Yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hazırlıklarının sürdüğü Kürdistan'da öz savunma temelinde çalışmalarını sürdüren YPS-Jin komutanları, kadın direnişini büyütme çağrısı yaptı. 

2016 yılının kadın direnişi ve özgürlük yılı olarak tarihe geçeceğini belirten YPS-Jin komutanlarından Şîlan Gever, kadın özgürlüğünün direniş saflarından geçtiğini kaydetti. "2016 yılı Önder Apo ve kadınların özgürlük yılı olacaktır" diyen Gever, "Artık teori değil pratik zamanıdır. 2016 yılı kadınların öz savunma yılı olarak tarihe geçecektir. Kadın, tarihin her dönüm noktasında özgürlüğü için bedel vermişse bugün de YPS-Jin saflarında bedel vermeye hazırdır" dedi.

8 Mart'ta tüm kadınlara yönünü öz yönetim alanlarına dönme çağrısı yapan Gever,"Gelin YPS-JIin saflarında, kadının olması gereken yerde olup, imha ve soykırım politikalarına dur diyelim" çağrısında bulundu. 


'Tecavüzcüler ordusuna kadınlar dur diyecek'

Sur, Cizîr ve Gimgim'da katledilen kadınların bedenine yönelik teşhiri hatırlatan Gever, "Tecavüzcü ve katiller ordusuna karşı direnmekten başka bir çare kalmamıştır" dedi. Devletin Kürdistan'da işlediği insanlık suçlarına kadınların YPS-Jin saflarında dur diyeceğini vurgulayan Gever, "YPS-Jin bu barbarlığa öz savunmasıyla cevap olacaktır. 8 Mart özgür bir yaşamın müjdecisi olacaktır. Sêvê yoldaşlarımızın mirasçılarıyız, o kanı yerde bırakmayacağız. 8 Mart kadının topluma ve devrime öncülük ettiği bir yaşamın müjdecisi olacaktır. Bunu hiçbir güç durduramayacaktır artık" diye konuştu.


‘Kadınların kurtuluşu YPS Jin'da’

Tüm kadınlara YPS-Jin saflarında ortak mücadele çağrısı yapan YPS-Jin komutanlarından Nûda Kurtay ise, YPS-Jin'in kadının kurtuluşu olduğunu söyledi. Kadınların 8 Mart ruhundan aldığı mirası bugüne taşıdığını vurgulayan Kurtay, "Kadınların bu sömürü sistemine başkaldırmalı. Bu sistem hiçbir şekilde kabul edilemez" dedi. 

Kadınların mahalle mahalle, sokak sokak direnişte olması gerektiğini vurgulayan Kurtay, şunları söyledi: "Türk devletinin en çok korktuğu direnen kadınlardır. Bunun için de sürekli kadınları hedef alarak, bedenlerini teşhir ediyorlar. Bu nedenle kadınlar özgürlük saflarındaki yerini bir an önce almalıdır. Gün eylem günüdür. Kadınların direnişi düşmana geri adım attıracak ve Önder Apo ile kadının özgürlüğünü beraberinde getirecektir. Kadın ilk defa özgürlüğe bu kadar yakın olmuştur. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü anlamlı kılabilmek için kadınlar direniş saflarına katılarak, devrime öncülük etmelidir."


Direnenlere layık olma günü

JINHA'ya demeç veren YPS Jin komutanı Rojbîn Besta ise Cizre'de yaşanan tarihi direnişİ ve devlet vahşetini hatırlatarak,  "Cizre bizim için bir örnek oldu. Orada şehit düşen arkadaşlarımızın intikamını alacağız. Bunu herkes iyi bilsin. Bu 8 Mart bizim için direnenlere layık olma günüdür" şeklinde konuştu.

İnkar ve imhaya karşı öz savunmanın hak olduğunu, YPJ Jin'in ise bu nedenle var olduğunu dile getiren Besta, "Başka alternatif sunulsaydı YPS ve YPS-JIN ortaya çıkmazdı. Tarihten bu yana bugüne devleti iyi biliyoruz. O nedenle başka yol yok, onun için sonuna kadar savaşacağız. Kürt halkı devletin zulmünü ortadan kaldırma gücüne sahiptir. Serhıldan ruhuyla mücadele edilmeli. Kadın üzerindeki şiddete ve Kürdistan'da yürütülen katliamlara karşı  YPS Jin olarak cevap olacağız" dedi. 


 HABER MERKEZİ




KJK'den 8 Mart çağrısı:  Her meydan direniş alanı olsun


Komalên Jinên Kurdistan (KJK), yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklama yaptı. Cizîra Botan, Silopî ve Sur’da direnenleri Kobanê’deki direnişçilerin ardılları olarak tanımlayan KJK, önümüzdeki sürecin, halkların ve en başta da kadınların özgürlük çıkışına sahne olacağını belirtti.

Ortadoğu'nun kalbi Kürdistan'da tüm dünyanın gözü önünde kadın ve toplum kırımına yol açan bir savaşın yaşandığına vurgu yapan KJK, bu katı cinsiyetçi ideolojiye karşı sürekli bir savaşın verilmesi gerektiğini ifade etti. 

Rojava ve Kuzey Kürdistan'da halkın öz yönetime dayalı direnişinin erkek egemen sistemi ciddi anlamda değişime zorladığını kaydeden KJK, kadın özgürlük mücadelesinin de güçlü bir aktör olarak öne çıkmaya başladığını belirtti. Kobanê'den Silopî'ye, Cizîr'den Sur'a kadınların 'özgürlüğümüz örgütlüğümüzdür' şiarıyla yaşamı özgür kılmanın mücadelesini verdiğini ifade eden KJK, bu nedenle erkek egemen zihniyetin en çok kadının örgütlülüğünden korktuğunun altını çizdi. 


Sur'daki abluka kırılmalı

Sema Yüce şahsında 8 Mart’tan Newroz’a ateşten köprünün Kürt halkına ve kadınlara katliamı reva gören herkesi yakacağını kaydeden KJK, şunları belirtti: "Yaşamın savunulması, kadınların ve halkların özgürce yaşaması demokratik öz yönetimlerin kurulması savunulması ve inşasından geçmektedir. Kadının özgür ruhunun serpilme şansı bulacağı öz yönetimlerin savunulması ve ablukaların kırılması en başta kadınların görevi ve sorumluluğudur. Özgür yaşam için 8 Mart’tan Newroz’a kurulan ateşten köprü ruhu ve karalılığıyla Sur’daki abluka bir an önce kırılmalıdır."

8 Mart'ı Silopî'de katledilen Sêvê Demir, Pakize Nayır, Fatma Uyar şahsında Cizîr'de katledilen direnişçilere adandığını hatırlatan KJK, tüm kadınları 8 Mart eylemleri ile tüm sokak, meydan ve mekanları direniş alanına çevirmeye çağırdı. 


 HABER MERKEZİ