Aralarında DİHA Batman Muhabiri Gülsen Aslan'ın da bulunduğu 34'ü tutuklu 40 kişinin yargılandığı Batman 'KCK davası'nın ilk duruşması dün Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Ankara Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Gülsen Aslan duruşmaya getirilmezken, 27 tutuklu sanık duruşmada hazır bulundu. Yoklama esnasına duruşmaya katılanlar "Ez li vir im" cevabını verdi ve anadilde savunma yapmayı talep etti. Ancak mahkeme, anadilde savunma talebine daha sonra karar verileceğini açıkladı. Duruşmayı BDP Batman Milletvekili Ayla Akat, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel de izledi. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle savunma avukatları kendilerine yer bulamadı ve duruşmayı ayakta takip etti. Duruşmada 14 kişinin delil ikamesi okundu. BDP Muş Milletvekili Demir Çelik hakkında "Örgütün paralarını topladığı ve aktardığı" ve "Örgütün dağ kadrosuna adam kazandırdığı" şeklinde ifadelerin yer alması dikkat çekti. Okunan deliller arasında "basın açıklamasına katılmak", "cenazelere katılmak" gibi bir çok eylem "halkı isyana teşvik" olarak tanımlanırken, Gazeteci Gülsen Aslan da yaptığı haberleri nedeniyle "Örgüt yöneticisi" olarak suçlandı. Delil ikamesinde Fırat Dağıtım çalışanı Şafak Çelen'in DİHA muhabiri olarak gösterildi. Yargılananlar "Oramar şarkısı eşliğinde halay çektikleri ve eylemlerde ulusal kıyafet giydikleri için" suçlu kabul edildi.

Mahkeme yetkisiz

Savunma yapan avukatlardan Mesut Beştaş, çıkartılan yasalar ile artık Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırıldığına dikkat çekerek, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini vurguladı. Ancak Mahkeme heyeti, mahkemenin duruşmayı yapabilecek yetkisinin olduğunu iddia ederek, yargılamanın anayasaya aykırı olmadığını savundu.
Savunma avukatları, "gizli tanığın" beyanlarının ve dinlemenin yapılırken, zabit katibinin ve savcının imzasının olmadığını bundan dolayı da bu ifadelerin geçersiz olduğunu belirterek, CMK 169'a göre alınan her dinlemede bu imzaların olması gerektiği vurguladı. Avukatlar, Batman Kent Konseyi'nin Batman Belediyesi'nde 2 Ekim 2010 tarihinde gerçekleştirdiği iddia edilen toplantıda herhangi bir ses kaydının olmadığı vurgulayarak, buna ilişkin herhangi bir sorunun müvekkillerine sorulmaması gerektiğini belirtti.
Mahkeme heyeti avukatların savunmalarının ardından 2 Ekim 2010 tarihli toplantıya ilişkin ortam dinlemeye ilişkin çözüm tutanaklarının ve mahkeme kararının, ayrıca bütün telefon dinlemelerine ilişkin mahkeme kararlarının bulunmaması hususunda gerekli araştırmaların yapılmasına karar vererek, duruşmayı yarına ertelendi.

AMED