Fransa’nın Strasbourg kentinde ‘Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım, Kürdistan’ı Özgürleştirelim’ şiarıyla 14 eylemcinin katıldığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, kararlılıkla sürüyor. Strasbourg’taki açlık grevi Avrupa’nın bir çok yerinden gelen Kürdistanlılar ve dostalrı tarafından ziyaret ediliyor.

BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı Strasbourg’da düzenlenen süresiz-dönüşümsüz açlık grevi, 52’inci gününde. Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç, gazeteci Gülistan İke ile Kerem Solhan’ın sağlık durumlarının müşahade altında olduğu bilinirken, diğer eylemciler de doktorlar tarafından sürekli olarak gözetim altında tutuluyor.

Eylemcilerde baş dönmeleri-ağrıları, tansiyon değerlerinde oynamalar, nabız atışlarında anormallikler gibi birçok semptom görülürken, halsizlik, aşırı yorgunluk gibi belirtilere de sıkça rastlanıyor.Ancak eylemcilerin moral ve motivasyonu yüksek ve ilk günden itibaren tecridi kırma konusunda kararlı olduklarını ve taleplerinde geri adım atmayacaklarını ilan etmişlerdi.Dün de aralarında eylemcilerden Yüksel Koç’un eşi Gulê Koç’un da aralarında olduğu çok sayıda Kürdistanlı destek için Strasbourg’daydı. Almanya’nın Bremen, Kassel, Köln, Heilbronn ile İsviçre’nin Zürih, Bern ve Aarau şehirlerinden onlarca kişi, Strasbourg’daki eylemcileri ziyaret etti. Eylemin düzenlendiği Strasbourg şehri ile Alsace bölgesinin farklı şehirlerinden Kürdistanlılar da eylemcileri yalnız bırakmıyor.

Halkın gündemi direniş

Öcalan’a tecride karşı Strasbourg’da devam eden açlık grevi eylemcilerini, Kürdistan ve Avustralya’dan gelerek ziyaret eden Kürdistanlılar, “Gündemimiz direniş“ dedi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecridi kırmak amacıyla Strasbourg’da 52’inci gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek için binlerce kilometre uzaklıktan gelenler de vardı. Cemil Gültekin adlı Kürt yurtseveri Avustralya’daki Kürtlerden destek mesajı getirdi.

Gültekin, eylemin Avustralya’daki Kürdistanlılar arasında heyecan uyandırdığına dikkat çekti.  ‘Direniş yaşamdır’ şiarına atıfta bulunan Gültekin, tecride karşı açlık grevlerine Leyla Güven şahsında Kürt kadınının öncülük ettiğini ve Kürt kadınının dünya kadınlarının yüzakı olduğunu söyledi. 2014 yılında Kobanê Direnişi sırasında fedai eylemi gerçekleştiren Arîn Mîrxan’a atıfta bulunan Gültekin, “Bugün de bu eyleme öncülük eden Kürt kadınıdır” diye vurguladı. Kürdistan, Türkiye ve Avrupa ülkelerindeki süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine Avustralya’daki Kürtlerin de eylemleriyle destek olduğunu söyleyen Cemil Gültekin, diasporadaki Kürtlerin gönlünün açlık grevcileriyle olduğunu sözlerine ekledi.

 

      CEMİL GÜLTEKİN                  ARİFE SOYSÜREN                    İZZETTİN YILDIRIM

 

Çözüm Öcalan’ın özgürlüğünde

Kısa süre önce gittiği Kürdistan’dan halkın selamlarını getiren İzzettin Yıldırım ise, açlık grevlerinin tüm dünyada demokratik bir eylem tarzı olduğunun altını çizdi. Ortadoğu’da var olan sorunların çözümünün anahtarının Öcalan’da olduğunun bilindiğini vurgulayan Yıldırım, bu anlamda tecride karşı açlık grevlerinin önemli olduğunu söyledi.

