Bu bölgede bulunan köyler, büyük aşiret federasyonlarına bağlı olmayanlar… Ya Rus işgalinden kaçmış ya da diğer şehirlerden buraya gelmişler. Bu nedenle toplama köyler. Yani bir köyde her aşiretten insan bulmak mümkün. Birkaçını bunun dışında tutmak gerekir. Bunlardan biri Bayat köyüdür. Önemli bir köy, çünkü Bayatların ocağı. Bayatlar üzerinde Türk tarihçileri büyük spekülasyonlar yaratıyor, Türk olduklarını iddia ediyorlar.

   

Türk tarih yazarlarına göre 24 Oğuz aşiretinden birinin adı Bayat. Oğuzların da kesinlikle sürgün Kürtlerin ataları olduğunu söyleyebilirim. Daha sonra Bayatları Dulqadir Beyliğinin kuruluşunda yer alan üç büyük aşiretten biri olarak görürüz. Prof. Yınanç’ a göre bunlar; Bayat, Avşar ve Beydilli’dir. Maraş çevresinde 200 yıl Dulqadir Beyliğini yaşattılar ama sonrası sürgün! Tekrar İran yoluna düşerler. Kudretli bir yaşamdan Bayat köyü çölünün içine düşmek gibi bir sonuç. Şah Ebbas iktidara geldikten sonra kendisine yardım eden bu aşiretleri dağıtır. Bunlardan biri olan Bayatları Kezzaz ve Gıruhrud’tan dağıtmış. Benzeri bir isim olan Miyanrud, Gîlan dağlarında bir bölge ismi. Bağlantısı var mı bilmiyorum. Bugünkü köy ikincisi, daha öncekini boşaltmışlar.

   

Türbeyi ziyarete gelen biri; “Burası İmam Hüseyin soyundan gelen imamların yeri. Burada ne dua eder ve nasıl bir istekte bulunursan bulun, isteklerin yerine gelir” dedi. Dışarıda, bir evin önünde oturan kadınlar da ; ”Biz Bayatların köküyüz ve buradaki iki yatır da Bayatların kökünden” diyerek Türk tarihçilerini bir kez daha yalancı çıkardı.

 
 

Laîn (Kelat) yolunda

   

Deregez’den Laîn’e doğru yol alıyoruz, Laîn, Türkmenistan ile sınır ve çok dağlık bir bölge. Laîn Çayı’nın yaşam verdiği alanlarda Kürtler tırnakları ile ekmek paralarını kazanmaya çalışıyor. En önemli ve ünlü mamülü de pirinç. Hasanabad köyünde Sofîan, Şêxikî ve Zeydî aşiretleri var. Kerem’de Şadîler; Sîrzar ve Qelezo’da Lekler; aşağılarda Sengane, Teqîrabad gibi köylerde İzollîleri, dağ yamaçlarında da Birivîleri bulmak mümkün. Araya bazı Türkmen köyleri de serpiştirilmiş.

   

Laîn Kürtlerinin en önemli özelliği, kendilerine has olan giysileridir. Genellikle kırmızı rengin hâkim olduğu giysiler ebrişimden ve elle dokunur. Topuklara kadar uzar, yapımı hem zahmetli hem de pahalıdır ama soylulara ait olduğu hemen göze çarpar. 1535 yılında Semsur’da (Adıyaman) ’Karyeî Laîn’ adında bir köyün olduğunu ve bunun sonradan ortadan kalktığını ilave etmek gerekir. Yani buradan Xorasan’a gittikleri ortaya çıkıyor.

 
 

Bandian Ateşgedası

   

Sasaniler döneminden kalma Bandian/Bendiyan Ateşgedası, 1600 yıl öncesine tarihlenen bir Zerdüşt mabedi. Daha tam ortaya çıkarılmamış ama Kürt rehber kendisini paralar bir şekilde bize ortaya çıkan bölümü anlattı. Giriş salonunun duvarları savaş resimleri ve yenilen Türkmen kralı ile esir edilen eşinin atlar arasındaki kabartmaları ile süslü. Sağ tarafta Sasani alfabesi ile yazılmış yazılar ve çizilmiş resimler var. Giriş salonundan ateşin yakıldığı alana ve etrafında ruhani liderlerle kralın oturduğu küçük bir odaya geçiliyor. Ortasında ateş yakılan kare şeklinde bir sehpa var. Yan odaların biri, yakılan kutsal ateşin küllerinin toplandığı bir yer ve onun yanında da hastaların tedavi edildiği bir oda var. Yapılan araştırmalarda inek sidiği bulunmuş. Bunun vücudun kesilen yerlerinde kullanıldığı tahmin ediliyor. Bunun dışındaki bir sürü odanın ne işe yaradığı hala bilinmiyor. Bina ve içindeki kabartmalar kerpiç ve çamurdan yapılmış.