Şirnex’ten Amed’e uzanan 20 köyü ve tarihi Hasankeyf’i yutacak olan Ilısu Barajı’nın tamamlanması halinde Dîcle Nehri’nin eşsiz manzarası da yok olacak. Baraj setinin arkasına hapsolacak Dîcle artık eskisi gibi akmayacak.

 

AHMET KANBAL / MA / ŞIRNEX

12 bin yıllık tarihi Hasankeyf’i sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı inşaatını görmek için Şirnex’ın Cizre ilçesinden Güçlükonak’a bağlı Günyurdu (Taruni) Köyü’ne doğru yola çıkıyoruz. Cudi Dağı ile Gabar Dağı’nı birbirinden ayıran ve iki dağın birbirine en yakın bölgesi olarak bilinen Kasrik Boğazı’nın hemen yanındaki yol ayrımından Basan (Güçlükonak) ilçesi yoluna girmemizle birlikte devasa kanyonlar ve usul usul akan Dîcle Nehri karşılıyor bizi. İlerledikçe artan rakımla birlikte manzara daha da güzelleşirken, yol boyu Dîcle kenarına kurulan köyler hem tarihi yapılarıyla hem de yemyeşil görüntüsüyle gözleri kamaştırıyor.

Korucu kulübeleri

Hemen hemen her tepede kurulan korucu kulübeleri ile askeri mevziler; manzaranın tadını kaçırırken, köylerden hemen uzakta, bitki örtüsünden tamamen arındırılmış tepelerle birlikte ayrık otu gibi duruyor. Kilometreler boyunca Dîcle’yi seyrederek yukarı uzanan yolda yerel halkın “Çemê Avî” diye adlandırdığı noktaya gelindiğinde, Gabar Dağı’nın oluşturduğu bir tepe etrafında kıvrılan Dîcle suları eşsiz bir manzara sunuyor ziyaretçilerine. Gabar Dağı ile Dîcle Nehri’nin dansının izlenebildiği bölge, bir korucu kulübesine mesken edilmiş.

Bir hançer misali!

Devam edilen yolda onlarca bölgede benzer manzaralarla karşılaşmak kaçınılmaz oluyor. Ta ki Şirnex, Sêrt, Mêrdîn ve Amed’de 120 köyü yutacak olan Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi kapsamında devam eden santral ve baraj seti inşaatına ulaşana kadar. Taruni (Günyurdu) Köyü’ne ulaşıldığında devasa bir set ve iç içe dikilmiş olan hidroelektrik santraline ait elektrik direkleri bölgeye saplanan bir hançeri andırıyor. Suyu tutacak olan set neredeyse tamamlanmış. Dîcle suları şimdilik üç adet tahliye tünelinden salınıyor. Elektrik üretilecek olan ve boşaltılmış Germav (Ilısu) Köyü’nü içine alan santralin set duvarının örülmesi ise sürüyor.

 

‘Güvenlik barajı’

Bölge sakinleri, barajın tamamlanmasıyla birlikte Amed’e kadar uzanan bölgede 120 köyün yanı sıra mezraların ve ormanlık alanların da sular altında kalacağını dile getiriyor. Boşaltılan köylerin birçoğunun yerine TOKİ aracılığıyla kurulan/kurulacak yeni köylerin eskisi gibi ziyaret edilecek köyler olmadığını da sözlerine ekleyen bölge sakinleri, Ilısu Barajı ile sadece tarımsal sulama ve elektrik üretimi yapılmayacağının da farkında olduklarını aktarıyor. Bölge sakinleri, “Güvenlik barajı” diye adlandırdıkları Ilısu Barajı’nın tarihi ve kültürel yıkımıyla öne çıkmasının yanı sıra askeri amaçlı bir proje olduğunu ekliyor.

Dîcle eskisi gibi akmayacak

Baraj inşaatıyla birlikte Hasankeyf başta olmak üzere genellikle setin arkasında kalan bölgelerin konuşulduğuna dikkat çeken köylüler, setin ön tarafının da tehdit altında olduğunu belirtiyor. Barajın tamamen faaliyete geçmesiyle Dîcle Nehri’nin eskisi gibi akmayacağını belirten köylüler, baraj setinden Cizîr’e kadar uzanan bölgede kontrollü akıtılacak olan Dîcle sularının eskisi gibi verimli olmayacağı endişesini paylaşıyor.

Bu manzarayı görecek son nesil

Yol boyu gördüğümüz manzaranın “sayılı günleri” olduğunu kaydeden köylüler, Karadeniz’de borulara hapsedilen dereleri hatırlatarak, “Karadeniz’de dereleri borulara hapsettiler. Ne oldu? Dereler akmayınca etrafındaki yeşil alanlar kurudu. Dereler kurudu. Manzarası da bozuldu. Burada da önce Dîcle’yi setin arkasına hapsedecekler. Dîcle eskisi gibi akmayacak. Bu manzaralar da olmayacak. Belki bu manzarayı izleyen son nesiller olacağız” diyor.