
Almancası 'Anerkennung Ihres Berufsabschlusses in Deutschland' (Mezun Olduğunuz Meslek Eğitiminizin Almanya'da Tanınması) olan bu proje için, Bielefeld kentinde Mozaik adlı bir kurum çalışma yürütüyor. Mozaik'in genişletilmiş adı 'Kültürler arası Eğitim ve Danışmanlık Kurumu'.
Mozaik bünyesinde ve sadece proje kapsamında Sosyolog Zeycan Yeşilkaya, Siyaset ve Avrupa Bilimi üzerine araştırmacı Claudia Schulte ve kurumun müdürlüğünü yapan mühendis Cemalettin Özer ortak bir çalışma yürütüyor. Biz de, bu proje kapsamında Mozaik Müdürü Cemalettin Özer'den yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi aldık.
Mozaik olarak çalışmalarınıza nasıl başladınız? Yürüttüğünüz proje hakkında bilgi verir misiniz?
Mozaik çalışmalarına 2003 yılında bilgisayar kursları vererek başladık. Bu kursları iki dilli verdik. Almanca ve kursiyerlerin kendi ana dillerinde. Bu projede başarılı olduk. Bu nedenle Alman işsizlik (Arbeitsamt) kurumunun dikkatini çektik. Sonrasında ise, ikinci proje olarak göçmenlerin yeni gelen göçmenlere yol göstermesi şeklinde bir proje hayata koyduk. Üçüncü projemiz de, göçmen derneklerin kalifiye edilmesine yönelik bir projeydi. Bu projede amacımız göçmen derneklerin siyasi faaliyetlerin yanı sıra, kendi üyelerine farklı konularda danışmanlık yapmasına yardımcı olmaktı. Dördüncü proje olarak, göçmen dernekleri ile Alman kurumlarını bir araya getirerek sorunlarına kendilerinin çözüm bulmasını amaçladık. Son olarak ise, denklik diplomaları üzerine bir proje üzerine çalışıyoruz.
Almanya'da böyle bir projeye neden ihtiyaç duydunuz? Meslek sahibi göçmenlerin durumuna ilişkin neler belirtebilirsiniz?
Daha önceki yıllarda Almanya'ya gelen göçmen işçiler, yardımcı işçi olarak çağrıldı. 40 yıl böyle yürüdü. Globalleşen dünyada kaliteli mal üretmek isteyen Almanya'ya kaliteli meslekli eleman lazım. Bu nedenle Almanya'da yaşayan meslekli elemanlar önemseniyor. Proje de bu ihtiyaç üzerine başladı. Almanya dışarıdan işçi getirmeden önce, bir anlamda kendi evinde ki kalifiye elemanları tanımak istiyor. Yapılan araştırmalar sonucu 300 bin meslekli göçmenin olduğu ortaya çıktı. Aslında daha fazladır. Ancak bu göçmenlerin diplomaları henüz tanınmamış. Sözkonusu meslekli göçmenlere diploma şansı tanıyan bu yasa, 1 Nisan 2012'den itibaren yürürlüğe girdi ve 2014 yılının sonuna kadar da devam edecek. Sonrasında bu yasanın yürürlükte kalıp kalmayacağı ise, belli değil.
Bu projenin göçmenler açısından ne gibi avantajları var?
