Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa Konseyi (AK) ve İşkenceyi Önleme Örgütü’nü (CPT) Kürdistan’daki katliamlara karşı harekete geçirmek için Strasbourg’ta başlatılan oturma eylemi 11. güne girdi. 

Tertip Komitesi’nde yer alan Faik Yağızay on gün boyunca  birçok diplomatik çevreyle görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti. Yağızay görüşmenin ayrıntılarına ilişkin şunları paylaştı: “HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın da katılımıyla birçok görüşme gerçekleştirdik. Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği Kabinesi ile görüşmemiz oldu. Görüşmeler, Türkiye ile ilgili Konsey’in danışmanı ve Siyasi İşlerden Sorumlu Direktör ile Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri ile oldu. İnsan Hakları Komiseri, 47 üye ülkenin insan haklarından sorumludur. Görüşmelerde HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Cizre’de tanığı olduğu olayları birebir anlattı.”


AK Komiseri Kürdistan’a gidecek

AK İnsan Hakları Komiseri Nils Muisnieck’in yaşananlardan kaygı duyduğunu ve yaşananları yerinde izlemeye sıcak baktığını kaydeden Yağızay “Görüşmemiz sonucunda İnsan Hakları Komiseri bize olumlu cevap verdi. Türkiye ve Kürdistan’a gitmek istiyor. Ancak bu gidişin Türk devletin tarafından organize edilmesi gerekiyor. Onu bekliyor, gitmek için ısrar ediyor” dedi. Ziyaretin Nisan ayında olmasının kararlaştırıldığını ifade eden Yağızay, “Biz kendilerine, Türk devletinin Cizre ve Sur’da büyük bir vahşet işlendiğini geç gitmeleri durumunda da devletin katliam alanındaki delilleri yok edebileceği yönündeki endişelerimizi aktardık” dedi. 


Rapörtörler Ankara yolcusu

Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi İzleme Komitesi Türkiye raportörleri ise 14 Mart’ta Ankara’ya gidecek. Yağızay, “Diyarbakır ve Cizre’ye gitmeleri noktasında ikna çabalarımız var. Buraya ziyaretleri de devletin organize etmesi gerekiyor. Biz de bu organizasyonu bekliyoruz” diye konuştu. 


AK üyesi ülkelere dosya

Avrupa Konseyi’nin daimi temsilcisi 47 ülke için dosyalar hazırladıklarını sözlerine ekleyen Yağızay, şu ana kadar 5 üye ülkeye dosyaların sunulduğunu, gelecek hafta bu çalışmanın tamamlanacağını ifade etti. 


AK sesini yükseltmeli

Avrupa Konseyi’nin Kürdistan’daki vahşete sessiz kalmaması gerektiğini kaydeden Faik Yağızay şöyle konuştu: “Türkiye AK’nin bir üyesi ve Türkiye’de insan hakları ihlal ediliyor. Uluslararası hukuk işletilmiyor ve katliamlar yaşanıyor. AK, bu konuda sesini yükseltmeli. 


AİHM ortak olmamalı

Yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle tedbirlerle ilgili aldığı kararlar tam bir skandal. Aldıkları bu kararlarla insanlarımızın ölmelerine ön ayak oldular. İnsanların aç susuz ve kan kaybında ölmelerine göz yumdu. AİHM bu kararları Anayasa Mahkemesi’ne havale ediyor ama Anayasa Mahkemesi Türkiye’deki düzenin elinde. Her konuda Erdoğan karar verdiği için burada da olumlu sonuç alınmayacaktır.” 


CPT’yle de görüşüldü

Eylemin başladığı 22 Şubat pazartesiden bu yana Kürt gençlerinin her gün Strasbourg merkezinde bildiriler dağıttığını belirten Yağızay, Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik tecridin de gündemlerinde olduğunu söyledi. Yağızay, “CPT ile görüşmelerimiz oldu. Türkiye raportörlerinin buradaki asistanları ile yani raporu hazırlayanlarla bir görüşmemiz oldu. 

CPT ile olan görüşmemizde, Türkiye’de barışın anahtarının Sayın Öcalan olduğunu belirttik. Öcalan’a uygulanan bu tecridin kaygı verici bir duruma geldiğini bildirdik. CPT’deki yetkililer her ne kadar içeriğini açıklanmasalar da, Öcalan’ın durumu ile ilgili her gün Türkiye ile diyalog halinde olduklarını dile getirdi” şeklinde konuştu.


Sincar ve Baydemir gelecek

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar’ın gelecek hafta Avrupa Parlamentosu’na geleceği bilgisini de paylaşan Faik Yağızay “Avrupa Parlamentosu’nda görüşmeler yapılırken, biz de eylemlerimizi parlamentonun önünde yapacağız. 9 Mart’ta Paris’te İzleme Komitesi’nin toplantısı olacak. HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir katılarak bir sunumda bulunacak” dedi.



Salih Muslim panele katıldı


AK önündeki oturma eyleminin gerçekleştiği çadırda düzenlenen panele katılan PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, Kürdistan’daki katliamlara karşı topyekün bir mücadele yürütüldüğünü belirtti. 

