Partinin milletvekilleri ve yerel temsilcileri tarafından yapılan ortak açıklamada, AKP’nin, hile yaparak stratejik önemdeki şehirleri kazanmaya çalıştığı vurgulandı. Ankara’da CHP’nin, Ceylanpınar ve Hasankeyf’te ise BDP’nin önde gittiği sıralarda elektriklerin kesildiğine değinilen Die Linke açıklamasında, sandık başlarındaki gözlemciler ile Die Linke tarafından görevlendirilen delegasyonların dışarı çıkarıldığına dikkat çekildi. Ceylanpınar’da BDP’ye verilen 1500 oy pusulasının çöpte bulunduğu ve Hasankeyf’te ise oyların yakıldığı hatırlatılan Die Linke açıklamasında, her iki kentte de AKP’nin kıl payı kazandığına vurgu yapıldı.

Seçimlerdeki hilelere karşı yapılan protesto gösterilerine polis ve AKP yandaşlarının sert müdahalesinin de eleştirildiği Die Linke açıklamasında, Ceylanpınar’da AKP adayının El Nusra yanlıları ile birlikte kitleye saldırısının kameralara yansıdığına değinildi. Açıklamada, Ceylanpınar ve Hasankeyf gibi kentlerde BDP’nin yaptığı itirazların reddedildiği, ancak Ağrı’da oyların 15 kez sayılmasına rağmen BDP’nin kazandığı ve seçimlerin yenileneceği hatırlatıldı.

AB girişimde bulunsun

Avrupa Birliği’nin (AB) Türk Hükümeti nezdinde girişimde bulunması istenen açıklamada devamla şöyle denildi: "Stratejik önemdeki yerlerde seçim hileleri yapılması kabul edilemez. Ankara, Ceylanpınar ve Hasankeyf’te ilgili partilerin ve halkın şikayetleri ciddiye alınmalı ve seçmenlerin gerçek tercihi hayata geçmelidir." Die Linke Milletvekili Harald Weinberg, "Türkiye’deki yerel seçimler esnasında ve sonrasında yaşananlar kaygı verici. AKP, seçim hileleri de dahil olmak üzere tüm imkanlarını devreye sokarak, stratejik önemdeki yerleşim yerlerinde iktidarda kalmaya çalışıyor" dedi.

Trajik maskaralık

Açıklamaya imza atan, Die Linke’nin Avrupa Parlamentosu seçimlerindeki adaylarından sosyolog Martin Dolzer ise şunları ekledi: "Ağrı’da seçim sonuçları AKP Hükümeti'nin hoşuna gitmediği için yeniden seçim yapılacak. Bu da iktidarın düşüncelerine aykırı düşünen insanların gizli servis, polis ve askerlerce tehdit edildiği ve kötü muamele gördüğü bir bölgede oluyor. Trajik bir maskaralık örneği."
Açıklamada yer alan Die Linke Meclis Grubu İçişleri Sözcüsü Ulla Jelpke ise, Almanya’nın Türkiye ve Kürdistan’daki seçim hilelerine yönelik sessizliğini eleştirirken, Ukrayna’nın Kırım bölgesi ile mukayese etti. Jelpke şöyle dedi: "Federal Alman Hükümeti'nin NATO üyesi bir devletin hükümetinin yaptığı açık seçim hilelerine karşı sessizliği, uluslararası siyasetteki iki yüzlülüğe bir örnektir. Kırım’daki referandum oylarının sayımı sırasında aynı haberler gelse acaba ne olurdu?  Söz konusu Türkiye olunca Federal Hükümet demokratik prensipleri jeopolitik amaçlara kurban ediyor."

Patriotlar Rojava'ya karşı

Partinin Aachen milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyesi Andrej Hunko ise, seçimlerdeki hilelerin yanı sıra, Maraş’ta konuşlandırılan Patriot Füze Savunma Sistemi’ne değindi. Patriotların Türkiye’yi savunmaktan çok, Kürtlerin Rojava’daki demokratik öz yönetime karşı olduğunu söyleyen Hunko, Alman hükümetinin patriotlarda ısrar ederek, Türkiye’nin Rojava karşıtı politikasına hizmet ettiğinin altını çizdi. Hunko, Türk Dışişleri Bakanlığı’nda Suriye’ye savaş için yapılan görüşmeye ait gizli kayıtlara işaret ederek, patriotların görevinin sona erdirilmesini de istedi.

Kimler imzaladı

Die Linke ortak açıklamasını milletvekilleri Andrej Hunko, Ulla Jelpke ve Harald Weinberg ile AP seçimleri adayı Martin Dolzer, Die Linke Niedersachsen eyalet yöneticisi Yılmaz Kaba ile Nürnberg Belediye Meclis üyesi Marion Padua imzaladılar.

ANF/BERLİN