Siyaset üretmekten yoksun kadroların yeni gündemi Tayyip Erdoğan’ın “bulunamayan” diploması. Dersiniz ki Erdoğan iktidarının müsebbibi olduğu ne varsa o diploma eksikliğinden kaynaklı. Hani o koltuğa oturmak için gerekli diplomaya haiz bir “vatan evladı olsa” hiç bir sorun kalmayacak. Demokrasi baharı gelecek yurduma.
Oysa Erdoğan diploması olmadığı için yıkmıyor Kürdistan’ı. Erdoğan devamı olduğu yaşatmaya ant içtiği resmi ideolojiye bağlılık yenini ederken gerekli ritüeli yerine getiriyor. Ankara iktidarını ayakta tutan şiddet ayinine katılıyor. Zira bundan öncekilerin uygun birer diploması da vardı. Binlerce faili meçhul, binlerce kayıp, onlarca toplu katliam nerede yaşandı?
Barbarizmin diplomaya ihtiyacı olduğunu kim söyledi.
Erdoğan diploması olmadığı için değil ırkçı olduğu için özgürlüğe demokrasiye karşıdır. Bu yüzden Alman Parlamentosunda yapılan Ermeni Soykırımı oylamasında evet oyu kullanan Türk kökenli on bir vekil için “Orada 11 tane Türk varmış. Ne Türk’ü, geç o işi. Onların Türklükle alakası yok, onların kanı bozuk bir defa” diyor. Bu sözleri diploması olmadı için mi sarf ediyor? Elbette hayır. Unutmayınız ki Erdoğan’ın muadili Hitler de milyonlarca Yahudiyi, Roman “kanlarının bozuk olduğunu iddia ederek” katletti. O da Erdoğan gibi insanları taneyle hesap ediyordu. Erdoğan da en az onun kadar faşist olduğu için kan siyaseti yapıyor. Bununla da yetinmiyor. Aynı konuşmada, “Ne yaparlarsa yapsınlar, evet biz sıradan bir millet değiliz” diyerek Hitler ari ırkçılığına eş düşecek bir söylem kullanıyor. Nerede söylüyor bunları geçtiğimiz Cumartesi günü Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi akademik yıl mezuniyet töreninde. Gördüğünüz gibi bu üniversite de bu ilahiyat da bu ideolojinin bir parçası.
Bakın aynı konuşmasında Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ile arasında geçen bir telefon konuşmasını da nasıl aktarıyor, “Türk parlamentosunda bir oylama olduğunda ‘Siz grubunuza sahip çıkarsınız’ diyen siz değil misiniz dedim? Peki siz grubunuza niye sahip çıkmadınız? Dürüst değiller, samimi değiller.
Alman başbakanı muhatabına alenen sen bir diktatörsün diyor. Burada Merkel’in kullandığı “siz grubunuza sahip çıkarsınız” kelamı, “sizin milletvekillerinizin sizin dışınızda bir iradesi yok siz onların tümü yerine karar verebilirsiniz”in diplomatik ifadesi. İşte bu yüzden Merkel kendi parlamenter grubuna müdahale edemiyor. Almanya bir diktatörün denetiminde olmadığı için. Oysa Merkel’in koltuğunda Hitler otursaydı o da aynı Erdoğan gibi grubuna “sahip çıkabilecekti” bu muhakkak.
Şimdi Erdoğan’ın ırkçı kimliğini berraklaştırmada Albert Memmi’ye baş vurmak durumundayız. Memmi, “Sömürgecinin Portresi Sömürgeleştirilenin Portresi” başlıklı kitabında sömürgeci ırkçılığı üç başlıkla tarif eder.
a-Sömürgeciyle sömürgeleştirilen arasındaki farkları keşfetmek ve ortaya koymak, b-Bu farkların sömürgeci yararına ve sömürge halkı aleyhine değerlendirilmesi, c-Varsayılan bu farklılıkların kesin olduğunu ileri sürerek ve kesin olması için hareket ederek, bunları mutlaklaştırmak.
Erdoğan’ın söz konusu törende yaptığı konuşmadan bir özeti aşağıya alıyorum. Bu bölüm Memmi’nin el feneri ışığında bir kez daha okunduğunda Erdoğan iktidarının sömürgeci ırkçı kimliği daha net anlaşılacaktır.
Şöyle diyor Erdoğan, “AB müktesebatında ne varsa onu istiyoruz ama AB müktesebatının içindekileri sen kalk bazı ülkelere farklı uygula, Türkiye’ye gel farklı uygula. Olmaz böyle şey. Karşımıza Ermenileri, terör örgütlerini, medya görünümlü propaganda makinelerinizi sürmeyin. Bel altı vuruşlar yapmayın. Doğduğum büyüdüğüm yer Kasımpaşa’da dedikleri gibi; delikanlı olun, ciğerimi yiyin. Anlayışımız budur. Almanya’daki olay, İslamofobyanın şu anda dışa vuran bir uygulamasıdır. Onların üst akıllarını filan biliyoruz ama ne yaparlarsa yapsınlar, kendileri çalar, kendileri oynar, kendileri dinlerler. ’Almanya Parlamentosu bu kararı almış, halimiz ne olacak?’ Hiçbir şey olmayacak. Bunların yaptığı sadece kendilerini tatmindir, başka bir şey değil.” Millet güçlü ve dinamik yapısıyla evelallah buna pirim vermeyecek. Orada 11 tane Türk varmış. Ne Türk’ü, geç o işi. Onların Türklükle alakası yok, onların kanı bozuk bir defa. Onların kimin sözcüsü oldukları belli zaten. Onlar bu ülkedeki bölücü terör örgütünün Almanya’daki uzantılarıdır ve benim zaman zaman söyleyip, başka yerlere çekilen ’Alman ekolü’ dediğim olay budur işte. Budur. Ne yaparlarsa yapsınlar, evet biz sıradan bir millet değiliz. Bizim milletimiz Anadolu’ya ordularından önce gazi dervişleriyle, Alperenleriyle girmiştir”
Erdoğan bir faşisttir. Diploması olsa sadece diplomalı bir faşist olur. Ne diyor Fuzuli, “Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.”