
AYNEY ÖCALAN / ROMA
Kobanê’deki direnişi yansıttığı karikatürleri "Kobanê Calling" isimli kitapta toplayan Zero Calcare olarak tanınmış İtalyan karikatürist Michele Rech, sorularımızı yanıtladı. Calcare'nin karikatür kitabı İtalya'da ve diğer Avrupa ülkelerinde yoğun ilgi görmüş; karikatürist katıldığı 50'den fazla etkinlikte devrimi anlatmıştı.
Zero Calcare, 12 Aralık 1983 yılında İtalya’nın Toscana bölgesinde doğmuş; henüz 2 aylıkken ailesiyle birlikte Roma'nın batısındaki Rebibya'ya yerleşmiş, orada büyümüş ve oradan hiç ayrılmamış. Anne ve babasının ayrılığı ardından annesiyle yaşamaya başlayan Calcare, "Annem her zaman yol göstericim oldu. Politik değerler, dayanışma, eşitlik gibi konularda oldukça sert bir kadındı. Evde sürekli bunlarla nefes alıp verirdik" diyor. Calcare'nin çocukluğu da annesinden dolayı direnişçilere ilişkin haberler, sol örgütlerin toplantıları ve ülkeye dair tartışmalar eşliğinde geçmiş.
Gençliğinde ise Calcare, punk müzik vasıtasıyla solla ilişkilenmeye başlamış fakat hiçbir müzik aletini çalamıyormuş. O da çizmeyi denemiş ve konser afişlerini ya da CD kapaklarını çizmeye başlamış. 2001 yılında, 17 yaşındayken katıldığı Cenova'daki G8 karşıtı eylemler ise dönüm noktası olmuş.
Kürtlerle tanışma: '99 Roma eylemleri
İtalyan karikatüristin Kürtlerle tanışıklığı da bir hayli eskiye dayanıyor. Calcare, Kürtlerden bahsedildiğini ilk defa 1999 yılında duymuş: Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan Roma'dayken... Şöyle anlatıyor: "Hatırlıyorum: Güçlü bir destekleyici kitle vardı. Roma'da eylemler yapılıyordu, Avrupa'nın her yerinden Kürtler bu eylemlere geliyordu. Her gün eylem vardı. Kürt halkının bu kararlı duruşundan çok etkilenmiştim. Kürt sorunu konusunda en tecrübeli İtalyanlardan biri olan Dino Frisullo'nun anlatımlarını da çok duyuyordum. Sonra Roma'daki Repubblica Meydanı'nda Türk turizm acentasına saldırı oldu, brandaları demirlerle kırıldı. O dönemi hiçbir zaman unutamam, her zaman yüreğimde ve bilincimdedir."
Kobanê yolculuğu
Son yıllarda ise Kobanê Direnişi'nden çok etkilendiğini belirten Calcare, direniş ardından kalkıp Suruç'a gitmiş ve orada enternasyonalistlerle karşılaşmış. Beraber gittiği İtalyanlarla birlikte heyecanla Rojava'yı keşfetmeye çalışıyorlarmış: "Devrime nasıl destek verebileceğimizi de düşünüyorduk. Yani ilaç götürmek, kalıcı politik ilişkiler kurmak... Ama her şeyden önemlisi biz, bu modeli anlamaya, tanımaya çalışıyorduk. Rojava'ya yaptığım yolculuklarda anlatılanların sadece retorik olmadığını, hepsinin gerçek olduğunu anladım."
Kobanê'ye özgürleştikten sonra bir kez daha giden Calcare, gördüklerinden çok etkilenmiş. Diyor ki, "Orada şunun farkına vardım: Bu savaş, Kürtlerin DAİŞ'e karşı verdiği bir savaş değil, oldukça büyük ve anlamlı hedefleri olan bir insanlık mücadelesiydi."
Devrim için karikatür
Calcare, en iyi yaptığı işi Rojava Devrimi'nin hizmetine sunmaya karar vermiş: Karikatür. Bu kararı verme sürecini şu sözlerle anlatıyor: "Bunların mücadeleye büyük bir destek vereceği inancındaydım. Şanslıyım, çünkü çok fazla genç kitaplarımı okuyor. Genelde politikayla ilgilenmeyen gençler de beni takip ediyor. Bu yönümü Rojava'nın tanıtılmasında kullanmamak, çok aptalca olurdu. Çünkü bir sağlıkçı değildim, doktor değildim, aydın bir politikacı da değildim; sadece iyi karikatür çiziyordum. Ben de bu yönümü kullanarak Rojava Devrimi'ne destek olmak istedim."
'Kolektif bir çalışma'
Bugüne kadar 7 karikatür kitabı çıkan ve çizimlerinde günlük yaşamı anlatan karikatüristin "Kobanê Calling" (Kobanê Çağırıyor) kitabı da başından geçenleri, yaptığı yolculuğu anlatıyor. Fakat diğer kitaplarından farklı. Bu farkı şöyle açıklıyor: "Bu kitabın kahramanları, bizzat tanıştığımız insanların direnişini anlatıyor."
'Okurlarımı hafife almışım'
Kitap, İtalya'da yoğun ilgi görmüş. Calcare, kitap ardından birkaç imza gününe ve bir yılda 50'den fazla buluşmaya katılmış; katıldığı her yerde kitabını, yolculuğunu ve Rojava'yı anlatmış. Çalışmaya başlarken kaygı duyduğunu, okurlarına ulaşamayacağından korktuğunu belirten Calcare, "Okurlarımı hafife almışım" diyor ve devam ediyor: "Okurlarımın kaçacağını düşünmedim değil. Ama şunu söylemeliyim ki, okurlarımızın ortak söylemi, bu kitabın kitaplarım arasında en sevdikleri olduğuydu."