- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, AKP'nin 'çerçeve yasa' taslağının, bu hafta İmralı Heyeti'ne aktarmasını beklediklerini söyledi.
'Çerçeve yasa' için siyasi partilere seslenen DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, artık sözün Meclis’te olduğunu belirtti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Meclis’in demokratik ve katılımcı bir yasama zemini oluşturamamasının handikaplarının yaşandığını söyledi. AKP’nin çok önemli yasaları Temmuz sonrasına bıraktığına dikkati çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit, “İnsanların tam da yaz ayları geldiğinde dikkatlerinin Meclis’ten ve yasama faaliyetlerinden kaçtığı bir dönemi tercihi ettiğini düşünüyoruz” dedi.
Partilere çağrı
Türkiye'nin ihtiyacının Ankara'da yapılacak güvenlik zirveleri değil, barış zirvesi yapması olduğunu belirten Koçyiğit, şöyle devam etti: "Barış için bir araya gelmesidir. Türkiye'nin en büyük güvenlik güvencesi daha fazla silahlanma değildir. Kalıcı iç barışın sağlanmasıdır. Türkiye'nin en büyük gücü güvenlikçi politikalar da değildir. Demokratik hukuk devleti ve güçlü toplumsal bir mutabakattır. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan bütün siyasi partilere ve grubu bulunmayan bütün partilere buradan çağrı yapıyoruz. Gelin bu tarihsel sorumluluğu birlikte üstlenelim. Gelin Komisyon'un ortaya çıkardığı ortak birikimi yasama faaliyetine dönüştürelim. Gelin Geçiş Hukuku Perspektifi ile hazırlanmış kapsamlı bir 'çerçeve yasa'yı Meclis tatile girmeden birlikte çıkaralım. Bu yasa, yalnızca bugünü düzenleyen bir hukuki metin olmayacak. Aynı zamanda Türkiye'nin demokratik geleceğine duyulan güveni güçlendirecek, toplumsal barışın en sağlam güvencesi olacak ve süreç açısından da bir eşiğin aşılmasını sağlayacaktır.
Fırsat hâlâ önümüzde
Tarih, bir yıl önce önemli bir fırsat sundu. Bu fırsat hâlâ önümüzde. Artık bekleme değil, tamamlama zamanı. Artık erteleme değil, cesaret zamanı. Artık söz, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Barışın hukukunu birlikte kuralım. Barışın yasasını birlikte çıkaralım ve Türkiye'nin demokratik geleceğini birlikte inşa edelim.”
Heyet görüşmeleri
Daha sonra gazetecilerin, İmralı Heyeti'nin görüşmelerine ve yasa taslağının iletilmesine ilişkin sorulara da cevap veren Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi: "Bu anlamıyla bu hafta içerisinde heyetimiz çeşitli görüşmeler yapacak. Henüz netleşmedi, netleştiğinde kamuoyuna bilgi vereceğiz ama bu hafta içerisinde çeşitli görüşmeler yapacaklar. Bu hafta içerisinde hem AKP kurmaylarıyla hem Meclis başkanıyla ya da farklı çevrelerle yani birçok görüşme yapılacağını ifade edebilirim.
Hazırlanan bir taslak üzerinden muhalefetin gideceği şekilde sanırım şöyle bir yöntem izlemek gerekiyor. Bu kulis bilgisi, biz de basından okuyoruz. Bu konuda özellikle muhatap yani yasanın muhatabı olacak, yasadan etkilenecek kişilerle öncelikle bu yasayı konuşmak gerektiğini düşünüyoruz. O anlamıyla hızlı bir şekilde İmralı Heyetimiz ile yasanın taslağının paylaşılması ve onun Sayın Öcalan'la mutlaka görüşülüp tartışılması gerekiyor. Elbette ki bütün muhalefet partileri ile Meclis’te grubu bulunan bulunmayan bütün partilerin katılımı, onların destekleri ve onların mutabakatı çok önemli. Bu konuda iktidar partisi böyle bir tur yaparsa faydalı olacağını düşünüyoruz. Daha önce çağrı yapmıştık. Aslında hızlı bir şekilde Meclis, Komisyon süreci olduğu gibi bir toplantı, koordinasyon sağlanabilir ve bu yasa yapım sürecini bu şekilde hızlandırabiliriz. Bütün katkıları alarak da daha ortak, daha kolektif, daha sağlıklı bir süreç işletilebilir.
Genel hatlar görüşüldü
AKP'nin taslağı bu hafta İmralı Heyetimize detaylarıyla aktarmasını bekliyoruz. Yani görüşmenin içeriği yasa taslağının detayları olacak. Genel hatları ile karşılıklı görüşmeler yapıldı, istişareler yapıldı. Heyetimiz en azından olması gerekenlere dair görüş ve düşüncelerini iletti fakat bunun bir yazılı metin olarak da paylaşılmasını bekliyoruz. Böyle bir beklentimiz var. Bu hafta içerisinde de olması gerekiyor." ANKARA
***
Görüşmeler başlıyor
DEM Parti İmralı Heyeti, Çarşamba günü Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve AKP Grup Başkanvekili Efkan Ala ile görüşecek.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde kritik hafta başladı. Rêber Apo ile 50 gündür görüşme yapılmazken Meclis'e sunulması beklenen 'çerçeve yasa' taslağının içeriğine dair tartışmalar sürüyor. MA'dan Ömer Güngör'e bilgi veren DEM Parti kaynakları, taslağın geri dönecek olan Kürt Özgürlük Hareketi gerillaları açısından bir kategorizeye gitmemesinde ısrarcı olurken, 24 Mayıs'ta Rêber Apo ile müzakere edildiği şekilde gündeme alınması gerektiğini ifade ediyor. DEM Parti kaynakları, DEM Parti İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ın Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve AKP Grup Başkanvekili Efkan Ala ile Çarşamba günü bir araya geleceğini bildirdi.