Bu proje ile Almanya'da yaşayan göçmenler geldikleri ülkelerde öğrendikleri meslekler Almanya'daki meslekler ile aynı seviyede tanınmış olacak. Örneğin, kendi ülkesinde berber olan biri, 'Benim berberlik mesleğim var' dediği zaman Sanatkarlar Odası birşey yapamıyordu. Çünkü bu konuda bir yasa yoktu. Şimdi bu yasa ile bir 'berber' kendi ülkesinde öğrendiği mesleği Almanya'da 3 yıl süren meslek eğitiminde öğretilenleri bildiğini belgeleyerek, mesleğini tanıtmış olacak. Ve bu şekilde de, Almanya'daki mesleğe denk bir sertifikası olacak. İşverenler de, işe alırken IHK'nın onayını dikkate aldıklarından, verilen bu sertifika IHK dediğimiz Alman Sanatkarlar ve Ticaret Odası tarafından onaylanıyor. Ayrıca bu proje ile meslek sahibi göçmenler, Arbeitsamt'ın verdiği bazı mesleki kurslardan faydalanma şansı da buluyor. Yine çalışılan iş yerinde statüde yükselme, buna paralel olarak da maaşta artış ve mesleğiniz üzerine üniversiteye gitme şansınız oluyor. Kısaca bu proje, Almanya'da meslek sahibi olan birine sağladığı hakları meslek sahibi bir göçmene de sağlamış oluyor.
Bahsettiğiniz yasa kapsamında kimler meslek hakkı için başvurabilir ve başvuru için ne gibi şartlar gerekiyor?
Geldiği ülkede üniversite bitirmiş ve herhangi bir meslek dalında sertifikası olan herkes böyle bir hak için başvurabilir. Geldikleri ülkelerde devlet tarafından verilen bir diploma veya mesleki eğitim merkezleri tarafından verilmiş sertifika olması şart. Tercümesi yapılmış bu belge ile başvuru yapılabilir. Bunların yanısıra başvuru yapılması için müracaat formu (ilgili kurumdan temin edilebilir), şimdiye kadar edinilen mesleki faaliyetleri gösteren bir çizelge ve kimlik belgesi gerekiyor. Başvuru ücreti 320 ila 420 € arasında değişiyor. İşsizlik ücreti alanlar bu parayı ödemiyor. Onların yerine Arbeitsamt dediğimiz kurum ödeme yapıyor. Denklik diplomasına başvuru yapmak yasal bir hak olduğu için, başvuruda herhangi bir sınırlama yok. Herkes başvuruda bulunabilir. Şu noktayı belirtmekte fayda var. Üniversite diplomasının kabulü ile meslek diplomasının kabulü farklıdır. Üniversite mezunlarının başvurusu için 3 yıldan beri bir yasa var. Örneğin Türkiye'deki Üniversiteler arasında başvuru esnasında farklılık oluyor. ODTÜ mezunu ile Hakkari Üniversitesinden mezun birini Alman devleti de aynı kategoride değerlendirmiyor. Bir farklılık koyuyor. Fakat bu ayrıcalık meslek diplomalarında yok.
Peki son olarak başvuru yapmak isteyenler için neler söyleyebilirsiniz?
Bugüne kadar Almanya geneli 30 bin kişi başvuru yapmış durumda. Bunların yüzde 60'ı kabul gördü. Düşünün 300 bin hedef vardı. Daha yaklaşık 280 bin insanın başvuru yapması bekleniyor. Bize yapılan başvuruların durumunu şu şekilde özetleyebilirim. Şu ana kadar bize 280 başvuru yapıldı. Bunlardan 118‘i Türkiye'li. Başvuru yapan Türkiye'lilerin içinde öğretmenler en çok başvuranlar arasında. Sonrasında satış elemanı, makinist, yönetim uzmanı, makine tamircisi, muhasebeci, tekniker, asistan, kasap, berber, elektrikçi, mühendis, doktor, tarihçi gibi mesleki alanlarda başvurular yapıldı.
Biz genellikle Bielefeld bölgesi için bu projeyi yürütüyoruz. Tabi ki, Almanya genelinde yürütülen bir projedir. Bulundukları yerlerde nereye başvuru yapmak istediğini öğrenmek isteyenler geniş bilgi almak için www.anerkennung-in-deutschland.de adresinden geniş bilgiye ulaşabilir. Gazeteniz aracılığı ile bu haberi ilk defa duyan meslek sahipleri de diplomasını tanıtıp yasadan faydalanabilir.
MURAT MANG/BIELEFELD