Direniş Bulu’u aldırttı

15 Temmuz 2021 Perşembe - 17:05

  •  Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi’ne atadığı kayyum rektör Melih Bulu’ya karşı geliştirilen direniş bitmeyince geri adım attı ve Bulu’yu görevden aldı. Bulu bile görevden alındığını  sonradan öğrendi.
  •  Boğaziçi Üniversitesi’ne vekaleten atanan isim ise Bulu’nun yardımcılığını kabul edebilecek nitelelikteki Prof. Dr. Naci İnci. Boğaziçi Dayanışması, öğrenci ve akademisyenler, sonuç veren direnişin, İnci’yi de göndereceğini açıkladı.

Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Prof. Dr. Melih Bulu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevden alındı. Boğaziçi Üniversitesi’ne vekaleten Prof. Dr. Naci İnci atandı. Boğaziçi Üniversitesi’ne vekaleten atanan Naci İnci’nin kayyım rektör Melih Bulu’dan farklı olmadığını belirten Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri, “İktidarın attığı bu geri adımı tüm kayyumlara karşı mücadeleyi yükseltmek için fırsata döndürmemiz gerekiyor” dedi.

Yaklaşık 6 ay önce Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla göreve gelen AKP’li Prof. Dr. Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğü görevinden alındı. Karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Bulu ise Resmi Gazete’de yayımlanan karara inanmayarak, Instagram hesabından yaptığı paylaşımla haberin asılsız olduğunu iddia edebilecek kadar da kepaze oldu.

Bulu’nun yerine, vekaleten Prof. Dr. Naci İnci atandı. Rektörlük adaylığı için başvuru ilanına çıkıldı. Başvurular 2 Ağustos’a kadar sürecek. İnci, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından Melih Bulu’yla iş birliği yapıp rektör yardımcılığını kabul ettiği için istifası istenen üç isimden biri. Diğer isimler ise Fazıl Önder Sönmez ve Gürkan Kumbaroğlu. Bulu’nun rektör vekili olarak atadığı İnci, 29 Mayıs’ta kendisini Fen Bilimleri Enstitüsü müdürü olarak atadı. İnci, aldığı kararda, “29.05.2021 tarihi itibariyle Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü görevine Prof. Dr. Mehmet Naci İnci vekaleten görevlendirilmiştir” dedi. Kendisiyle ilgili atama kararının altında kendi imzasının yer alması dikkat çekti. Fizik Bölümü Öğretim üyesi İnci, daha önce Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürü olarak da atanmıştı. Boğaziçi öğrencileri, eylemleri sürerken yanlarına gelen İnci’ye ”Utanmıyor musunuz?” diye sormuş, ancak İnci soruyu yanıtsız bırakmıştı. 

Kişi değil, kayyum düzeni

AKP’li Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasına karşı ilk günden bu yana eylemde olan Boğaziçi Dayanışması, görevden alınma kararına ilişkin açıklama yaptı.  İlk günden bu yana direnişin kişilere değil kayyum düzenine karşı olduğunun belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: ”İlk günden itibaren direnişimizin kişilerle değil, tepeden inme atamalar ve kayyum düzeniyle ilgili olduğunu tekrarlıyoruz! Bütün üniversitelere ve belediyelere atanan kayyumlara karşı mücadelenin tavizsiz bir çizgide devam etmesi gerektiğini savunuyoruz! #TümKayyumlarGidecek.” 

Kayyumla yönetemediler

MA’ya konuşan Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden Ali Kerem Saysel, görevden alma kararının üniversiteyi kayyumla yönetememelerinden kaynaklı olduğunu belirtti. Bu kararın aynı zamanda verdikleri mücadelenin de başarısı olarak vurgulayan Saysel, “Melih Bulu ‘ben bunu 6 ay içerisinde halledeceğim’ dedi. Ama 6 ay sonra kendisi görevden alındı. Fakat diğer taraftan görevden almanın nedenini bilmiyoruz. Bunun ötesini görmek için çok erken. Melih Bulu’nun aslında istifa etmek istediğini de biliyoruz fakat buna izin verilmedi ama görevden alındı. Melih Bulu sonrası için Cumhurbaşkanlığı ne düşünüyor. Bunu tam öngöremiyoruz” dedi.

Hepsi de gayrimeşru 

Taleplerinin rektör atanırken kendilerine sorulması olduğunu hatırlatan Saysel, seçim yapabilmeleri için fırsat verilmesi gerektiğini söyledi. Bulu ya da yerine vekaleten atanan Naci İnci’nin kendileri için bir farkının olmadığını dile getiren Saysel, “Bunların tümü gayrimeşrudur. Melih Bulu nasıl kayyım olarak atandıysa yardımcıları da Boğaziçi akademisyenlerine sorulmadan, güvenoyu almadan görev aldı. Eğer İnci kalıcı rektör olarak atanırsa bizim tepkimiz aynen devam edecektir. Naci İnci rektör olmak istiyorsa meslektaşları ile görüşüp güvenoyu talep edebilir. Eğer güvenoyu alıyorsa bu görevi yapabilir” diye konuştu.

