Suriyeli kadınlar, savaşı fırsat bilen erkekler tarafından çocuklarıyla birlikte dilenmeye zorlanarak sömürülüyor. Avrupa Birliği’nden mülteciler için ekonomik destek alınmasına rağmen, kadın ve çocukların ayakkabısız cadde ve sokaklarda dilenmeye ve fuhuşa zorlanıyor.
‘Dilenmezsem beni döver’
Savaştan dolayı ülkesinden Wan’ın Erdîş ilçesine göç eden ve dilencilik yapan Suriyeli H.C. (31), yaşadığı dramı şu sözlerle anlattı: “Bizler her şeyden önce insanız. Yardım için elimizi uzattığımız birçok erkeğin hakaretine, cinsel tacizine maruz kalıyoruz. Bu yüzden kendimizden iğrendiğimiz zamanlar oluyor. Eşim öldü, şu anda eşimin kardeşinin yanındayım. Dilenmek istemediğimi defalarca söyledim kendisine. Her seferinde dayağa maruz kaldım. Bedenimi açıp size göstersem, her tarafım yara bere içinde. Biz çok mu istiyoruz dilenmeyi? Yapmazsam beni döver, eve almaz, dışarıya bağlar.”
‘Amcam ne derse yapmak zorundayım’
Savaşın diğer bir mağduru 12 yaşındaki S.C., sabahın erken saatlerinden itibaren trafik ışıklarının yanında dilenmek için beklemeye başladığını belirtti. Sadece ayak uçlarını kaplayan ayakkabısı ve incecik elbisesi ile akşam saatlerine kadar asfalt yolda beklediğini ifade eden S.C., acıktıklarında ise bakkaldan aldıkları bisküvi ve kola ile karınlarını doyurduklarını söyledi. Günde ortalama 50 ile 100 lira arası para topladığını ve akşam amcasına verdiğini kaydeden S.C, “Eziyetle topladığımız paraları, akşam olunca da aynı eziyetle teslim ediyoruz. Hepsini vermemize rağmen amcam, ‘Neden bu kadar az? Ne yaptın parayı? Hepsini vermezsen seni Halep’e geri gönderirim, DAİŞ’çilere canlı bomba olarak satarım’ diyerek tehdit ediyor. Ben ölmek istemiyorum. Bir sürü akrabam öldü. Ben de onlar gibi olmak istemiyorum. Bu yüzden amcam ne derse yapmak zorundayım” diyerek, çektiği eziyeti dile getirdi.
‘Keşke kurtuluş yolu olsaydı’
Dilencilik yaparken bazı araçların durarak kendilerine fuhuş teklifinde bulunduğunu da sözlerine ekleyen S.C, “Önce kağıt para uzatıyorlar ve elimi atınca bileğimden tutup bana, ‘arabaya bin, bizimle gel, sana daha çok para veririz’ diyorlar. Ben ‘hayır’ deyince parayı geri çekiyorlar. Sonra küfür edip gidiyorlar. Keşke kurtuluş yolu olsaydı da dilenmeseydik. Nereye kadar sürecek, nereye gideceğiz, bilmiyoruz” dedi.