Tecridin kaldırılması talebiyle başlattığı açlık grevi eyleminin 57’nci gününe giren Leyla Güven’in sesinin duyulması gerektiğini belirten Barış Anneleri İstanbul Meclisi üyeleri, “Evet devlette hukuk kalmadı, toplumda da mı vicdan kalmadı? Bugün vicdan ve ahlak günüdür” dedi.

Barış Anneleri’nden Perihan Akbulut, hem toplumda hem cezaevlerinde hem de ülke sınırları dışında hayata geçirilen politikaların son bulmasını isteyerek, “Evet devlette hukuk kalmadı, toplumda da vicdan mı kalmadı?” diye sordu. Ülkedeki kaosun son bulması için İmralı’daki tecridin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Perihan, “Herkes Leyla’nın sesine ses olsun. Bu tecrit bir şekilde kırılmalıdır. Halk bu tecridi kabul etmemeli, alanlarda ve meydanlarda olmalıyız. Yüz yıldır bu zulüm üzerimizde. Yüz yıldır bu zulmü yaşıyoruz. Bu zulme hiçbir zaman teslim olmadık ve bugün de tecride karşı mücadelemizi veriyoruz” dedi.

Kimsenin gecesi gündüzü olmamalı

Asimilasyon politikalarına ve TRT Kurdî’de çalışan Kürtlere dikkat çeken Perihan, şunları söyledi: “’Biz Kürt aydınlarıyız’ diyorlar, aşiretlerinden söz ediyorlar. Ben de onlara sesleniyorum; Yüz yıldır Kürtleri yok etmeye çalışıyorlar, öldürüyorlar, inkar ediyorlar. Çocuklarımız bedeller ödemeseydi onlar bugün TRT Kurdî’de çıkamazdı. Ellerini vicdanlarına koysunlar. Akıllarına başlarına toplasınlar. Bugün Leyla Güven’e bir şey olursa vicdanlarına nasıl hesap verecekler? Bugün vicdan, iman, ahlak günüdür. Bir kişi zulme karşı bedenini ölüme yatırıyor. Birileri de evinde oturuyor. Kimsenin gecesi gündüzü olmamalı.”

Uluslararası kurumların tecride karşı sessizliğine değinen Aklime Kesin de “Kimsenin ölümünü istemiyoruz” dedi.

Barış Anneleri’nden Nuriye Öncel ise, tepkisini şöyle dile getirdi: “Tutsaklar sürekli tecrit ve baskı altında. Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınıyoruz. Bu tecridi kabul etmiyoruz. Bütün dünya bu tecridi görsün. Leyla açlık grevinde, tutsaklar açlık grevinde. Bu yaşananları hiç mi görmüyorlar?”