Muslim, “Bugün Rojava’yı kat be kat aşan dört parçada bir katliam var. Buna karşı dört parçada direniş var. Sizlerde de diasporada bu direnişe destek için bu eylemleri gerçekleştiriyorsunuz. Bizim halkımız direnişçi bir halk yani savaşan halktır” dedi. Kürt Halk Önderi Öcalan’ın “Kürt halkı savaşçı halk durumuna gelerek ancak kurtulur” dediğini hatırlatan Muslim, “İşte bugün bu gerçekliğe ulaştık. Kürt halkının kurtuluşu uzak değil. Her yönüyle savaşçı durumuna geldik. Siyasi askeri ve sivil olarak mücadele halindeyiz. Bizim verdiğimiz mücadele bir parça değil. Düşman bizi parçalamış ama özümüzde biriz ve verdiğimiz mücadele bir amaç bir dava uğrunadır” diye konuştu. 

Türk devletinin Rojava’da Kürtleri yok edip Kuzey Kürdistan’a yönelmek istediğini belirten Muslim, “Ama hesapları tutmadı. Kobanê gibi bir direnişi hesaplamadılar. Rojava verdiği mücadele ile tüm planları boşa çıkardı. Şengal’de planlar tutmadı. Bunlar başarılı olmayınca Kuzey’e yöneldiler. Planlarında Sri Lanka modeli var. Uçaklar ve bombalarla Kürtleri imha hesapları yapıyorlar” dedi. 

Girê Spî’ye yönelik saldırılarda 291 DAİŞ’linin öldürüldüğünü söyleyen Müslim, “QSD’nin yüzde 50 Kürt diğer yüzde 50’si ise Araplar, Türkmenler, Çeçenler, Ermeniler ve diğer halklardan oluşmakta. Bölge güçlerinin kabul edemediği şeyde bu işte. 

ABD ve Rusya’nın terör listesine aldıklarını çıkarsan Esad’a muhalif kimse kalmıyor. Bunun dışında tek muhalıf QSD’dir” diye belirtti. 



Şehit annesi: Gözleri ve kulakları açmak için buradayım


İki şehit annesi 66 yaşındaki Sultan Oğur, AK önündeki çadır eyleminde başından itibaren yeri alıyor. Oğur, eyleme katılma amacını şu şekilde özetliyor: “Kürdistan’da katliamlar ve vahşet yaşanıyor. Avrupa devletleri ve kurumları bu vahşeti görmüyor veya görmek istemiyor. Ben de görmeyen gözleri, duymayan kulakları açmak için bu eyleme katılıyorum.”

İlk günden beri eylemde olduğunu ve sonuç alınıncaya kadar da eylem alanında kalacağını ifade eden Sultan Oğur, Avrupa’da yaşayan gençler ve kadınları eyleme davet etti. Oğur “Gelemeyenler de bulundukları alanları eylem alanına çevirsin. Her gün gençlerimiz, kadınlarımız katlediliyor. Bebekler vahşice öldürülüyor. Yaşanan bu katliama dur demek için PKKli, Kürt ya da solcu olmak gerekmiyor. İnsan olmak yeterli. Ben iki kuzumu bu dava uğruna şehit verdim. 1995 yılında Serdar’ımı babasının gözleri önünde katlettiler. Sibel kızım da Nusaybin’de iki arkadaşıyla düşmanın eline geçmemek için kendilerini imha etti. Bugün televizyonda görüyorum anneler katledilen çocuklarını elleri ile yıkıyor. Gömemedikleri için buzdolabında çocuklarını saklamak zorunda kalıyor. Elimde yıkamadığım Serdar’ımın kanının aynısı bugün Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de İdil’de bir bütünen Kürdistan’daki annelerin elinde. Ortak acımızı dindirmek için direniş, direniş, direniş diyorum.”



Destek ziyareti


AK önündeki oturma eylemine destek ziyaretleri ise sürüyor. 

Fransa Alevi Federasyonu Başkanı Erdal Kılıçkaya ve ikinci başkan Veli Güneş’in yer aldığı bir heyet ziyaret ederek destek verdi. Alevi temsilciler, “Bıçak kemiğe dayandı ülkenin çivisi yerinde çıktı. Bir ay önce burada Türkiye ve Ortadoğu’daki yaşananları eylemselliklerle protesto ettik. Acılarınız acılarımız bu anlamda size destekliyoruz” mesajı verdi.

Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Tuncay Yılmaz ise “Kürdistan’daki direniş Artvin’de ses buluyor. Kürdistan mücadelesi Artvin’e örnek oluyor. Kurtuluşumuz ortak. Kritik bir dönemde geçiyoruz. Kim birliğini oluşturursa o kazanır. Biz bugün daha fazla PKK’li ve PYD’liyiz. Birliğimizi sağlamalıyız” diye konuştu. 

SYKP Temsilci Mahir Sayın ise “Bu özgürlük yürüyüşümüzde zafer bizim olacak. Çünkü bu mücadele ve iradeyle kazanacağız. Üzerimize düşeni hep birlikte yaparak kazanacağız, zafer ezilenlerindir” dedi.



ERKAN GÜLBAHÇE/STRASBOURG