Berlin’e gelecek Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dev bir protesto bekliyor. 29 Eylül’de gerçekleştirilecek “Erdoğan not welcome” eyleminin hazırlık komitesinde yer alan Avukat Lukas Theune, “Erdoğan endişelenmeden ve protestosuz dünyanın hiçbir yerinde sahne alamayacaktır” dedi.
REWŞAN DENİZ
Merkel’in hükümetiyle ilişkilerini son dönemde güçlendiren Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2014 yılından bu yana başkent Berlin’e ilk resmi ziyaretini yıllar sonra yeniden gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Frank Walter Steinmeier tarafından kırmızı halıda devlet protokolüyle karşılanacak Erdoğan 80 kişilik büyük bir heyetle Berlin’e gelmeyi planlıyor. İki günlük temaslarda Alman devletiyle ekonomik, siyasi ve stratejik işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan Erdoğan’ın gelişi ülkeyi ise ikiye bölmüş durumda. Hükümet partileri CDU/CSU ve SPD dışında bütün muhalefet partileri, Erdoğan’ın bu şekilde karşılanmasına sert şekilde karşı çıkıyorlar. Başta Kürdistanlı ve Türkiyeli göçmen kuruluşlar olmak üzere sendikalar, kadın dernekleri, siyasi partiler ve sol gruplar ise Erdoğan’ı protesto etmeye hazırlanıyor.
Dev gösteri 29 Eylül’de
28-29 Eylül tarihleri arasında Berlin’de resmi temaslarda bulunacak olan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın protesto edilmesi için birçok kuruluşun katılımıyla “Erdogan not welcome/Erdoğan hoş gelmedin” adıyla bir kampanya yürütülüyor. Platformun organizesiyle Erdoğan’ın Alman hükümetiyle görüşmeler yaptığı saatte 29 Eylül’de saat 12.00’de Alexenderplatz Meydanındaki “Neptunbrunnen” noktasından başlamak üzere kitlesel bir gösteri düzenlenecek. Gösteriye sadece Berlin ve çevresinde değil bütün Almanya’dan kitlesel katılımların olması bekleniyor.
Eylemin hazırlık komitesinde yer alan Av. Lukas Theune, Erdoğan’ın Türkiye’yi diktatörlükle yönetilen bir ülkeye çevirdiğini belirterek, “29 Eylül’de Berlin’de diktatöre hoş gelmediği açık bir şekilde göstereceğiz” dedi. Theune’nin sorulara yanıtları şöyle:
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı protesto eylemiyle nasıl bir mesaj vermeyi planlıyorsunuz?
Erdoğan Türkiye’yi kısa bir sürede bireysel özgürlüklerin hiçbir değeri olmayan diktatörce yönetilen bir ülkeye dönüştürdü. Binlerce bilim insanını ve sendikacıları işten attı, özgür basını ortadan kaldırdı ve binlerce insanı absürt iddialar ile hapse attı. O kadar insan hapse attı ki, cezaevleri hınca hınç doldu. 2015 yılında ayrıca Kürdistan’da birçok kenti ve mahalleleri yerle bir etti ve askeriyenin saldırmasına izin verdi. Sayısız kişi onun yüzünden öldü veya her şeylerini kaybettiler. Bizler böylesi bir diktatör ve katil için askeri törenle karşılanıp devlet ziyaretiyle onurlandırılacağı siyasi bir sahnenin sunulmasını kabul etmiyoruz.
Biz Berlinlilerin Alman Federal Hükümetinin salt ekonomik çıkarlardan kaynaklı tutum alınmasından bıktıklarını ve 29 Eylül’de Berlin kentinde bir diktatörün hoş gelmediğine açık bir işaret sunacaklarını umuyoruz.
Sizce Almanya’da Türk cumhurbaşkanını protesto etmenin motivasyonu nedir?
Almanya’daki insanlar uzun süredir Türkiye halkı ile sıkı bir bağ içinde. Berlin üçüncü büyük Türkiye kentidir. Çok sayıda Kürt de buraya yaşıyor. Birçoğu buraya kaçmak zorunda kaldı. Bunun yanında dünya çapında yaşanacak bir hayatı savunan ve diktatörlük altında yaşayan Türkiye halkı ile dayanışma içinde olan çok sayıda insan var. Çok sayıda farklı farklı motivasyonlar var aslında. İşçiler, işten atılan sendikalı meslektaşlarını düşüneceklerdir. Üniversite öğrencileri tutuklanan bilim insanlarını, diğerleri Leopard panzerlerinin Efrîn’i istila ettikleri gibi Alman silahlanma sanayisi ile Kürdistan’daki savaş arasında bağlantı görecekler.
Bu insanlar 29 Eylül’de bu iki hükümetin işbirliğine karşı ve Türkiye ile Kürdistan’da aşırı baskılara rağmen halen toplum için çaba sarfeden çok sayıda insan için birlikte seslerini yükseltecekler.
Şengal’deki Türk hava saldırılarına karşı Berlin’de yapılan yürüyüşte aktivistler “Erdoğan bir katil ve bir faşist” sloganı attıkları için gözaltılar yaşandı. Bu gözaltıları Erdoğan ziyareti bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?
Berlin polisi şimdiden ileriye dönük itaat uyguluyor. Erdoğan’a kırmızı halı serebilmek için ifade özgürlüğünü kısıtlıyor, kriminalize ediyor. Savcılığın açılan dava dosyalarını kapatması aşamasına varıldığında ise iş işten geçmiş olacak.
Merkel ve Erdoğan’ın her buluşması öncesi Kürt Hareketine karşı tutuklamaların, aramaların ve diğer rahatsızlık uygulamaları sistematiktir. Almanya ile Türkiye polisi alanındaki alışveriş ise halen aralıksız devam etmektedir.
Erdoğan karşıtı eylemden neler umuyorsunuz?
Tabiki bu devlet ziyaretinin engellenmesini istiyoruz. Fakat bunun için siyasi baskı daha büyük olmalı. Fakat her şeyden önce Türkiye ve Kürdistan’a bir dayanışma sunmak istiyoruz ve şunu söylemek istiyoruz: Siz Erdoğan diktatörü ile yalnız başınıza değilsiniz. Bizler yanınızdayız. Lahey’den bir tutuklama kararı gelene kadar Erdoğan endişelenmeden ve protestosuz dünyanın hiçbir yerinde sahne alamayacaktır.