Diktatörün savaş hezeyanları

Forum Haberleri —

22 Haziran 2022 Çarşamba - 08:00

.

.

  • Erdoğan kaç zamandır düşmanlık çıtasını tırmandırarak, 2023 seçiminde izleyeceği stratejinin ana temasını da göstermiş oldu. Kötülük ve iç çatışma üzerinden muhalefetle mücadele edeceği kesin görünüyor. 

ROBERT PEKÖZ
Milli, yerli otomobil,  petrol bulmalar, yerli tank üretimi, uzaya sert inişler, sonra yumuşak inişler, eskide ambulans mı , buzdolabı mı, elektrik mi vardı. Türünden ipe-sapa gelmez yalanlarla bir tarihi idare etti. Sonra sürprizler, müjdeler üzerinden yapılan demagojilerin etkisi 24 saat içinde sihir çözülüp inandırıcılığı kalmayınca da baskıcı ve yasakçı rejim tekrar yüzünü gösterdi.  

Efendisine göstermelik meydan okumalar, eyyy’ler üzerinde yürütülen balon sözler, dünya beşten büyüktür masalı, dünya lideri, tanrının bütün vasıfları üstünde gibi söylemler pratik olarak değersiz hale gelince, stratejiyi Kürt-Türk, Alevi-Sünni gibi bir çatışma sürecine kaydırmaya çalışıyor. Tutunacağı tek şey, toplumda bir iç savaş yaratma politikasıdır. 

Erdoğan’ın, 20 yıllık politik tarihinde söylediği, sonra da inkar etmediği tek bir cümle kalmadı. ‘Ilımlı islam’ tezi etrafında dönen manipülasyon ve argümanlar, asıl olarak küresel bir hesabın Türkiye'de bir Erdoğan yaratma projesiydi. Bu projenin baş rolünde oynayacak şahsın konservatif özelliğine önem verildiğini, Erdoğan pratiğinde görmüş olduk… İlk on yılda zaman ve güç kazanma taktiğini benimseyen BOP Eş başkanı, şimdi terörle, inkarla ve savaşla bir seçim süreci yürütmeye çalışıyor.

BOP Eş başkanı olarak göreve başlayan Erdoğan, zamanın akışı içinde efendilerini de şaşırtan bir performans sergiledi. ABD ve Rusya arasında inanılmaz bir süratle tur attı durdu. Şimdi sahipsiz bir köpek gibi, kimde küçük kemik görse ona kuyruk sallıyor. İlkesiz bir diktatörün entrika üzerinden yürüyen bu politikası da iflas etmiş durumda.

Erdoğan öylesine sıkıştı ki, ne yapacağını kime dalkavukluk yapacağını bilemez durumda. Bütün inandırıcılığını yitirdi. Yönettiği devletin içindeki tek bir ‘Allah’ın’ kulu artık Erdoğan gibi bir entrikacıya inanıp bel bağlayamaz duruma geldi. Kurduğu bütün senaryolar sonuçta işe yaramayınca, psikasteni bir hastalığa yakalandığını iddia edersek bir abartı yapmış olmayız. Politik mücadelede, toplumsal dinamikler üzerinden kaos yaratarak kendi geleceğini kurtarma stratejisi izliyor.

Erdoğan iktidar mücadelesinde kaos yaratmayı ilke edinen bir diktatör. Ekonomik iflasla birlikte, dış politikada sürüklendiği labirent onu entrikacı bir noktaya getirdi. Dış politika da fantastik söylemleri öne çıkararak, iç politikada kullanım aracı haline getiriyor. Ama efendilerinden şunu yap emri gelince, şaşırtıcı bir hızla davranıyor. Kanun, yasa, prosedür tanımada emirler yerine getiriliyor.