***
Kabinenin de gündemiydi
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi dün toplanarak, süreç kapsamında atılacak yasal adımlar ve 'çerçeve yasa'yı da tartıştı.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, iki haftalık aranın ardından dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Kabinenin gündeminde Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'nin sonuçları, ekonomi, ABD-İran gerilimi ve sürece ilişkin hazırlıklar yer alıyordu.
MA, Pazartesi itibarıyla taslağın siyasi partilere ulaşması ve üzerinde tartışmaların yürütülerek DEM Parti İmralı Heyeti tarafından Rêber Apo'nun onayına sunulmasının ve burada tartışılmasının beklendiğini servis etmişti. MA, bugünkü kulis haberinde ise Erdoğan başkanlığındaki kabinenin önemli gündem maddelerinden birinin süreç kapsamında atılacak yasal adımlar ve çerçeve yasa olacağını hatırlatarak, "Burada yapılan tartışmaların ardından da taslağın kısa sürede partilere ulaşması bekleniyor" diye yazdı.
***
Kamuoyuna yanıt verilmeli
Eleştirel Barış Ağı, sürecin tüm taraflarına 6 başlık altında sorular yönelterek, kamuoyuna açık yanıt verilmesini istedi.
Eleştirel Barış Ağı, yaptığı açıklamada, 1 Ekim 2024'te başlayan sürecin başından bu yana desteklediğini hatırlatırken, bugüne kadar atılan adımları önemli bulduğunu, ancak ikinci yılın sonunda hâlâ somut bir yasal çerçevenin oluşturulmadığını belirtti. Açıklamada, Kürt meselesinin çözümünün sadece çatışmaların sona ermesiyle sınırlı tutulamayacağı; adalet, eşitlik, özgürlük, kalkınma ve kültürel hakları da kapsayan bir barış anlayışının gerekli olduğu ifade edildi.
Açıklamada, PKK'nin silahlı mücadeleyi sonlandırma, örgütsel yapısını feshetme ve 11 Temmuz 2025'te silahlarını yakma kararlarının sürecin önemli dönüm noktaları olduğu hatırlatıldı. Devletin de konuyu güvenlik politikalarının ötesine taşıyarak Meclis çatısı altında ele alma yönündeki yaklaşımı ve Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulması, sürecin kayda değer gelişmeleri arasında sıralandı.
Kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak anılan düzenlemenin ise aradan geçen süreye rağmen taslak aşamasında bulunmasının ve içeriğinin paylaşılmamasının belirsizlik yarattığı ifade edildi. Açıklamada, barışın toplumsallaşması açısından da eksiklikler bulunduğu belirtildi. Sürece ilişkin somut gelişmelerin kamuoyuyla düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmamasının güvensizliği artırdığına işaret edilirken, özellikle Kürt toplumunda 2013-2015 çözüm sürecinin deneyimleri nedeniyle yeni sürece ilişkin kaygıların sürdüğü kaydedildi.
6 başlıkta sorular
Eleştirel Barış Ağı, açıklamasında sürecin tüm taraflarına 6 başlık altında sorular yöneltti. Sorular; barış sürecinin kapsamı ve yol haritası, şeffaflık ve demokratik katılım, geçiş dönemi adaleti, ceza adaleti ve mahpusların durumu, demokratik yurttaşlık ile dil hakları ve toplumsal barış başlıklarında toplandı.
Açıklamada şu konularda kamuoyuna açık yanıt verilmesi istendi:
* Sürecin yalnızca silahsızlanmayı mı yoksa dil, kültür, eğitim ve siyasal temsil haklarını da kapsayıp kapsamadığı,
* Sürecin hukuki ve anayasal güvencelerinin nasıl oluşturulacağı,
* Müzakerelerin şeffaflığı ve sivil toplumun karar süreçlerine katılımının nasıl sağlanacağı,
* Geçiş dönemi adaletine ilişkin düzenlemelerin, Hakikat Komisyonu kurulmasının ve geçmişte yaşanan hak ihlalleriyle yüzleşmenin gündemde olup olmadığı,
* Hasta mahpuslar, umut hakkı ve infaz uygulamalarına ilişkin yasal düzenlemelerin ne zaman hayata geçirileceği,
* Kürtçenin kamusal alandaki kullanımı, anadilde eğitim, kayyım uygulamaları ve OHAL/KHK mağduriyetlerine ilişkin atılacak adımlar,
* Kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin barış sürecine katılımını sağlayacak mekanizmaların oluşturulup oluşturulmayacağı,
* Çatışmasızlık sürecinin kalıcı ve adil bir barışa hangi takvimle dönüştürüleceği.
Eleştirel Barış Ağı, bu soruların yalnızca bilgi talebi olmadığını, aynı zamanda toplumsal katılımı esas alan, hak temelli ve kalıcı bir barışın inşasına ilişkin yaklaşımın çerçevesini oluşturduğunu belirterek, yanıtların sürecin tüm tarafları tarafından kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.