İzzettin Yıldırım, açlık grevlerine katılan bireylerin canlarını ortaya koyduklarını ve bunun büyük bir kararlılığın ifadesi olduğunu söyledi.  Yıldırım, tecridin derhal kaldırılması ve Avrupa ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

‘Seferberlik ruhuyla sokaklara’

Brüksel Kadın Meclisi Sözcüsü Arife Soysüren ise Strasbourg ziyaretinde hislerini şöyle paylaşıyor: İnsan, arkadaşlarının dirhem dirhem eridiğini görünce elbette duygusallaşıyor. Ama diğer taraftan bu eylem gerçekten büyük bir direnisin simgesidir.

Onların yüksek moraline tanık oldum. Yapılan eylemsellikler kesinlikle yeterli değil. Leyla Güven, Nasir Yağız ölümle yüz yüzeler. Durumları kritik aşamayı geçti. Arkadaşların yaşamı su anda bize bağlı.Özellikle biz kadınların bu dönemde eylemlere öncülük etmesi, eylemleri organize etmesi gerekiyor. Eylemcilerin talebini yüksek sesle duyurmamız,  seferberlik ruhu içerisinde sokaklarda olmamız gerekiyor.

 

ANF/STRASBOURG

 
 

Strasbourg’da buluşalım

   

Strasbourg’daki süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemcilerinden Gülistan Çiya İke, uluslararası komplonun yıldönümü vesilesiyle Avrupa’da üç koldan gerçekleştirilecek Uzun Yürüyüş ve 16 Şubat’ta Strasbourg’da gerçekleşecek kitlesel yürüyüş ve mitinge katılım çağrısında bulundu.  15 Şubat uluslararası komplosunun 20. yıldönümü vesilesiyle 9 Şubat’ta Basel, 10 Şubat’ta Mannheim, 11 Şubat’ta ise Lüksemburg’dan Uzun Yürüyüş kolları start alacak.

Basel’den seçilmişler, kurum temsilcileri, sanatçı ve aydınlar, Mannheim’den gençler, Lüksemburg’dan ise enternasyonaller Strasbourg’a doğru yürüyüşe geçecek.  Bu yılın sloganı ise “Faşizmi Yıkalım, Tecriti Kıralım, Öcalan’ı Özgürleştirelim.” Açlık grevi eylemcilerinden Gülistan Çiya İke, komplonun 20. yılında, komployu boşa çıkarmanın yolunun Kürt halkının örgütlülüğünden ve eylemselliklerinden geçtiğini vurguladı.radayızEylemlerine sonuç alıncaya kadar devam etmekte kararlı olduklarının da altını çizen İke, Avrupa’da yaşayan Kürt halkı ve dostlarına 16 Şubat’ ta yapılacak yürüyüşe güçlü şekilde katılma çağrısı yineleyerek, açlık grevi eylemcileri olarak kendilerinin de bu eylemde yer alacaklarını belirtti.

 
 

‘Tecrit sonlandırılmalı’

   

Tecride karşı açlık grevlerine destek amacıyla Strasbourg’a gelen Alman Sol Parti (Die Linke) Milletvekili Martina Renner, taleplerin Almanya ve Avrupa düzeyinde kabul görmesi için çabaladıklarını söyledi. Sol Parti Federal Meclis Milletvekili Gökay Akbulut, CPT’nin hem İmralı’ya hem de Amed’e delegasyon göndermesi çağrısı yaptı.

Sol Parti’nin Kürt Milletvekili Gökay Akbulut ile birlikte Fransa’nın Strasbourg şehrinde 51’nci gününü geride bırakan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemini ziyaret eden Martina Renner, aynı zamanda Alman Federal Meclisi İçişleri Komisyonu üyesi.

Ziyareti sırasında son günlerde sağlık durumu kötüleştiği için müşahade altında olan Yüksel Koç ve diğer eylemcilerle çok kısa görüşebilen Renner, tecridin kaldırılması başta olmak üzere Kürtlerin talepleri hakkında konuştu.

Sol Parti (Die Linke) olarak açlık grevi eylemcilerinin taleplerini desteklediklerini söyleyen Martina Renner, HDP’li siyasetçilerin tutukluluklarına son verilmesi ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılmasını istediklerini belirtti.

