopsi işlemleri devam ederken daha önce de devlet güçlerinin işlediği katliam ve infazların fotoğraflarının servis edildiği “JİTEM” adlı twitter hesabından, işkence edilmiş ve tanınmayacak haldeki cenazelerin fotoğrafları paylaşıldı. 


JİTEM servis etti

Cenazeleri morgda teşhis eden HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik, hesaptan yayınlanan fotoğrafların Cudi Mahallesi’nden alınan 6 kişiye ait olduğunu doğruladı. Cenazelerden 2’sinin yandığı, yüzlerinde işkence izi ve kadına ait cenazenin belden aşağısının parçalanmış olduğu görülüyor. Gazetemize konuşan Milletvekili Birlik, “Cenazeleri morgda gördüm. Ben baktığım saatlerde JİTEM’in sayfasından da fotoğraflar yayınlandı. fotoğraflardaki vahşetin hepsi gerçek. Benim gördüğüm cenazelerle fotoğraftakiler aynı“ dedi. 


Bodrumdakiler değil

Morga kaldırılan cenazelerin Cudi Mahallesi’nde bir bodrum katında günlerdir alınmayı bekleyen kişiler olmadığının da altını çizen Birlik, “Cenazelerin getirildiği mahalleler bodrum katta mahsur kalanların olduğu yere yakın. Ama onlar değil” diye belirtti. 

Morga kaldırılan cenazelerden ikisinin yandığına işaret eden Birlik, “Fotoğraflarda da görülüyor. Ev yanmış da o iki cenaze yanmış gibi bir durum yok. Bir mutfakta iki tane cenaze birbirlerine sarılmış. Hatta mutfakta yanmamış sadece onların bulunduğu alan yanmış. Evden iki cenaze daha getiriliyor ve onlarda hiçbir yanık izi yok. İşkence edildikten sonra yakılmış olabilirler” diye belirtti. 


Sokakta vurulup samanlığa taşındı

JİTEM sayfasında cenazelerden birinin samanlıkta, yanıbaşındaki mühimmatlarla çekilmiş fotoğrafı yayınlandı. Milletvekili Birlik, fotoğraftaki gencin sokakta infaz edildiğini, cenazesinin daha sonra samanlığa taşındığını belirtti. İnfaza tanıklık eden iki kadının polisler tarafından gözaltına alındığı bilgisini de paylaşan Birlik, “O genç iki anneyle birlikte sokakta yürürken vuruluyor. Sonra samanlığa götürülüp o fotoğraflar çekiliyor. Fotoğraflara iyice baktım, olay yerinde kan yok. Dışarıda öldürülüp oraya bırakıldığı çok belli. o mühimatlar sonradan oraya taşınıp baş ucuna bırakılmış” dedi. 


İki anne infaza tanık

Gencin öldürülmesi ardından gözaltına alınan annelerden birisiyle serbest bırakıldıktan sonra görüştüğünü aktaran Birlik, “Anne tehdit ediliyor; ‘Seni vurmadık ama onu vurduk, seni de vurabilirdik’ denilerek. Bunlar görgü tanıkları. Kaygılılar, çok korkuyorlar. bu nedenle isim de vermek istemiyorlar” diye belirtti. 


Kuzeni de vurulduğuna şahit 

Morgda bulunan cenazelerden birisinin kuzeni C.S.’ye ait olabileceğini söyleyen Sidar S. “İçlerinden birinin amcamın oğlu olduğunu düşünüyoruz. Kuzenlerim gitti ancak cenazeleri teşhis edemediler. İnfaz edilmeden evvel diğer yeğenim ondan 100 metre ileride olayı görüyor ve zor kurtuluyor. Bize kuzenimizin de o sokakta olduğunu söyledi. Bu nedenle cenazenin ona ait olabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.. 

