- DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, "Norm dışı bir devlet var karşımızda. Devletteki muğlak, adım atmayan, zamana yayan, sürekli söz ile sürecin yürüyeceğini düşünen siyasal akıl, umutları giderek tüketiyor" dedi.
Silah yakan gerillaların dönüşü için halen bir adım atılmamasını "bir yıla yazık edildi" şeklinde değerlendiren DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, savaştan beslenen bir çark ve zihniyet halen çok hakim olup sürecin hızlı bir şekilde çözüme ve kardeşliğe evirilmesinin önünde engel oluşturduğunu söyledi.
Rêber Apo'nun PKK’nin fesih ve silahlı mücadeleyi sonlandırmayı içeren 27 Şubat tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın önemli adımlarından biri 11 Temmuz’da Silêmanî’de bulunan Şikefta Casenê'de düzenlenen silah yakma töreni oldu. Besê Hozat öncülüğünde 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum Grubu, silahlarını imha ederken, “Bundan sonra özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi, demokratik siyaset ve hukuk yöntemiyle yürütmek amacıyla ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz" vurgusu yapıldı. Geçen süreye rağmen beklenen adımlar atılmadı. Geri dönüşleri kapsayan 'çerçeve yasa'nın ise bu ay içinde Meclis’e getirilmesi bekleniyor. 11 Temmuz’daki törene katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, MA'dan Diren Yurtsever'in sorularını yanıtladı.
Bir yıla yazık edildi
Kürt Özgürlük Hareketi'nin silahı yakma eylemiyle kararlılığının düzeyini gösterdiğini; demokratik bir cumhuriyette dahil olmaya hazır olduklarının mesajını verdiğini belirten Temel, "Maalesef bu yüksek kararlılıktaki eylemin düzeyine ulaşan bir politika ve yaklaşım göremiyoruz. Silahlar yakıldı ama silahı yakan gerilla hâlâ dağda. Kürtlerin özgürlük sorunu devam ediyor. Devlet, hemen çıkarması gereken yasaları çıkarmadı ve geçen bir yıla yazık edildi. Sayın Öcalan hâlâ İmralı’da. Hâlâ sınırlı koşullar, hatta imkansızlar içinde bu süreci yürütüyor" dedi.
Savaştan beslenen zihniyet ve çark var
Zamana yayma meselesinin sebepleri olduğunu kaydeden Temel, şuna bağladığını söyledi: "Türkiye'de bir eğilim, ısrarla Kürtlerin düşman ilan edilmesi gereken, Kürtlere saldırılması gereken bir varlık olarak görüyor ve bunu bir politikaya dönüştürüyor. Buradan milliyetçilik türetiliyor. Mesela istenen kuruma kayyum atayabiliyor, istediği mala çökebiliyor, demokrasi güçlerini bastırabiliyor. Dolayısıyla Türkiye’de savaştan beslenen bir çark ve zihniyet halen çok hakim. Sürecin hızlı bir şekilde çözüme ve kardeşliğe evrilmesinin önünde engel."
Devletteki yaygın anlayış
İnkar kodları ve savaş politikasını sürdürmekten yana olan yaygın bir anlayıştan söz ettiğini belirten Temel, şöyle devam etti: "Ortadoğu'daki kimi gelişmelere, Suriye, İran gibi kimi devletlerdeki kıpırdanmalara göre, hatta NATO toplantısına göre pozisyon alabilen bir anlayış. Kürt meselesini, Türkiye’nin bir meselesi olarak gören, hiçbir dış gelişmeye bakmaksızın bunu kendi içinde çözmesi gereken, bu ülkenin evlatlarının dönüşünü gerçekleştirip, toplumsal ve siyasal yaşama katılmasının önünü açacak yasaların çıkarılması gerektiği yönündeki zihniyet hâlâ zayıftır."