Avrupa ülkeleri hükümetlerinin sesini duymamalarının Avrupa’daki Kürtleri tedirgin ettiğini dile getiren Renner, kendilerinin de buna karşı dayanışmalarını sunmak için Kürtlerin yanında olduklarını söyledi.

Almanya işbirliğine son vermeli

Kürtlerin taleplerinin kendi talepleri olduğunun altını çizen Die Linke Milletvekili Martina Renner, kendilerinin tüm bu talepleri sıklıkla Alman Federal Meclisi gündemine getirdiklerini ve getirmeye devam edeceklerini bildirdi. Almanya’da 25 yılı aşkın bir süredir yürürlükte olan PKK yasağı ve Alman devletinin Kürtleri sürekli olarak diskrimine etmesine de dikkati çeken Renner, bunun toplumda Kürtlerin davasına yönelik sempatinin daha yaygın olmasını engellediğini ifade etti.  Renner, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik baskılar, siyasi yargılamalar gibi birçok ihlal ve baskıya Avrupa’nın göz yumduğunun görüldüğünü söyledi.

Avrupa kamuoyundaki suskunluğun bozulması için kendilerinin eylemcilerin yanında olduklarını söyleyen Martina Renner, Avrupa ve Türkiye’de insanların ‘neden eylemlerde olduğunun’ daha iyi anlaşılması için çaba sarfedilmesi gerektiğini vurguladı. Renner, çatışmaların yoğunlaştığı dönemlerde Almanya’da Kürtlere yönelik yasakçı zihniyetin ve Türkiye politikasının tartışmaya açılmadığına da dikkati çekerken, bu nedenle geç olmadan demokratik kesimlerin harekete geçmesini istedi.

Akbulut: ‘CPT heyet göndermeli’

Strasbourg’daki açlık grevi eylemini ziyaret eden Almanya Sol Parti Federal Meclis Milletvekili Gökay Akbulut, CPT’nin hem İmralı’ya hem de Amed’e delegasyon göndermesi çağrısı yaptı.

Aynı zamanda Federal Meclis Hukuk Komisyonu üyesi ve Die Linke Göçmen Politikaları Sözcüsü olan Gökay Akbulut, şunları söyledi:“Haftalardır Türkiye’de, Kürdistan’da, Avrupa ve dünyanın birçok yerinde açlık grevleri eylemleri sürdürülmekte ve biz Sol Parti olarak eylemcilerin taleplerini destekliyoruz. Bir an önce tecridin durdurulmasını ve Sayın Öcalan ile görüşmelerin sağlanması gerekiyor. Ayrıca Leyla Güven’in ve cezaevlerinde açlık grevlerinde olan siyasi tutukluların durumlarının analizi için CPT’den (İşkenceyi Önleme Komitesi) bir delegasyonun hem İmralı adasına hem de Diyarbakır’a gönderilmesini talep ediyoruz.”

‘Tüm kesimlere ulaşılmalı’

Avrupa ülkeleri ve basının ilgisizliğine ilişkin olarak da Akbulut şu değerlendirmeyi yaptı: “Konuyu ne kadar güncelleştirip, talepleri dile getirirsek tabi ki taleplerin desteklenmesi sağlanacaktır.Sol Parti ve sol kamuoyu olarak elbette talepleri destekliyoruz ama bizim dışımızdaki kesimlere ulaşılması gerekiyor.”

Parlementer Akbulut, Sol Parti’nin girişimlere ilişkin şu bilgileri verdi: “Önemli olan bu tecridi ve açlık grevlerini yerellerde güncelleştirebilmek ve kamuoyu oluşturabilmektir. Diğer yandan da tabi ki parlamento yoluyla yapılabilinecek çalışmalar var. Biz bu çalışmaları sürdürüyoruz.Yeşiller’le daha kolay görüşmeler yürütüyoruz. Yeşiller yönetimi tarafından kısa süre önce destek açıklaması yapıldı. Ama SPD şu an suskun.”