Geçmiş, bilmenin ve anlamanın kılavuzu ve önemli bir pusulasıdır. Güncel ise, geçmişle anlam bulur ve geçmişle anlam bulan güne-güncele yönelmenin sonucunda gelecek yaratılır. Geçmiş, güncel ve gelecek arasında böylesi anlamlı bir bağ bulunur. Egemenler, bu nedenle, her şeyden önce bizim geçmiş algımızı değiştirmeye çalışırlar. Bunu da, her türlü ideolojik zor aygıtları ile hayata geçirirler. Tarihin böylesi oluşturucu rolünü var olduğunun farkında olan sistem bizi sürekli güncele hapsetmeye çalışmakta, an'a tutsak halde tutma gayreti göstermektedir.
Tam da burada Kürt özgürlük mücadelemizin oluşum ve gelişim diyalektiği dikkate incelendiğinde tarihsellik ve güncellik ikilemi daha iyi anlaşılacaktır. Özgürlük mücadelemizin oluşum süreci Kürt halkının faşist Türk sömürgeciliği altında çok derinlikli bir fiziki, kültürel bir soykırıma tabi tutulduğu, adeta nefes alınamaz bir hale getirildiği zamana tekabül etmektedir.
Böylesi zorlu bir süreçte çıkış yaparak ve çok kısa zamanda halkların kurtuluş ve özgürlük umudu olması, halkların öz değerleriyle tekrardan tarihte olduğu gibi buluşmalarına ve yaşatmalarına vesile olmuştur. Önderliksel oluşumun ve öncü kadroların mücadele temsiliyetleri mücadelemizin ilk zindan direniş süreçlerinde halklarda büyük bir umut ve heyecan yaratmıştır. Kemallerin, Hayrilerin, Mazlumların, Dörtlerin yaşamlarıyla ve duruşlarıyla açığa çıkarmış olduğu militanlaşma ve adanmışlık bizlere direnmenin, direnerek kazanmanın yol, yöntemlerini göstermiştir.
Diyarbakır zindanında açığa çıkarılmış olan Dörtlerin eylemi ve Büyük Ölüm Orucu direnişleri bizlere, zaferin büyük adanmışlık felsefesine sahip çıkmakla mümkün olunabilineceğini kanıtlamışlardır. Bu kadar yüklü bir direniş mirasının, zafere ulaşacağı ve halkların özgürlüğüyle taçlanacağını Beritanların, Zilanların, Semaların, Peymanların ve daha nice yoldaşlarımızın yaşamları, adanmışlıkları somut olarak açığa çıkmıştır.
Bugün halkımızın mücadele verdiği Rojava, Maxmur ve Şengal alanlarında yaratılan direniş gerçekliği öncü kadro yoldaşlarımızın bize bırakmış olduğu direniş geleneği sayesindedir. "Başlangıca hassas bağlılık" bugün bizi başarıya götüren temel ilkemizdir.
Buradan da anlaşılacağı gibi Bilge'mizin tarihi güncelde yaşamak ve gelecek kurma felsefesi öncü kadrolarımızda karşılığını bularak gün gün örgü örer gibi zorlu koşullar ve şartlar altında yaşatılmış ve yeni nesillere miras bırakılmıştır.
G.Antep H Tipi Cezaevi