
Sevenleri ona Ağa Amca demişti. 15 Kasım 2011 günü yakalandığı kanser hastalığına yenik düşerek sevenlerinden ayrıldı. Bielefeld’de duymayan, tanımayan yoktu Ağa Amca’yı, “çok tartışırdı” diyordu sevenleri. “Dili çok sivriydi” diyor bir dostu onun için. Bir başka dostu da, mizahi yönünü Ape Musa’ya benzetiyordu. Ama ölüme giderken bile son noktayı koymuştu Ağa amca, o tartışmacı yönünü ölüme giderken bile göstermişti: “Biz Aleviler Başkan Apo’nun değerini bilmedik.”
Ağa Amca giderken en son şunu söylüyor dostlarına, “Görüşemediğim tüm dost ve yoldaşlara selam söyleyin.” Biz de onun selamını söylüyoruz dostlarına ve yoldaşlarına. Kısacası O içimizden biriydi. Şimdi de sevenlerinin O’nun için söylediklerine kulak verelim...
Hasan Özden:
Ben Ağa Amcayı, 1982’den beri tanıyordum. Her zaman Kürt Özgürlük Hareketi için fedakar ve onurluca bir duruş sergiledi. Hiçbir zaman taviz vermezdi. Kendi ailesi içinde ve her yerde her zaman Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni savunurdu. Gördüğü bir insana ulusal mücadeleyi anlatıp o insanı örgütleme azmi vardı. İnsanlarla 24 saat sohbet etmekten kaçınmazdı. Moralliydi. Biz hep ondan moral ve güç alırdık. Ağa Amca, Alevi olduğundan CHP ve diğer partilerde yer alan Alevilere çok kızardı. Çevresi yurtsever ve devrimcilerle doluyken bundan çok keyif alırdı. Kendisiyle yaşadığım kısa bir anım vardı. 1984 yılında uzun bir yürüyüş yapılacaktı. Bu yürüyüş için 90 kişi bir araya gelmiştik. Kendisi bu 90 kişiyi bir arada görünce çok heyecanlanmıştı ve şöyle demişti: “Artık Kürtlerin sırtını kimse yere getiremez.”
Son olarak hastayken yanına gittik ve 4 saat yanında kaldım. Konuşmaları hep Önderlik üzerineydi. “Önderlik için birşey yapamadık bu nedenle İmralı’da halen esir tutuluyor” demişti. Kimyasal silahlarla katledilen gerillalardan bahsederken gözleri yaşarmıştı. Yanından ayrıldığımda, “Bütün arkadaşlara selam söyle” demişti. Ben de sizin aracılığınızla onu tanıyan herkese Ağa Amca’nın selamlarını iletiyorum. Başımız sağ olsun.
Yılmaz Beyazgül:
Kendisini 1994’ten beri tanırdım. O zamanlar dikkatimi çekmişti. Kızı Nezahat bizi tanıştırmıştı. Defalarca sohbetlerimiz olmuştur. Konuşurken düşüncelerini esprili bir dille karşısındakine direkt söyleyen nüktedan, çok güçlü bir amcamızdı. İstanbul NÇM (Nawenda Çanda Mezopotamya) yıllarımda Apê Musa’yı tanımıştım. Nüktedan Apê Musa’ya çok benziyordu. En son vefatından 2 gün önce ziyaretine gitmiştik. Hasta yatağından doğrulup saatlerce bizimle sohbete koyulmuştu. Bu sohbette çok şeyden bahsettik. Mücadelemizin kutsal bir dava olduğu ve bu davaya bağlı kalma telkininde bulunmuştu. Bazı eleştirileri de vardı. Örneğin kendisi de Alevi’ydi. Alevilik üzerine derin bilgi sahibiydi. Şöyle bir değerlendirme yapmıştı: “Alevi inancına bağlı olanlar Başkan Apo’yu anlamamışlar bu nedenle elini tutmuyorlar.” Sonuçta ölüm döşeğinde bile bizimle mücadeleyi konuştu. Kendi rahatsızlığından hiç bahsetmedi. Ayrıldığımızda, “görüşemediğim tüm dost ve yoldaşlara selam söyleyin “demişti. 2 gün sonrada vefat etti. Kendi hatıralarını sürekli yaşatacağımızı söylüyor, yattığı toprağı öpüyorum. Tüm sevenlerinin başı sağolsun.
Hacı Osman:
Ağa Amca’yı uzun bir süreden beridir tanıyorumdum. Kendisi 1981 yılının sonlarından itibaren mücadele ile tanışmıştı. Mücadele ile tanıştıktan sonra, Türkiye solu içindeki yakın çevresini, özellikle yaşadığı Lohne’de yaşayan Alevi kesimini mücadeleye kazandırdı. Sürekli mücadelenin ateşli bir savunucusuydu. İyi bir Kürt, Alevi Kızılbaşı’ydı. Tartışma özelliği çok güçlüydü. Dili sivriydi fakat özü çok temizdi. Moral kaynağımızdı. Evine gelip gitmeyen yoktu. Mazlum Doğan’ın babası, Zübeyir Aydar, Remzi Kartal ve daha nice yoldaşları ağırlamıştı evinde. En son görüştüğümüzde şunu söylemişti: ‘’Biz Aleviler Başkan Apo’nun değerini bilmedik.’’ Dostlarının ve sevenlerinin başı sağolsun.
Leyla Yağız:
Ağa Amca’yı 11 yıldan beri tanıyorumdum. Kesintisiz her ay en az 3-4 kez yanına giderdim. Asaletli bir insandı. Onun yaşındaki insanlarda çok az rastlanan bir duyarlılık vardı Özgürlük Hareketi’ne karşı. Mücadelemize kaldığı bölgede çok emeği olmuştur. Çok geniş bir ailesi vardı. Aile üzerinde etkisi olduğu gibi çevresinde ki Alevilerce sevilen ve hatırı sayılan biriydi. Yeri doldurulamayacak insanlarımızdan biriydi. Ölmeden önce son nefesini verirken söylediği en son cümle ‘Önder Apo’ydu.
MURAT MANG/BİELEFELD