 

6 aylık direnişin sonuç

Üniversite öğrencisi Devrim Barış Yılmaz ise Bulu’nun 6 ay boyunca okulu yardımcılarıyla yönetmeye çalıştığını hatırlatarak, şunları ifade etti: “6 aylık direnişin sonucunda bu bizim için net bir kazanım değil. Bir gece kararnamesi ile gelen Bulu yine gece kararnamesiyle gitti. İktidarın burada ne düşündüğüne bakmak gerekiyor. Acaba direnişi bitirmek için okul içinden birisi mi atanacak? Yoksa yine başka birisi mi atanacak. Biz en başından beri ‘Bütün üniversitelerdeki ve Kürt halkının belediyelerindeki kayyumlara karşı birleşik bir mücadele vermeliyiz’ dedik.”

İktidar geri adım attı

Görevden almayla iktidarın geri adım attığını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti: “Moral üstünlük bizim tarafımıza geçmiş durumda. Bu moral üstünlüğümüzle üniversite içinden atanacak bir rektör yerine tüm okul bileşenlerinin katıldığı demokratik bir seçimi talep etmeliyiz. Bulu’nun gidip okul içinden birinin atandığı bir durumu asla kabul etmememiz gerekiyor. İktidarın attığı bu geri adımı kullanıp tüm kayyumlara karşı mücadeleyi yükseltmek için fırsata döndürmemiz gerekiyor.” 

Demokratik seçim talebi

Eylemlerin başından itibaren hocalarla öğrencilerin ortak tavır sergileyemediğini hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi: “2016’da Mehmet Özkan atandığında hocalar tarafından kabul edilmişti. Şimdi Naci İnci’nin kalıcı olarak rektör olmasının olumlu karşılanması kötü olur. Önümüzdeki bir hafta çok önemli olacak. Demokratik seçim talebini yükseltmenin, sokaklarda eylem yapmanın ve bunun bir kazanım olmadığını kendi kazanımımızı kendimiz alabileceğimizi göstermenin tam zamanı. Umarım hocalar, öğrenciler ve üniversitenin tüm bileşenleri olarak birleşik ve net bir tavır gösterebiliriz.”

Üniversitenin iradesiyle

Eylemlerin başladığı ilk günden bu yana rektörlük binasına sırtını dönerek tepkisini gösteren akademisyen Taylan Acar, güzel bir haber aldıklarını fakat işlerinin daha bitmediğini söyledi. Yeni gelecek rektörün üniversiteye danışılarak seçilmesi gerektiğini ifade eden Acar, bununla ilgili ciddi bir birikimlerinin olduğunu kaydetti. 6 aylık süre içerisinde dünya üniversitelerinden örnekleri derlediklerini ve Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) ile siyasi partilerle paylaştıklarını aktaran Acar, “Rektörlerin Boğaziçi Üniversitesi’nden başlayarak bütün üniversitelerde daha demokratik yollarla seçilmesi gerekiyor. İlla üniversite içinden olması da gerekmiyor. Ama üniversitenin iradesiyle belirlenmesi doğru adım olacaktır” dedi.

İnci’nin bakacak yüzü yok

Rektörlerin “dediğim dedik” kişiler olmaması gerektiğini vurgulayan Acar, Boğaziçi direnişinin Bulu’nun görevden alınmasında etkili olduğunu söyledi. Naci Acar, İnci’nin kalıcı olup olmamasına da işaret ederek, ”Sonuçta bir ilan var. Kendisi de oraya başvuracaktır. Ama onu yapacaksa bile gelip bize sorması gerekir. Fakat son 6 ayda yaptıklarıyla buna yüzünün olacağını ya da kimsenin onun yüzüne bakacağını düşünmüyorum. Geçen hafta akademisyenler üniversiteye alınmazken, ‘hafta sonu üniversitede ne işiniz var’ diye sormuş birisinden bahsediyoruz. O yüzden onu düşünmek için geç. Kalıcı olacağını düşünmüyorum. Bundan sonra bizim de sürece dahil olup kendi adayımızı çıkarmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

 

Mücadele aynı, devam edecek

Akademisyen Can Candan ise üniversite dışında birinin rektör olarak atanmasını kabul etmediklerini ve ”kurumsal özerklik, bilimsel özgürlük, demokratik ve şeffaf işleyişten” vazgeçmeyeceklerini haykırdıkları kaydetti. Bulu’nun görevden alınmasını kazanım olarak değerlendiren Candan, “İnci’nin vekaleten atanması da aslında çok büyük bir değişim olmadığını gösteriyor. O nedenle bizim mücadelemiz aynı devam edecek. Çünkü biz ilkelerimizden hiçbir şekilde vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Ülkedeki bütün kayyumların yerine demokratik ve şeffaf süreçler sonucunda seçilmişlerin getirilmesini istediklerini belirten Candan, şunları ekledi: “Türkiye’deki bütün üniversitelerin kurumsal olarak özerk, bilimsel olarak özgür, şeffaf ve demokratik üniversiteler olması gerektiğini savunuyoruz. Bu savunduklarımıza inanan herkesi de bu mücadeleye destek olmaya çağırıyoruz. Talebimiz Türkiye’deki hak, hukuk ve adalet arayışının bir parçası.”

600 öğrenci gözaltına alınmıştı

Boğaziçi protestolarına katılan öğrencilerden en az 600’ü gözaltına alındı, 25’i aşkın kişiye ev hapsi cezası verildi. Protestolar nedeniyle tutuklanan 11 öğrenci peyderpey serbest bırakıldı. ”Kayyum rektör istemiyoruz”, ”Melih Bulu istifa” diyen öğrenciler, mezunlar, çalışanlar ve akademisyenler protestolarını 4 Ocak’tan bu yana sürdürüyordu.  İSTANBUL 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.