Erdoğan kaç zamandır düşmanlık çıtasını tırmandırarak, 2023 seçiminde izleyeceği stratejinin ana temasını da göstermiş oldu. Kötülük ve iç çatışma üzerinden muhalefetle mücadele edeceği kesin görünüyor. Farklı inançlar ve etnisiteyi baz olarak aldığı, bu iki sosyolojik değer üzerinden derin bir kutuplaşma yaratma çalışmasına hız vermeye başladı. Kendisinin devlet olduğunu, Erdoğan'a yapılan eleştirilerin, bir bütün olarak devlete bir saldırı olduğunu iddia ediyor. Bu tespitinden yola çıkarak Kendisine yönelik eleştirileri, ‘aslında Türkiye'ye saldırıyor demektir’ iddiası ile süslüyor. Devamında ‘dünyada her kim AKP ve cumhur ittifakını kötülüyorsa, aslında Türkiye’yi kötülüyor demektir’ diyerek çatışmanın boyutunu ve risklerle dolu bir sürecin başlangıcını işaret ediyor. ‘Derin devlet’ sözcüsü değil, ‘derin devletin’ kendisi olduğu mesajını veriyor. Cumhur ittifakının devletle özdeş hale geldiği vurgusuna özenle atıf yapıyor.

Kızılcahamam kampından partisine seslenirken verdiği mesajlar, iç çatışmaya yönelik bir savaş stratejisi oldu. Seçimin 2023 Hazirandan önce yapılmayacağını söylerken, Kılıçdaroğlu'na korkma adaylığını açıkla diye seslenerek, etnik kimliğine ve inanç değerlerine özgün bir vurgu yaparak, kutuplaşma ateşini şimdiden yaktı. Erdoğan devletini teslim etmemek için kanlı bir iklim yaratmaktan çekinmez. İç çatışmada kaç kişi ölmüş, neden ölmüş diktatörün umurunda olmaz.

Bu makyavelist ilkel primitif imam, bugüne kadar tek doğru kelime söylemedi. Dolayısıyla, bu dalavereci ne zaman erken seçim yok dediyse, bilin ki 2-3 ay sonra erken seçim olmuştur. Yani mitomani bir diktatör seçimi kazanmak için kötülük yapmaktan çekinmeyecek.
Kimlik ve inanç üzerinde çok vahim bir iç çatışma yaratılmaya çalışılıyor. Kimi politik figürlerin beyanlarından görülen endişeler üzerinde yapılan açıklamalar, ırkçılığın ve inanç çatışmasının derinliğini görmek mümkün. Erdoğan'ın bütün çabası kaotik bir atmosfer yaratarak, karambolde seçimi hileyle almaktır. Devlet benim diyen bir diktatör, sarayı kaybetmemek için almayacağı risk ve başvurmayacağı kötü yöntem yoktur...

Erdoğan'ın Kürtleri hedef alan politik terörü, sarayın faşist dikta rejimini kurtaramaz. Seçim sürecinde Erdoğan’ın daha büyük provokasyonlara başvuracağı kesin görülüyor. Bu tespit çok özgün bir iddia değildir. Türkiye'de yaşayan herkes çok tedirgin durumda. Ayrıca bütün muhalefeti, özellikle HDP’ye saldırı çıtasını sonuna kadar zorluyor.

Erdoğan'ın düzeninde iktidar mücadelesi karşılıklı hoşgörüye dayanmaz. Politik mücadelede etik değerlerin olmadığı bir süreç hızla inşa edildi Erdoğan tarafından. Politikaya olan güvenin kalmadığı bir toplum yaratıldı. Eşitsizliğin dibe vurduğu bir toplumda, Erdoğan rejimi insana ait ne varsa yozlaştırdı. İnsana ait bütün münhasır değerleri bitirdi. Elindeki her imkanı kullanarak halkın maddi değerleri üzerinden kendine bir lüks hayat yarattı. Erdoğan her gün, hemen hemen her gün yalan söyler, dün küfür ettiklerine, başka zaman diliminde övgüler dizer. 

Bu toplumun tüm manevi değerleri yozlaştırıldı. Değişimin normal, zamanında yapılacak bir seçim ile olacağını garantili görenler, biraz daha rasyonel ve mantıklı olmak zorundalar.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.