C.S’nin samanlıkta fotoğrafları yayımlanan genç olduğu tahmin ediliyor. C.S.’nin bir ağabeyinin de geçtiğimiz yıl Şengal’de DAİŞ çetesi ile çıkan çatışmada şehit düştüğünü anlatan Sidar D., “IŞİD zihniyeti ne ise AKP zihniyeti de aynıdır. Savaş hukukunda, eski çağlarda bile ölüye saygı vardır. Bu vahşetti ancak Moğolların torunları yapar. Bu talancı, tecavüzcü zihniyet yapar” dedi. 


Cenazeler tanınmaz halde

Morga teşhis için giren bir kişi ise gördüklerini şöyle aktardı: “Akrabalarımdan biri olma ihtimali ile morga gittim. Teşhis için morga girdik. Ancak cenazeler çok fazla tahrip edildiği için tanıyamadık. Paylaşılan fotoğraflar morgdaki fotoğrafların aynısı. Ben sadece cenazelerin yüzlerine bakabildim. Cenazelerden ikisi tamamen yakılmıştı. Ne durumda olduklarını belirtmem mümkün değil.”



Görgü tanıkları: Bölge polis denetiminde



DİHA’ya konuşan görgü tanıkları söz konusu bölgenin devlet güçlerinin denetiminde olduğunu, çatışmaların olmadığını, 6 kişinin infaz edildiklerinden şüphelendiklerini belirtti. 

Cudi Mahallesi Reyhan Sokak’taki bir evin mutfağında 4 kişinin katledildiğini ve katliamdan sonra cenazelerin uzun süre orada kaldığını söyleyen görgü tanığı, cenazelerden 2’sinin yakıldığını söyledi. Bölgenin devlet güçlerinin denetimindeki olduğunu, katliamın yaşandığı ana tanıklık etmediğini ancak daha sonra eve girdiğini söyleyen isminin açıklanmasını istemeyen tanık, “Sarıyıldız Alışveriş Merkezi’nin yanındaki eve girdiğimde evin mutfağında 4 cenazenin olduğunu gördüm. Ev yanmıştı. Ama bütün ev yanmamıştı. Sadece mutfak bölümü yanmıştı. Mutfağın da tamamı yanmamıştı. Mutfakta 4-5 tane küçük tüp vardı, ama hiçbiri patlamamıştı. O tüpler patlamış olsaydı ev o halde mi olurdu?” diye sordu.


Aynı evde 4 cenaze

Cenazelerden 2’sinin birbirine sarılı halde olduğunu ve tamamen yandığını söyleyen tanık, “Demek ki orada benzin ya da başka bir şey döküp yakmışlar. 2 tanesi yakılmıştı. 3-4 metre ötesinde de biri kadın 2 kişinin cenazesi vardı. Onlar koridordaydı. Oradaki kadının belden aşağısı yoktu. Büyük ihtimalle bombayla falan olmuştu” dedi.  


Evin banyosunda

Bu evin hemen arkasındaki sokakta bulunan cenazeyi gören bir başka görgü tanığı da “Caminin hemen yanında Salih Candro’nun evi var. Onun oğlu İdris Candro’nun evinin olduğu yerden bir cenaze aldılar. Sanırım evin banyosundan çıkardılar. Göbeği açıktı. 5-6 tane kurşun vardı, göbek kısmında. Ama orada mı infaz ettiler ya da yaralı olarak oraya sığındı, orada mı infaz ettiler, onu bilemem” diye anlattı. 


Korucubaşının evinin yakınında

Diğer cenazenin bulunduğu Gülüşük Sokak’taki tanıklığını da anlatan yurttaş, cenazenin korucubaşı Kamil Atak’ın ve akrabalarının evlerinin aşağısında bulunduğunu belirtti. Bölgenin çatışma bölgesi olmadığının altını çizen görgü tanığı, daha önce mahalleden göç eden birçok kişinin de Atak ailesinin iznini aldıktan sonra gelip hayvanlarına baktığını söyledi. Görgü tanığı, “Orada çatışma yoktu. Özel timler, korucubaşı Kamil Atak’ın evinin aşağısından bir samanlıktan bir cenaze aldılar. Bir erkek cenazesiydi. Göğüs kısmı tamamen oyulmuş gibiydi. Bir mermi ile olacak iş değil” diye konuştu.