Norm dışı bir devlet var
Rêber Apo'nun buna 'norm dışı' dediğini hatırlatan Temel- şöyle konuştu: "Norm dışı bir devlet var karşımızda. Devletteki muğlak, adım atmayan, zamana yayan, sürekli söz ile sürecin yürüyeceğini düşünen siyasal akıl, umutları giderek tüketiyor. Aslında bir oyalama, bir zamana yayma politikasının olduğu hissi giderek derinleşiyor. Mesela PKK kendini fesih etti. Dolayısıyla PKK'den kalan bütün soruşturmaların, davaların bitmesi lazım. Bunun için 5 veya 10 maddeyle bir hukuk paketi oluşturulur. Meclis’in bir haftada çıkarabileceği bir yasa, bir yıl oldu, taslak var mı yok mu tartışması üzerinden ilerliyor. Kürt Hareketi de heyetimiz de Sayın Öcalan da iktidarın üzerinde çalıştığı taslağın madde madde neyi kapsadığını bilmiyor. Sayın Öcalan çok önemli 7-8 maddelik öneriler yaptı. DEM Parti hukukçuları, hem Sayın Öcalan ile hem de heyetle çerçeve konuştu. İktidarla, iktidarın kurmaylarıyla tartışmalar yürütüldü. MHP ile tartışmaları yürütüldü ama iş geliyor, ‘taslak var, üzerinde çalışıyoruz’ deyip zamana yayma durumuna takılıyor. Kapsayıcı bir nitelikte yasa çıkacak mı çıkmayacak mı? Herkes bunu bekliyor. Kürtler, Türkiye kamuoyu bunu bekliyor. PKK bunu bekliyor. Sayın Öcalan bunu bekliyor. Silahların tümden devreden çıkarılması ve Türkiye’ye tarihsel büyük dönüşün olmasının önündeki tek engel şu anda bu." HABER MERKEZİ
***
Rêber Apo ne öneriyor?
Rêber Apo'nun birkaç tane temel çizgisi var;
* Yasa, kapsayıcı olmalı. Gerilla komutanlarını kapsamayan bir yasayı savaşçılar ciddiye almaz.
* 'Suça bulaşmış, bulaşmamış' tartışması çok gereksiz bir tartışma. PKK zaten yasa dışı bir örgüt. Dolayısıyla ona üye olan herkes suçlu ilan edilmiş.
* Rêber Apo dahi PKK ile yargılanan herkesi kapsayabilecek nitelikte ve süreli bir yasa olması.
* Rêber Apo, özgür koşullarda bu sürece öncülük etmelidir.
***
Devlet önerilere ne diyor?
Karşı taraf, bu önerileri not alıyor. Bu önerilerin önemli olduğunu belirtiyor. Hatta muhataplar, bu önerilere 'biz de katılıyoruz' diyor fakat iş siyasete ve Meclis’e getirilip bir kanuna dönüştürme meselesine gelince, 'üzerinde çalışıyoruz, çabalıyoruz, yakın zamanda çıkacak' deniliyor. Nihayetinde medyasına, 'Şunu kapsamayacak, şuna kapı kapalı, şu faydalanmayacak, suçsuz suçlu ayrılacak' şeklinde yansıtılıyor.
***
DEM Parti'nin istediği yöntem
'Çerçeve yasa' ile ilgili sistematik olarak Rêber Apo ile görüşmenin sağlanması gerektiğini belirten Temel, istedikleri yöntemsel ilerleyişi şöyle özetledi: "Yasanın çerçevesinin belirlenmesinden sonra, bu yasa Sayın Öcalan ile de ortaklaştırılacak. Yani bir kere baş müzakereci olarak tanınan aktör, Kürt siyasi hareketi adına bunun uygun olup olmadığına bakmalıdır. Bu yasadan faydalanacak olan, bu yasayı ciddiye alacak olan PKK'dir. Dolayısıyla bu taslağın, Sayın Öcalan ile tartışılması lazım. Heyetimiz bu konuda kendi önerilerini, görüşlerini de alacak. Daha sonra bu süreç Meclis’te başlayacak. Temmuz'da yasanın çıkması konusunda hem Sayın Öcalan hem iktidar hem DEM Parti hem de Meclis Başkanı hemfikir. Temmuz'da yasanın bir hafta içerisinde çıkması planlandı. Beklentimiz en kısa zamanda taslağın bütün tartışmalardan geçip Meclis’e gelmesi ve bir an önce yasallaşmasıdır. Bu süreç uzadıkça tehlikeler artıyor."
***
Medyasına servisi inkar ediyor
Basına yansıyan haberlerin kaynağı iktidar ve bu haberlere göre bir yasa olmasının kaygısını paylaşan Temel, şunları ifade eti: "Öyleyse hakikaten geçmiş olsun. İktidara bu haberlerin doğruluğunu konuştuk ve bu inkar ediliyor. Yasanın kapsayıcı olduğu, yasanın ihtiyaca cevap olabileceği, bunun üzerinde çalışmana yürütüldüğü söyleniyor fakat bir eğilimin sürekli basını böyle enforme etmesi kaygı vericidir. Bir hedefle yapılıyor.